İçeriğe geç
Çocuk Cerrahisi Uzmanı · 0–18 yaş 0312 911 77 77 Pazartesi – Cuma · 09.00 – 18.00
Randevu Al
Hastalıklar

İşeme ve Mesane-Bağırsak

Çocuklarda alt ıslatma, idrar ve dışkı kaçırma neden birlikte ele alınır; günlük düzen, tetkikler ve tedavi basamaklarını anlatıyorum.

İşeme ve dışkılama alışkanlıklarıyla ilgili şikâyetler, poliklinikte en çok konuşulan konular arasında yer alır. Aileler çoğu zaman utanç ya da suçluluk duygusuyla gelir, oysa bu tabloların neredeyse tamamı öğrenilmiş bir düzen bozukluğundan kaynaklanır. Mesane ile bağırsak aynı sinir ağını paylaştığı için bu iki sistemi tek bir bütün olarak değerlendiririm. Böyle kurulan bir tedavi planı, yalnız tek bir şikâyete yönelen yaklaşımdan çok daha kalıcı sonuç verir.

İşeme ve Dışkılama Sorunları Hangi Gruplara Ayrılır?

İşeme ve dışkılama sorunları beş ana başlıkta toplanır; gece kaçırmalar, gündüz kaçırmalar, mesanenin aşırı çalışması, işeme tekniğindeki bozukluklar ve dışkı tutamama bu başlıkları oluşturur. Yalnız uykuda görülen kaçırmaları gece alt ıslatma başlığında anlattım. Gündüz saatlerinde ortaya çıkan kaçırmaları ise gündüz idrar kaçırma sayfasında ele aldım. İki tablonun nedenleri ve tedavileri birbirinden belirgin biçimde ayrılır.

Mesanenin dolmayı beklemeden kasılması ayrı bir başlık oluşturur. Ani ve dayanılmaz sıkışma, sık tuvalete gitme ve yetişememe bu tabloyu düşündürür; ayrıntıları aşırı aktif mesane sayfasında topladım. İşeme sırasında çıkış kaslarının gevşemediği, ıkınarak ve kesintili işeme görülen tabloyu işeme bozukluğu başlığında değerlendirdim. Bu iki tablo sık sık birbirine karışır, bu nedenle ayrımı ölçümlerle yaparım.

Dışkı tarafındaki sorunlar da aynı çerçevede incelenir. Çamaşıra bulaşma ve istem dışı dışkı kaçırma konusunu dışkı kaçırma sayfasında anlattım. İdrar ve dışkı şikâyetleri birlikte bulunuyorsa tablo tek bir başlık altında toplanır; bunu mesane-bağırsak disfonksiyonu başlığında ele aldım. Çocukların önemli bir bölümünde iki sorun yan yana görülür.

Mesane ve Bağırsak Neden Birlikte Çalışır?

Mesane ve bağırsak, leğen kemiği içinde yan yana durur ve aynı sinir ağından uyarı alır. Omuriliğin alt bölümünden çıkan sinirler hem mesane kasını hem bağırsak hareketlerini yönetir. Leğen tabanındaki kaslar da iki sistemin çıkışını birlikte denetler. Bu ortak yapı, bir sistemdeki bozukluğun diğerine hızla yansımasına yol açar.

Dolu kalan bağırsak mesane üzerine doğrudan baskı yapar. Baskı mesanenin alabileceği hacmi azaltır, erken sıkışma hissi yaratır ve tam boşalmayı engeller. Geride kalan idrar bakteri üremesi için uygun bir ortam oluşturur; bu zinciri tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu başlığında anlattım. Kabızlık düzeltilmediği sürece idrar şikâyetleri de düzelmez.

Bu nedenle tedaviye bağırsak tarafından başlarım. Dışkı kıvamının yumuşatılması, düzenli tuvalet saatleri ve yeterli lif alımı ilk basamağı oluşturur; ayrıntıları kabızlık sayfasında topladım. Bağırsak düzeni kurulduktan sonra idrar şikâyetleri çoğu çocukta belirgin biçimde azalır. Bu sıralamayı atlayan tedaviler genellikle sonuç vermez.

Gece Altını Islatma Hangi Yaştan Sonra Sorun Sayılır?

Gece altını ıslatma, beş yaşından sonra sürüyorsa değerlendirme gerektiren bir başlık sayılır. Bu yaşa dek görülen ıslatmalar gelişimin olağan bir parçası olarak kabul edilir. Mesane kapasitesinin artması, gece idrar üretiminin azalması ve uyanma düzeninin olgunlaşması zaman alır. Bu üç basamak farklı çocuklarda farklı hızda tamamlanır.

