Yenidoğan Cerrahisi
Yenidoğanda doğumsal cerrahi sorunlar: doğum öncesi tanı, ilk saatlerde bakılan bulgular, ameliyat zamanlaması ve izlem planını anlatıyorum.
Yenidoğan cerrahisi, çocuk cerrahisinin en özel ve en duyarlı alanını oluşturur. Bu dönemde karşılaşılan sorunların çoğu anne karnında başlar ve doğumdan sonraki ilk saatlerde kendini belli eder. Bebeğin küçüklüğü, ısı dengesinin kırılganlığı ve organların henüz olgunlaşmamış olması her kararı etkiler. Bu nedenle yenidoğan döneminde zamanlama tedavinin kendisi kadar belirleyici olur.
Yenidoğan Cerrahisi Hangi Hastalıkları Kapsar?
Yenidoğan cerrahisi, doğumsal gelişim farklarının büyük bölümünü kapsar. Bu farkların bir kısmı sindirim yolunun herhangi bir yerinde kesinti bulunmasından kaynaklanır. Yemek borusunun mideye ulaşmadığı tabloyu özofagus atrezisi başlığında anlattım. İnce bağırsağın değişik düzeylerinde görülen kesintileri duodenal ve ince bağırsak atrezisi sayfasında, makat açıklığının gelişmediği tabloları ise anal atrezi başlığında ele aldım.
İkinci grup, karın ve göğüs duvarının gelişimiyle ilgili tablolardan oluşur. Diyaframdaki bir açıklıktan karın organlarının göğüs boşluğuna geçmesi solunumu doğrudan etkiler; bunu diyafram fıtığı sayfasında anlattım. Karın duvarının orta hattında açıklık bulunan tabloları karın duvarı defektleri başlığında topladım. Bu iki tabloda doğumun planlanması ve ilk dakikalardaki bakım sonucu belirler.
Üçüncü grup, doğumdan sonra gelişen sorunlardan oluşur. Erken doğan bebeklerde bağırsak duvarının zarar gördüğü tabloyu nekrotizan enterokolit başlığında anlattım. Karında ele gelen bir şişlik ya da kitle saptandığında izlenecek yolu yenidoğanda karın şişliği ve kitle sayfasında topladım. Kuyruk sokumundaki çukur ve kabartıları ise sakrokoksigeal çukur ve teratom başlığında değerlendirdim.
Doğum Öncesinde Tanı Konulabilir mi?
Doğum öncesinde birçok tablonun tanısı ultrasonla konulabilir. Gebelik ultrasonlarında bebeğin karın ve göğüs boşluğu, böbrekleri ve sindirim yolu ayrıntılı değerlendirilir. Amniyon sıvısının fazla olması, mide balonunun görülmemesi ya da göğüs boşluğunda olağandışı bir yapı saptanması uyarıcı bulgular arasında yer alır. Bu bulgular saptandığında aileyle doğumdan önce görüşmeyi tercih ederim.
Doğum öncesi görüşmenin iki büyük yararı vardır. Birincisi ailenin süreci önceden öğrenmesi ve hazırlanmasıdır. İkincisi doğumun uygun bir merkezde, yenidoğan yoğun bakımı ile çocuk cerrahisi hazır bulunacak biçimde planlanmasıdır. Bu planlama ilk saatlerde kazanılan zamanı belirler.
Doğum öncesinde tanı konulmayan tablolar da bulunur. Bazı gelişim farkları ancak doğumdan sonra beslenme denemesiyle ya da ilk muayeneyle ortaya çıkar. Bu nedenle yenidoğanın ilk muayenesini hiçbir bebekte atlamam. Ailelerden de ilk günlerdeki beslenme, kusma ve dışkılama bilgilerini ayrıntılı aktarmasını isterim.
İlk Saatlerde Hangi Bulgulara Bakılır?
İlk saatlerde bakılan bulgular dört başlıkta toplanır. Birinci başlık solunumdur; bebeğin nefes alıp verme hızı, göğüs hareketleri ve morarma olup olmadığı izlenir. İkinci başlık ağızda biriken köpüklü salya ile beslenme sırasında öksürük ya da morarma görülmesidir. Bu iki bulgu birlikteyse yemek borusunun gelişimiyle ilgili bir sorun akla gelir.
Üçüncü başlık karın bulgularından oluşur. Karnın şişmesi, safralı kusma ve ilk dışkının çıkmaması bağırsak yolunda bir engeli düşündürür. Karnın tersine çökük görünmesi ve solunum sıkıntısının birlikte bulunması ise diyaframla ilgili bir açıklığı akla getirir. Bu nedenle karnı ve göğsü her zaman birlikte değerlendiririm.
