İçeriğe geç
Çocuk Cerrahisi Uzmanı · 0–18 yaş 0312 911 77 77 Pazartesi – Cuma · 09.00 – 18.00
Randevu Al
Hastalık

Karında Ele Gelen Kitle

Çocukta karında ele gelen kitle hangi nedenlerle olur, ilk bulgular neler, tetkikler hangi sırayla yapılır ve karar nasıl verilir.

Bir anne çocuğunu giydirirken elinin altında sertlik hissettiğini söylediğinde, o cümlenin arkasındaki kaygıyı iyi biliyorum. Karında ele gelen kitle çocukta geniş bir nedenler listesine işaret eder ve bu listenin önemli bir bölümünü iyi huylu durumlar oluşturur. Buna karşın bazı tümörler de ilk kez tam olarak böyle fark edilir, bu yüzden değerlendirmeyi hiç geciktirmem. Sürecin iyi yanı, doğru sırayla ilerlendiğinde tanıya birkaç gün içinde ulaşılmasıdır. Aileye hem bu sırayı hem de her adımın ne söyleyeceğini baştan anlatmayı tercih ediyorum.

Çocukta Karında Kitle Hangi Nedenlerle Olur?

Çocukta karında kitle birbirinden çok farklı nedenlerle ortaya çıkar ve neden listesi yaşa göre değişir. Yenidoğan ve süt çocuğu döneminde böbreğin toplayıcı sisteminin genişlemesi, çok kistli böbrek, dolu bir mesane ve biriken dışkı sık karşılaştığım nedenlerdir. Aynı dönemde karaciğer ve dalak büyümesi, yumurtalık kistleri ile bağırsak askısından kaynaklanan kistler de karında dolgunluk yapar. Böbrek, böbrek üstü bezi ve karaciğer kökenli doğumsal tümörler bu yaş grubunda akılda tutulması gereken nedenlerdir. Yenidoğan döneminin kendine özgü ayrımlarını yenidoğanda karın şişliği ve kitle başlığında ayrı ayrı anlattım.

Oyun çocuğu ve okul çağında liste biraz değişir. Bu yaşlarda böbrekten köken alan tümörler, sinir dokusundan kaynaklanan tümörler, lenf sistemi tümörleri ve yumurtalık kaynaklı kistler öne çıkar. Kabızlığa bağlı biriken büyük bir dışkı kitlesi, elle sertlik veren en sık yanıltıcı nedendir. Sağ alt karında apandisit iltihabının çevresinde oluşan kitle de benzer biçimde ele gelir. Dalak büyümesine yol açan kan hastalıkları ve bazı enfeksiyonlar aynı bulguyu verir. Bu nedenle kitlenin karnın hangi bölgesinde olduğu, orta hattı geçip geçmediği ve hareketli olup olmadığı tanıya yön verir.

Ailenin Fark Ettiği İlk Bulgular Nelerdir?

Ailenin fark ettiği ilk bulgu çoğu zaman banyoda ya da giydirme sırasında elin altına gelen bir sertliktir. Karnın bir yanının diğerinden daha kabarık görünmesi de sık bildirilen bir gözlemdir. Bazı ailelerde ilk uyarı, pantolonun belinin aniden sıkmaya başlamasıdır. Çocuğun karnı şişkin durur, kolay yorulur ve oyununa eskisi gibi dönmez. İştahta azalma, az yemekle doyma ve beklenen kiloyu alamama sık eşlik eden bulgulardır.

Bazı bulgular değerlendirmeyi hızlandırmamı gerektirir. Kilo kaybı, ateşin uzun sürmesi, gece terlemesi, solukluk, kemik ve eklem ağrısı, bacaklarda şişlik ve idrarda kan görülmesi bu gruptadır. Kusma, kabızlığın derinleşmesi ve idrar yaparken zorlanma kitlenin komşu organlara baskı yaptığını düşündürür. Tansiyonun yüksek ölçülmesi böbrek ve böbrek üstü bezi kökenli bir nedeni akla getirir. Çocukların bir bölümünde ise kitle hiçbir yakınma vermez ve başka bir nedenle yapılan muayenede ortaya çıkar. Kitleyi evde tekrar tekrar bastırmamanızı özellikle isterim, çünkü bu girişim bazı tümörlerde dış zarı zedeleyebilir.

Kitle Çoğu Zaman Neden Ağrısızdır?

Kitle çoğu zaman ağrı yapmaz, çünkü karın boşluğu geniş ve esnek bir alandır. Büyüyen bir kitle komşu organları yana doğru iter ve kendine yer açar. Ağrı duyusu daha çok organ zarının hızla gerilmesiyle oluşur; yavaş gelişen bir gerilme ise ağrı sinyali üretmez. Bu nedenle bazı kitleler hacim olarak büyük bir boyuta ulaşana kadar sessiz kalır. Bu sessizlik, tanının gecikmesinin en önemli nedenidir ve buna ağrısız karın şişliği diyorum.

Ağrının ortaya çıktığı durumlar ise belirli nedenlere bağlıdır. Kitlenin içine kanama olması, kısa sürede hızlı büyümesi ya da bir organı sıkıştırması ağrı yapar. Bağırsağın tıkanması, kitlenin kendi ekseni etrafında dönmesi ve iltihaplanması ani ve şiddetli ağrıyla gelir. Böyle bir tabloda değerlendirmeyi acil koşullarda yaparım. Ağrı yokluğunun hiçbir zaman güven verici bir bulgu olmadığını ailelere açıkça söylerim. Ele gelen bir sertliğin ağrı yapmaması, inceleme gerekliliğini ortadan kaldırmaz.

Hangi Görüntüleme ve Kan Tetkikleri Sırayla Yapılır?

Görüntüleme ve kan tetkiklerini belirli bir sırayla isterim, çünkü her adım sonrakini yönlendirir. İlk adım ayrıntılı bir öykü ve dikkatli bir muayenedir; bu aşamada kitlenin yerini, sınırını, kıvamını ve hareketliliğini belirlerim. Tansiyon ölçümünü bu muayenenin ayrılmaz bir parçası sayarım. İkinci adım ultrasondur; bu inceleme kitlenin hangi organdan çıktığını, içinin sıvı mı dolu doku mu olduğunu ve damarlarla ilişkisini gösterir. Ultrason radyasyon içermediği ve çocuğu yormadığı için ilk basamakta tercih ettiğim yöntemdir.

Üçüncü adımda kan ve idrar tetkiklerini isterim. Tam kan sayımı, böbrek ve karaciğer işlev testleri, elektrolitler ve idrar incelemesi temel gruptur. Buna ek olarak kitlenin türüne göre kanda ve idrarda bazı belirteçleri ölçeriz; bu değerler tanıya katkı verir ve tedavi süresince izlemde kullanılır. Dördüncü adım manyetik rezonans ya da tomografi incelemesidir; bu yöntemler kitlenin sınırını, büyük damarlarla ilişkisini, lenf düğümlerini ve karşı böbreği gösterir. Akciğerlerin değerlendirilmesi de bu aşamada tamamlanır. Gerekli görülen çocuklarda kemik iliği incelemesi ve nükleer tıp görüntülemesi eklenir; bu aşamada süreci çocuk onkolojisi ile birlikte yürütürüm.

Biyopsi mi, Doğrudan Ameliyat mı, Karar Nasıl Verilir?

Biyopsi ile doğrudan ameliyat arasındaki kararı görüntüleme bulgularına ve kitlenin komşuluklarına göre veririm. Kitle tek bir organa sınırlıysa, sınırları belirginse ve bütün olarak çıkarılması komşu organları tehlikeye atmıyorsa doğrudan çıkarmayı tercih ederim. Bu yolda hem tedavi hem de kesin tanı aynı işlemle sağlanır. Çıkarılan dokunun incelenmesiyle elde edilen bilgiye doku tanısı adını veriyorum ve tedavi planı bu bilgi üzerine kurulur. Küçük, kistik ve iyi huylu görünümlü kitlelerde de benzer biçimde doğrudan çıkarma uygundur.

Bazı durumlarda ise önce biyopsi yapmak daha doğrudur. Kitle çok büyükse, büyük damarları sarmışsa ya da başka bölgelere yayılım bulguları varsa çıkarmayı zorlamam. Lenf sistemi tümörleri cerrahiyle tedavi edilmediği için bu grupta amaç yalnız doku elde etmektir. Tedaviye ilaçla başlayıp kitleyi küçülterek daha güvenli bir ameliyat planlamak da sık izlediğim bir yoldur. Biyopsi görüntüleme eşliğinde kalın iğneyle, kapalı yöntemle ya da açık olarak yapılabilir; yöntemi kitlenin yerine göre seçerim. Bu kararın tek bir hekimin değil, çok ekipli bir değerlendirmenin ürünü olduğunu ailelere baştan anlatırım.

Süreç Hangi Uzmanlarla Birlikte Yürütülür?

Süreç tek bir hekimle değil, birbirini tamamlayan uzmanlarla birlikte yürütülür. Bu ortak çalışma tanının ilk gününde başlar. Radyoloji bölümü görüntülemeleri planlar, yorumlar ve gerektiğinde görüntüleme eşliğinde biyopsiyi gerçekleştirir. Patoloji bölümü alınan dokuyu inceler, tümörün türünü ve davranış özelliklerini belirler. Çocuk onkolojisi ilaç tedavisinin gerekip gerekmediğine, gerekiyorsa sırasına ve süresine karar verir. Benim görevim cerrahi girişimin zamanlamasını ve kapsamını bu plana uygun biçimde belirlemektir.