Beş yaşından sonra süren ıslatmalarda kuru dönem öyküsü en belirleyici ayrımı sağlar. Doğduğundan beri kuru bir dönem yaşamamış çocuklarla, bir süre kuru kaldıktan sonra yeniden ıslatmaya başlayan çocukların yaklaşımı aynı değildir. İkinci grupta idrar yolu iltihabı, kabızlık, şeker hastalığı ya da ruhsal bir zorlanma araştırılır. Bu nedenle öyküyü çok ayrıntılı alırım.

Kaçırmanın yalnız gece mi görüldüğü de belirleyici olur. Gündüz kaçırma, sıkışma ve sık tuvalete gitme eşlik ediyorsa tablo daha geniş bir çerçevede incelenir. Yalnız gece görülen ıslatmalarda ise izlem ve basit düzenlemeler çoğu zaman yeterli olur. Çocuğu suçlamanın ya da cezalandırmanın hiçbir yararı bulunmaz, tersine süreci uzatır.

Tanı Koyarken Nelere Bakarım?

Tanı koyarken önce ayrıntılı bir öykü alırım. Çocuğun gün içinde kaç kez tuvalete gittiğini, sıkışma olup olmadığını, akımın gücünü ve dışkılama düzenini sorarım. Doğum öyküsü, tuvalet eğitiminin nasıl geçtiği ve ailede benzer bir durum bulunup bulunmadığı da kaydedilir. Bu bilgiler çoğu çocukta tanıyı büyük ölçüde belirler.

Ailelerden iki ya da üç günlük bir kayıt tutmasını isterim. İşeme ve dışkılama günlüğü alınan sıvıyı, işeme saatlerini, idrar miktarını ve kaçırma ataklarını gösterir. Bu kayıt hiçbir cihaz gerektirmez ve tedavi planının temelini oluşturur. Kayıt tutulmadan verilen tedaviler çoğu zaman eksik kalır.

Muayenede karın, kasık, genital bölge ve kuyruk sokumu değerlendirilir. Kuyruk sokumundaki çukur ya da kıl yumağı omurilikle ilgili bir farklılığı düşündürür. İlk basamak tetkikler idrar tetkiki ile ultrasondan oluşur; ultrasonda mesane duvarının kalınlığına ve işeme sonrası kalan idrara bakarım. Gerektiğinde akım ölçümü yapılır ve ileri incelemeler planlanır.

Tedavi Nasıl Basamak Basamak İlerler?

Tedavi bu alanda basamak basamak ilerler ve ilk basamakta ilaç yer almaz. Başlangıçta bağırsak düzeni kurulur, sıvı alımı düzenlenir ve tuvalet saatleri belirlenir. Çocuğun doğru oturma pozisyonunda, ayakları desteklenmiş biçimde ve ıkınmadan işemesi öğretilir. Bu düzenlemeler birçok çocukta tek başına sonuç verir.

İkinci basamakta davranış tedavileri ve geri bildirim yöntemleri gündeme gelir. Leğen tabanı kaslarının doğru kullanılmasını öğreten çalışmaları işeme bozukluğunda biofeedback başlığında anlattım. Gece ıslatmasında alarm düzeni ve ilaç seçeneklerini gece ıslatma tedavisi sayfasında ele aldım. Yöntem seçimini çocuğun yaşına, tablosuna ve ailenin uygulama olanağına göre yaparım.

İlaç tedavisi üçüncü basamakta yer alır. Mesanenin aşırı kasılmasını azaltan ya da gece idrar üretimini düzenleyen ilaçlar belirli bir süre için planlanır. İlaç tek başına verildiğinde şikâyet kesildikten sonra sık sık geri döner, bu nedenle davranış düzenlemesiyle birlikte kullanılır. Cerrahi girişim ise bu grupta çok sınırlı bir yer tutar ve yalnız yapısal bir sorun saptandığında gündeme gelir.

Ailelere Evde Hangi Düzeni Öneriyorum?

Ailelere evde kurmalarını önerdiğim düzen üç başlıkta toplanır. İlk başlık sıvı alımıdır; sabah ve gün ortasında daha çok, akşam saatlerinde daha az içmesini isterim. İkinci başlık tuvalet saatleridir; çocuğun uyanınca, okul aralarında ve yatmadan önce düzenli olarak işemesini öneririm. Üçüncü başlık dışkılama düzenidir ve her gün aynı saatte tuvalete oturmayı içerir.