Dördüncü başlık dış muayene bulgularını içerir. Göbek kordonunun durumu, karın duvarının bütünlüğü, makat açıklığının yeri ve genişliği, kuyruk sokumu ve sırtın orta hattı tek tek incelenir. Bu muayene birkaç dakika sürer ve çoğu tabloyu doğumdan hemen sonra yakalar. Bulgu saptandığında beslenme kesilir ve değerlendirme hızlandırılır.
Göbek Bölgesindeki Değişiklikler Ne Anlama Gelir?
Göbek bölgesindeki değişiklikler yenidoğan döneminde en sık sorulan konular arasında yer alır. Göbek kordonu düştükten sonra bu bölgede küçük bir kabarıklık, akıntı ya da kızarıklık görülebilir. Bu bulguların çoğu kendiliğinden geriler ve girişim gerektirmez. Buna karşılık akıntının sürmesi ya da kabarıklığın büyümesi değerlendirme gerektirir.
Kordon düştükten sonra kalan kırmızı, nemli kabartı en sık karşılaştığım tablodur. Bu kabartıyı ve tedavisini göbek granülomu başlığında anlattım. Küçük bir uygulamayla çözülen bu durumun ayrıntılarını göbek granülomu koterizasyonu sayfasında ele aldım. İşlem kısa sürer ve bebeği zorlamaz.
Göbekten gelen akıntı bazen daha derin bir yapıdan kaynaklanır. Anne karnındaki dönemde bağırsağa ya da mesaneye uzanan kanalların tümüyle kapanmaması bu tabloyu yaratır; ayrıntılarını göbek polibi ve kanal artıkları başlığında topladım. Akıntı berrak idrar ya da bağırsak içeriği görünümündeyse ileri inceleme isterim. Sürekli ıslak kalan bir göbeği yalnız pansumanla geçiştirmem.
Ameliyat Zamanlaması Nasıl Belirlenir?
Ameliyat zamanlaması yenidoğanda üç ölçüte göre belirlenir. Birinci ölçüt yaşamsal tehdit düzeyidir. Solunumu ya da bağırsak dolaşımını tehdit eden tablolarda girişim ilk saatler içinde planlanır. Böyle bir tehdit yoksa bebeğin dengeye gelmesi beklenir.
İkinci ölçüt bebeğin genel durumudur. Kilo, ısı dengesi, kan değerleri ve solunum desteği gereksinimi birlikte değerlendirilir. Erken doğan bebeklerde anesteziye dayanıklılık daha kırılgan olduğu için hazırlık süresi uzayabilir. Bu süre boyunca bebeği yenidoğan ekibiyle birlikte izlerim.
Üçüncü ölçüt eşlik eden gelişim farklarının varlığıdır. Kalp, böbrek ya da omurga ile ilgili ek bulgular ameliyat sırasını değiştirebilir. Bu nedenle yenidoğan döneminde ayrıntılı bir tarama yapılır. Planı ailenin de anlayacağı bir sırayla, adım adım anlatırım.
Taburculuktan Sonra İzlem Nasıl Sürer?
Taburculuktan sonra izlem bu grupta uzun süre devam eder. Yenidoğan döneminde yapılan ameliyatların etkileri aylar ve yıllar içinde değerlendirilir. İlk kontroller sık aralıklarla, sonraki kontroller daha seyrek yapılır. İzlem aralığını tabloya ve ameliyatın türüne göre belirlerim.
İzlemde en çok beslenme ve büyümeye bakarım. Kilo alımı, boy uzaması ve beslenme sırasında zorlanma olup olmadığı temel göstergeleri oluşturur. Yemek borusu ameliyatı geçiren bebeklerde yutma güçlüğü ve yineleyen akciğer enfeksiyonu ayrıca izlenir. Bağırsak ameliyatı geçirenlerde ise dışkılama düzeni takip edilir.
Ailelerin hangi bulgularda beklemeden başvurması gerektiğini baştan söylerim. Safralı kusma, karın şişliği, gaz ve dışkı çıkaramama, ateş ve yara yerinde akıntı bu listeyi oluşturur. Beslenme güçlüğü ya da kilo alamama da erken değerlendirme gerektirir. Kontrol randevularının aksatılmaması izlemin bütün değerini belirler.
Tıbbi inceleme: Dr. Anar Jafarov · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular