İçeriğe geç
Çocuk Cerrahisi Uzmanı · 0–18 yaş 0312 911 77 77 Pazartesi – Cuma · 09.00 – 18.00
Randevu Al
Hastalık

Bilier Diskinezi

Taş yokken süren sağ üst karın ağrısı: bilier diskinezide sintigrafi neyi ölçer, ameliyat kararı hangi koşullarda verilir ve izlem nasıldır.

Bilier diskinezi, safra kesesinde taş bulunmadığı hâlde kesenin yeterince kasılamaması nedeniyle ortaya çıkan ağrılı bir tablodur. Aileler çoğu zaman aylarca süren karın ağrısıyla ve elinde olağan çıkmış tetkiklerle gelir. Ultrasonun temiz olması yakınmanın gerçek olmadığı anlamına gelmez; ultrason yapıyı gösterir, kesenin işleyişini göstermez. Bu nedenle yağlı yemek sonrası yinelenen sağ üst karın ağrısında kesenin kasılma işlevini ayrıca değerlendiririm. Tanı dışlama yoluyla konur ve acele edilmeden kurulur.

Bilier Diskinezi Nedir?

Bilier diskinezi, safra kesesinin kasılma işlevinin bozulmasıyla ortaya çıkan ve taş bulunmayan bir tablodur. Safra kesesi karaciğerin altında duran küçük bir depodur; safrayı biriktirir ve yağlı bir yemek yendiğinde kasılarak bağırsağa boşaltır. Bu tabloda kese yerinde ve yapısal olarak olağandır, fakat kasılma emri geldiğinde yeterince boşalmaz. Safra kese içinde beklediği ve basınç yükseldiği için ağrı duyulur.

Bozulmanın nedeni her çocukta tam olarak gösterilemez. Kese duvarındaki kasın uyarıya yanıtının azalması, kese çıkışındaki kapakçığın uyumsuz çalışması ve uzun süren bir iltihap sonucu duvarın sertleşmesi öne çıkan açıklamalardır. Çıkarılan kese dokusunda çoğu çocukta kronik iltihap bulguları saptanır. Bu nedenle tabloyu yalnız bir hareket sorunu olarak değil, duvarı da ilgilendiren bir işlev bozukluğu olarak değerlendiriyorum.

Tablo her yaşta görülebilir, ancak okul çağı ve ergenlikte daha sık bildirilir. Ergen kızlarda sıklığın artması dikkat çeken bir gözlemdir. Tanıyı koyarken yakınmanın en az birkaç ay sürmesini ve yaşamı etkilemesini ararım. Kısa süreli ve kendiliğinden geçen ağrılarda bu tanıya yönelmem.

Belirtileri Taşa Benzer mi?

Belirtileri taşa benzer; iki tabloyu yalnız yakınmaya bakarak ayırmak mümkün olmaz. Ağrı kaburgaların sağ altından başlar, sırtın sağ tarafına ve sağ kürek kemiğine doğru yayılır. Yağlı ya da kızartma ağırlıklı bir yemekten sonra ortaya çıkması tipiktir, çünkü kese bu yemeklerde kasılma emri alır. Ataklar hâlinde gelen, birkaç saat sürüp geçen bu ağrıya safra tipi ağrı adı verilir. Bulantı, kusma, şişkinlik ve yağlı yiyeceklere karşı isteksizlik sıkça eşlik eder.

Küçük çocuklarda tablo daha belirsizdir. Ağrının yerini tam gösteremeyen bir çocukta tek bulgu iştahsızlık, huzursuzluk ve belirli yemeklerden sonra rahatsızlanma olabilir. Aileler bu tabloyu çoğu zaman hassas mide olarak yorumlar ve beslenmeyi kendi başına kısıtlar. Bu nedenle ağrının hangi yemeklerle ilişkili olduğunu ve kaç saat sürdüğünü ayrıntılı sorarım.

Bu tabloda beklemediğim bulgular da vardır. Ateş, gözlerde ve deride sararma, idrarın koyulaşması, dışkının açık renkli olması ve geçmeyip sürekli hâle gelen ağrı bu tanıdan beklenmez. Bu bulgular kesede iltihap gelişmesini, taş bulunmasını ya da safra kanalının tıkanmasını düşündürür. Böyle bir tabloda tanıyı yeniden gözden geçirir ve taş olasılığını ayrıntılı araştırırım; taşlı tablonun bulgularını safra kesesi taşı başlığında ele aldım.

Ultrason Normalken Ağrı Neden Sürer?

Ultrason normalken ağrının sürmesi şaşırtıcı değildir, çünkü bu inceleme yapıyı gösterir ve işlevi ölçmez. Ultrason kese içindeki taşları, duvarın kalınlığını ve safra kanallarının genişliğini ortaya koyar. Kesede taş ve çamur yoksa, duvar da kalınlaşmamışsa rapor olağan olarak yazılır. Bu rapor kesenin kasılıp kasılmadığı sorusuna yanıt vermez.

Ağrının sürmesinin ikinci nedeni başka hastalıkların gözden kaçmasıdır. Mide içeriğinin yemek borusuna kaçması, mide iltihabı, kabızlık, karın duvarı kaynaklı ağrı ve böbrek sorunları aynı bölgede ağrı yapabilir. Bu nedenle kesenin işlevini ölçmeye geçmeden önce bu nedenleri gözden geçiririm. Mide içeriğinin yukarı kaçtığı tablonun bulgularını ve cerrahi bakışı gastroözofageal reflü başlığında anlattım.

Üçüncü neden işlevsel karın ağrısıdır. Okul çağındaki çocuklarda, hiçbir organda bozukluk bulunmadığı hâlde yinelenen karın ağrısı sık görülür. Bu tabloda ağrı gerçektir, ancak kaynağı bir organ hastalığı değildir. Ayrımı yapabilmek için ağrının yemeklerle ilişkisini, uyandırıp uyandırmadığını, kilo kaybı ve büyüme geriliği bulunup bulunmadığını sorgularım. Dışlama tamamlandığında kesenin işlevini ölçen incelemeye geçerim.

HIDA Sintigrafisi Neyi Ölçer?

HIDA sintigrafisi, safra kesesinin dolma ve boşalma işlevini ölçen bir incelemedir. Damardan verilen izleyici madde karaciğerden safraya geçer ve kesenin içini doldurur. Cihaz bu dolumu görüntüler, ardından keseyi kasılmaya uyaran bir madde verilerek boşalma izlenir. Böylece kesenin ne oranda boşalabildiği hesaplanır ve bu değere boşalma oranı adı verilir.

Sonucu tek başına değerlendirmem. Boşalma oranının belirli bir eşiğin altında kalması, yalnızca safra tipi ağrısı bulunan ve diğer nedenleri dışlanmış bir çocukta anlam taşır. Yakınması olmayan bir çocukta düşük bir değer tedavi gerektirmez. İnceleme sırasında çocuğun olağan ağrısının yeniden ortaya çıkması ise tanıyı destekleyen değerli bir bulgudur.

Uygulamanın pratik yönlerini aileye önceden anlatırım. İnceleme birkaç saat sürer, çocuğun belirli bir süre aç gelmesi gerekir ve bu süreyi yaşına göre bildiririm. Küçük çocuklarda hareketsiz kalmak güç olduğu için sakinleştirici bir uygulama gerekebilir. Kullanılan izleyici maddenin ışın dozu düşüktür, yine de incelemeyi yalnız gerektiğinde isterim.

Ameliyat Kararı Nasıl Verilir, Ağrı Geçer mi?

Ameliyat kararı dört koşulun bir arada bulunmasına bakılarak verilir. Birinci koşul ağrının safra tipinde olması, ikinci koşul kesede taş bulunmamasıdır. Üçüncü koşul kesenin boşalma işlevinin ölçülmüş ve bozuk bulunmuş olmasıdır. Dördüncü ve en çok özen gösterdiğim koşul, aynı ağrıyı yapabilecek diğer hastalıkların dışlanmış olmasıdır.

Bu koşullar sağlandığında ve yakınmalar çocuğun günlük yaşamını etkilediğinde kesenin çıkarılmasını öneriyorum. Beslenme düzenine, yağ oranının azaltılmasına ve kabızlığın tedavisine rağmen ağrı sürüyorsa beklemenin bir kazancı olmaz. Girişimin basamaklarını, hazırlığı ve iyileşme sürecini laparoskopik kolesistektomi başlığında anlattım. Çıkarılan kese dokusu her olguda ayrıca incelenir.

Ağrının geçeceği konusunda ailelere kesin bir söz vermem. Çocukların önemli bir bölümünde yakınmalar ameliyattan sonra belirgin biçimde geriler, buna karşın bir grup çocukta ağrı sürer. Bunun nedeni genellikle ağrının kaynağının yalnız kese olmamasıdır. Bu olasılığı ameliyattan önce açıkça konuşurum, çünkü aileyle gerçekçi bir beklenti kurmayı tedavinin parçası sayıyorum. Kararı aceleyle değil, izlem ve tetkikler tamamlandıktan sonra birlikte veririz.

Ameliyat Sonrası İzlem Nasıldır?