Tuvalette oturma biçimi çoğu zaman gözden kaçar. Çocuğun ayakları yere ya da bir basamağa tam basmalı, dizleri hafifçe açık durmalıdır. Acele ettirmek ve ıkınmasını istemek işeme düzenini bozar, bu yüzden ona zaman tanımanızı isterim. Tuvalette geçirilen sürenin kısa ve rahat olması yeterlidir.

Tutum konusunda ailelere ısrarla söylediğim bir nokta vardır. Kaçırma istemli bir davranış değildir; ceza, azar ve utandırma tabloyu ağırlaştırır. Kuru geçen günleri küçük bir çizelgeyle not etmeniz çocuğun güvenini destekler. Düzenin oturması zaman aldığı için sabırlı olmanızı ve kontrol randevularını aksatmamanızı isterim.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma:

Sık sorulan sorular

Çocuğum altını ne yaşa kadar ıslatabilir?
Gece kaçırma, beş yaşına dek gelişimin olağan bir parçası olarak kabul edilir. Bu yaşa dek mesane kapasitesi artar, gece idrar üretimi azalır ve uyanma düzeni olgunlaşır. Bu üç basamak her çocukta aynı hızda tamamlanmaz, bu nedenle tek bir tarih vermem. Beş yaşından sonra süren ıslatmalarda ise değerlendirme isterim. Değerlendirme çoğu zaman öykü, muayene ve basit tetkiklerle tamamlanır.
Gece ıslatma için ilaç vermeden önce ne denenir?
İlk basamakta ilaç yer almaz, bu nedenle önce günlük düzeni ele alırım. Sıvı alımının gün içine dağıtılması, akşam saatlerinde azaltılması ve yatmadan önce mutlaka işenmesi temel adımlardır. Kabızlık varsa öncelikle o düzeltilir, çünkü dolu bağırsak mesaneyi doğrudan etkiler. Kuru geçen gecelerin bir çizelgeyle izlenmesi çocuğun katılımını artırır. Bu düzenlemelere yanıt alınamayan çocuklarda alarm düzeni ya da ilaç gündeme gelir.
Kabızlık idrar kaçırmayla gerçekten ilgili mi?
Evet, bu iki sorun birbirinden ayrı düşünülemez. Dolu kalan bağırsak mesane üzerine baskı yapar, mesanenin alabileceği hacmi azaltır ve erken sıkışma hissi yaratır. Tam boşalmayan mesanede geride kalan idrar iltihap için uygun bir ortam oluşturur. Bu nedenle tedaviye bağırsak tarafından başlar, dışkı kıvamını ve tuvalet düzenini önce yerine koyarım. Bağırsak düzeni kurulduğunda idrar şikâyetleri çoğu çocukta belirgin biçimde azalır.
Çocuğum gülerken altını kaçırıyor, bu normal mi?
Gülerken kaçırma, mesane ile leğen tabanı kaslarının uyumundaki bir aksaklığı düşündürür. Karın içi basıncın ani artması, çıkış kaslarının yeterince kasılmadığı durumlarda kaçırmaya yol açar. Bu tablo çocuğun elinde olan bir davranış değildir. Değerlendirme için işeme günlüğü, idrar tetkiki ve ultrason isterim. Tedavide leğen tabanı kaslarının doğru kullanımını öğreten çalışmalar öne çıkar.
İşeme günlüğü nasıl tutulur?
İşeme günlüğü iki ya da üç gün boyunca tutulan basit bir kayıttır. İçtiği sıvının saatini ve miktarını, tuvalete gitme saatlerini, yaptığı idrar miktarını ve varsa kaçırma ataklarını yazmanızı isterim. Dışkılama saatlerini ve dışkının kıvamını da aynı kayda eklemeniz gerekir. Hafta sonu gibi evde geçen günlerde tutulan kayıt daha gerçekçi olur. Bu kayıt olmadan verilen tedavi çoğu zaman eksik kalır.
Çocuğum ıkınarak idrar yapıyor, zararlı mı?
Ikınarak işeme, çıkış kaslarının gevşemediğini gösteren bir bulgudur. Bu biçimde işeyen çocukta mesane tam boşalmaz ve geride kalan idrar iltihaba zemin hazırlar. Uzun süren zorlanma mesane duvarını kalınlaştırır, bu nedenle bulguyu önemserim. Değerlendirmede akım ölçümü ve işeme sonrası kalan idrarın ölçülmesi yol gösterir. Tedavide doğru oturma, rahat işeme ve geri bildirim çalışmaları öne çıkar.