Ameliyat sonrası izlem, iyileşmenin seyri ve yakınmaların gerileyip gerilemediği olmak üzere iki başlıkta yürür. İlk kontrolü taburculuğu izleyen günlerde yapar, kesi yerlerini ve genel durumu değerlendiririm. Beslenmeyi kademeli olarak açarız; ilk haftalarda yağlı, kızartma ağırlıklı ve ağır soslu yemekleri azaltmanızı, küçük ve sık öğünleri tercih etmenizi isterim. Bu dönemde yağlı yemek sonrası yumuşak dışkı görülmesi beklenen bir seyirdir ve haftalar içinde geriler.

Yakınmaların seyrini daha uzun bir süre izlerim. Ağrı ataklarının sıklığını, yemeklerle ilişkisini ve çocuğun okul düzenine dönüşünü kontrollerde sorarım. Yakınmalar gerilemişse izlem aralıklarını uzatır, belirli bir süre sonra izlemi sonlandırırım. Çocuğun kilo alımı ve büyümesi de bu dönemde değerlendirilir.

Ağrı sürerse ayırıcı tanıya geri dönerim. Mide ve yemek borusuna yönelik değerlendirme, kabızlığın gözden geçirilmesi ve işlevsel karın ağrısı olasılığı bu aşamada yeniden ele alınır. Gerektiğinde izlemi çocuk gastroenterolojisiyle birlikte yürütürüm. Ateş, sarılık, kusma ve geçmeyen şiddetli ağrı gibi bulgularda ise randevuyu beklemeden başvurmanızı isterim.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma:

Sık sorulan sorular

Ultrason temiz çıktı, o hâlde çocuğumun ağrısı neden sürüyor?
Ultrason safra kesesinin yapısını gösterir, işleyişini ölçmez. Kesede taş ve çamur yoksa, duvar da kalınlaşmamışsa rapor olağan olarak yazılır; bu rapor kesenin kasılıp kasılmadığı sorusuna yanıt vermez. Yağlı yemek sonrası yinelenen sağ üst karın ağrısı sürüyorsa kesenin boşalma işlevini ayrıca değerlendiririm. Bunun öncesinde aynı ağrıyı yapabilecek diğer nedenleri gözden geçiririm.
Bilier diskinezi ile safra kesesi taşı arasındaki fark nedir?
İki tabloda yakınma hemen hemen aynıdır, fark görüntülemede ortaya çıkar. Taşlı tabloda ultrasonda kese içinde sert birikimler görülür ve tanı bu bulguyla konur. Bilier diskinezide kese taşsızdır; sorun kesenin kasılarak boşalamamasıdır ve bu ancak işlevi ölçen bir incelemeyle gösterilir. Tedavi her iki tabloda kesenin çıkarılmasına dayanır, ancak karar ölçütleri farklıdır.
Sintigrafi incelemesi çocuğa zarar verir mi?
İncelemede damardan verilen izleyici maddenin ışın dozu düşüktür. Buna karşın her görüntüleme gibi yalnız gerektiğinde isterim; yakınması olmayan bir çocukta bu incelemeye yer yoktur. İşlem birkaç saat sürer ve çocuğun belirli bir süre aç gelmesi gerekir. Küçük çocuklarda hareketsiz kalmak güç olduğu için sakinleştirici bir uygulama gerekebilir.
Sintigrafi sonucu düşük çıktıysa ameliyat kesin mi?
Sonucu tek başına değerlendirmem. Boşalma oranının düşük bulunması, yalnızca safra tipinde ağrısı olan ve diğer nedenleri dışlanmış bir çocukta anlam taşır. Yakınması olmayan bir çocukta düşük bir değer tedavi gerektirmez. Karara ağrının biçimi, sıklığı, günlük yaşamı etkilemesi ve beslenme düzenine yanıt vermemesi birlikte katılır.
İnceleme sırasında ağrının gelmesi kötü bir şey mi?
İnceleme sırasında çocuğun olağan ağrısının yeniden ortaya çıkması tanıyı destekleyen bir bulgudur. Keseyi kasılmaya uyaran madde verildiğinde ağrının tekrarlaması, yakınmanın kaynağının kese olduğunu düşündürür. Bu nedenle çocuğun o anda ne hissettiğini söylemesini isterim. Ağrı geçicidir ve inceleme tamamlandıktan sonra geriler.
Ameliyattan önce başka hangi hastalıkları araştırıyorsunuz?
Aynı bölgede ağrı yapabilecek birkaç nedeni ayrıntılı gözden geçiririm. Mide içeriğinin yemek borusuna kaçması, mide iltihabı ve ülser bu listenin başındadır. Kabızlık, karın duvarı kaynaklı ağrı, böbrek sorunları ve karaciğer hastalıkları da değerlendirilir. Okul çağındaki çocuklarda sık görülen işlevsel karın ağrısı olasılığını da ayrıca gözden geçiririm.
Ameliyatsız tedavi seçeneği var mı?
İlk aşamada ameliyatsız yolu denerim. Yağ oranının azaltıldığı dengeli bir beslenme düzeni, küçük ve sık öğünler, uzun süreli açlıktan kaçınma ve kabızlığın tedavisi bir grup çocukta yakınmaları geriletir. Mide ve yemek borusuna yönelik bir sorun saptanırsa onun tedavisi ağrıyı azaltabilir. Bu önlemlere yanıt alınamadığında ve işlev bozukluğu gösterildiğinde kesenin çıkarılmasını öneriyorum.
Ameliyattan sonra ağrı kesin geçer mi?
Bu konuda kesin bir söz vermem. Çocukların önemli bir bölümünde yakınmalar ameliyattan sonra belirgin biçimde geriler, buna karşın bir grup çocukta ağrı sürer. Bunun en sık nedeni ağrının kaynağının yalnız kese olmamasıdır. Bu olasılığı ameliyattan önce açıkça konuşmayı tedavinin bir parçası sayıyorum.
Çıkarılan safra kesesi incelenir mi?
Çıkarılan kese her olguda ayrıca incelenir. İncelemede çoğu çocukta duvarda uzun süreli iltihap bulguları saptanır ve bu sonuç tanıyı destekler. Gözle görülmeyen küçük taşların ya da çökeltinin bulunması da mümkündür. Sonuç geldiğinde bulguları aileyle birlikte gözden geçirir, izlem planını buna göre düzenlerim.
Ameliyattan sonra beslenme nasıl olacak?
Beslenmeyi kademeli olarak açarız. İlk saatlerde berrak sıvılarla başlanır, bulantı geçtikçe yumuşak yiyeceklere geçilir. İlk haftalarda yağlı, kızartma ağırlıklı ve ağır soslu yemekleri azaltmanızı, küçük ve sık öğünleri tercih etmenizi isterim. Bu dönemde yağlı yemek sonrası yumuşak dışkı görülmesi beklenen bir seyirdir ve haftalar içinde geriler.
Safra kesesi çıkarıldıktan sonra çocuk eksik mi kalır?
Safra kesesi bir depo organıdır; safrayı karaciğer üretir ve kese çıkarıldıktan sonra üretim sürer. Safra bağırsağa sürekli ve daha seyreltik biçimde aktığı için sindirim bütünüyle bozulmaz. Çocukların büyük bölümü birkaç hafta sonra yaşına uygun olağan beslenmesine döner. Uzun dönemde özel bir diyet gerekmez.
Bu tablo hangi yaşta daha sık görülüyor?
Tablo her yaşta görülebilir, ancak okul çağı ve ergenlik döneminde daha sık bildirilir. Ergen kızlarda sıklığın artması dikkat çeken bir gözlemdir. Küçük çocuklarda yakınma belirsiz olduğu için tanı daha güç konur. Bu yaş grubunda iştahsızlık, huzursuzluk ve belirli yemeklerden sonra rahatsızlanma tek bulgu olabilir.
Ağrı atağı sırasında evde ne yapabilirim?
Atak sırasında çocuğa yağlı yiyecek vermemenizi ve bir süre hafif beslenmesini öneriyorum. Yaşına uygun ağrı kesici çoğu atakta yeterli olur. Ağrı birkaç saat içinde geçiyorsa randevu gününde değerlendirmek yeterlidir. Ağrı geçmiyor, ateş ya da kusma ekleniyorsa çocuğa yiyecek ve içecek vermeden başvurmanızı isterim.
Hangi bulgularda beklemeden başvurmalıyım?
Geçmeyip sürekli hâle gelen sağ üst karın ağrısı, ateş ve karnın elle dokunmakla şiddetli hassas olması beklemeden başvuru gerektirir. Gözlerin ve derinin sararması, idrarın koyulaşması, dışkının açık renkli olması ve kaşıntı da aynı gruba girer. İnatçı kusma ve sırta vuran şiddetli ağrı pankreasın etkilenmiş olabileceğini düşündürür. Bu bulgular bilier diskineziden beklenmez ve tanının yeniden gözden geçirilmesini gerektirir.
Ameliyat olmayı istemezsek ne olur?
Beklemek bu tabloda hayati bir risk doğurmaz, çünkü taş ve tıkanıklık yoktur. Buna karşın ağrı atakları sürer, çocuk okul ve sosyal yaşamında zorlanır, beslenmesi kısıtlanır. Bu nedenle beklemeyi seçen ailelerde izlemi sürdürür, beslenme ve bağırsak düzenini birlikte gözden geçiririm. Yakınmalar ağırlaşırsa ya da yeni bulgular eklenirse kararı yeniden değerlendiririz.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. NIDDK (NIH) — Gallstones
  2. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Pediatric Cholelithiasis
  3. PubMed — Laparoscopic cholecystectomy in children
  4. MedlinePlus — Gallbladder Diseases