Kaçırma için çocuğumu uyarmam yararlı olur mu?
Uyarı, azar ve ceza bu tablolarda hiçbir yarar sağlamaz. Kaçırma istemli bir davranış değildir; çocuk da bu durumdan rahatsızlık duyar. Baskı arttıkça kaygı yükselir, kaygı da kaçırmayı artırır. Bunun yerine kuru geçen günleri küçük bir ödül düzeniyle desteklemenizi öneririm. Çocuğun süreci yük değil ortak bir çalışma gibi görmesi tedavinin başarısını belirler.
Okulda tuvalete gitmek istemiyor, ne yapmalıyım?
Okul tuvaletinden kaçınmak bu şikâyetlerin sık görülen bir nedenidir. Çocuk idrarını tuttukça mesane aşırı dolar, boşalma düzeni bozulur ve kabızlık da eklenir. Öğretmenle görüşerek çocuğun ders arasında rahatça tuvalete gidebilmesini sağlamanızı isterim. Yanında temiz bir yedek çamaşır bulundurmak çocuğun kaygısını azaltır. Evde düzenli aralıklarla işeme alışkanlığı kurmak da bu tabloyu dengeler.
Dışkı kaçırma neden olur, çocuk bilerek mi yapıyor?
Dışkı kaçırmanın en sık nedeni uzun süren kabızlıktır. Bağırsakta biriken sert dışkı kenarlarından sızma olur ve çocuk bunu fark etmez. Bu nedenle kaçırma istemli bir davranış değildir, tersine bir taşma belirtisidir. Tedavide öncelikle bağırsağın boşaltılması, ardından düzenli bir bakım planı gerekir. Süreç haftalar sürer, bu yüzden sabır ve düzenli kontrol isterim.
Alarm düzeni gece ıslatmada işe yarar mı?
Alarm düzeni, çocuğun ıslanmayı hissederek uyanmasını öğretmeye dayanır. Düzenli ve kesintisiz kullanıldığında birçok çocukta yararlı olur. Ailenin de gece boyunca sürece katılması gerektiği için uygulama kolay değildir. Bu nedenle yöntemi seçmeden önce ailenin uygulama olanağını birlikte değerlendiririm. Yeterli süre kullanılmadan bırakıldığında sonuç alınamaz.
Bu şikâyetler kendiliğinden geçer mi, beklemek doğru mu?
Bazı çocuklarda şikâyet yaşla birlikte azalır, ancak beklemek her zaman doğru değildir. Gündüz kaçırma, ıkınarak işeme, yineleyen idrar yolu iltihabı ya da kabızlık varsa beklemeyi önermem. Bu bulgular mesane ve böbrekleri uzun vadede etkileyebilir. Yalnız gece görülen ve başka şikâyet eşlik etmeyen tablolarda izlem makul bir seçenektir. İzlem kararını muayene ve tetkik sonuçlarına göre veririm.
Cerrahi girişim bu sorunlarda gerekir mi?
İşeme ve dışkılama şikâyetlerinin büyük bölümünde cerrahi gerekmez. Tedavinin ağırlığı davranış düzenlemesi, bağırsak bakımı ve gerektiğinde ilaç üzerinde kurulur. Cerrahi yalnız yapısal bir sorun saptandığında gündeme gelir; mesane çıkışında engel ya da omurilikle ilgili bir farklılık bunlara örnektir. Bu nedenle ilk aşamada tetkikleri yapısal bir sorunu dışlamak için isterim. Sonuçlar olağan çıkarsa tedaviyi cerrahi dışı yürütürüm.
Tedavi ne kadar sürer ve tekrar eder mi?
Bu tablolarda tedavi süresi haftalarla değil aylarla ölçülür. Düzenin oturması, çocuğun yeni alışkanlıkları benimsemesine bağlı olduğu için zaman alır. Şikâyetler düzeldikten sonra da bir süre kontrol muayenelerini sürdürmeyi isterim. Düzen bozulduğunda şikâyetlerin geri döndüğünü sık görürüm, bu yüzden alışkanlıkların korunması önemlidir. Yinelemelerde genellikle en baştan başlamak gerekmez.