Ekip gerektiğinde genişler. Böbrek kökenli tümörlerde çocuk nefrolojisi ve çocuk ürolojisi, ışın tedavisi gerekiyorsa radyasyon onkolojisi sürece katılır. Anestezi ekibi her girişim öncesinde çocuğu ayrı değerlendirir. Beslenme uzmanı, çocuk ruh sağlığı ekibi ve hemşirelik ekibi tedavi boyunca ailenin en çok görüştüğü kişiler olur. Kararlar tek tek değil, tüm bulguların bir arada sunulduğu ortak bir değerlendirmede alınır ve ailenin soruları bu değerlendirmeden sonra yanıtlanır. Tanı sürecinin nasıl ilerlediğini, hangi aşamada ne konuşulduğunu ve ailenin sürece nasıl katıldığını kanser kuşkusuyla yürüyen süreci konu alan başlıkta adım adım yazdım; böbrekten köken alan tümörleri böbrek kaynaklı çocukluk çağı tümörü başlığında, sinir dokusundan kaynaklananları ise nöroblastom başlığında ayrıca ele aldım.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Çocuğumun karnında sertlik hissettim, hemen kanser olduğu anlamına mı gelir?
Ele gelen her sertlik kötü huylu bir tümör anlamına gelmez. Çocuklarda karında kitle hissi en sık biriken dışkı, dolu mesane ve genişlemiş böbrek toplayıcı sistemiyle ortaya çıkar. Buna karşın bazı tümörler de ilk kez tam olarak böyle fark edildiği için değerlendirmeyi geciktirmem. Muayene ve ultrasonla çoğu çocukta nedeni aynı gün netleştirebiliyorum. Bu nedenle beklemek yerine erken başvurmanızı isterim.
Kitleyi evde kontrol etmek için her gün bastırabilir miyiz?
Kitleyi evde tekrar tekrar bastırmamanızı özellikle isterim. Bazı tümörlerin çevresinde ince bir dış zar bulunur ve bu zarın zedelenmesi istenmeyen bir durumdur. Sürekli bastırmak ayrıca çocuğu huzursuz eder ve muayene sırasında iş birliği yapmasını güçleştirir. Boyutun değişip değişmediğini öğrenmek için ultrasonu belirli aralıklarla yineleyebiliriz. Gözle görülen bir büyüme, karın çevresinin artması ya da yeni bir yakınma fark ederseniz bana bildirmeniz yeterlidir.
Ultrason tanı için yeterli olur mu?
Ultrason tanı yolunun ilk ve en önemli adımıdır, ancak tek başına her soruyu yanıtlamaz. Bu inceleme kitlenin hangi organdan çıktığını, içeriğini ve damarlarla ilişkisini gösterir. Kitlenin sınırlarını, büyük damarlarla komşuluğunu ve diğer bölgelerde yayılım olup olmadığını görmek için manyetik rezonans ya da tomografi gerekir. Kesin tanı ise ancak doku incelemesiyle konur. Bu nedenle adımları atlamadan sırayla ilerlerim.
Tetkikler ne kadar sürede tamamlanır?
Görüntüleme ve kan tetkiklerinin büyük bölümü birkaç gün içinde tamamlanır. Doku incelemesi gerekiyorsa sonuç genellikle birkaç iş günü ile iki hafta arasında çıkar. Bazı incelemelerde ek boyama ve genetik değerlendirme gerektiği için süre uzayabilir. Sonucun gecikmesi kötü bir habere işaret etmez; ayrıntılı inceleme tedavi planını daha doğru kurmamızı sağlar. Bu süreçte sizi bilgi akışının dışında bırakmam ve her adımı paylaşırım.
Biyopsi tümörün yayılmasına yol açar mı?
Biyopsi, uygun teknikle ve doğru giriş yolu seçilerek yapıldığında tanının vazgeçilmez adımıdır. Giriş yolu, sonraki ameliyatta çıkarılacak alanın içinde kalacak biçimde planlanır. Bazı tümör türlerinde doğrudan çıkarma tercih edilir ve bu kararı görüntüleme bulgularına göre veririm. Biyopsinin yolunu ve zamanını çok ekipli bir değerlendirmede birlikte belirleriz. Doku elde edilmeden tedaviye başlanamayacağı için bu adımdan kaçınmak daha büyük bir sakınca doğurur.
Neden önce ilaç tedavisi, sonra ameliyat yapılıyor?
Bazı kitleler büyük olduğu ya da büyük damarları sardığı için ilk aşamada güvenle çıkarılamaz. İlaç tedavisi kitleyi küçültür ve çevresindeki dokudan ayrılmasını kolaylaştırır. Böylece ameliyat daha sınırlı bir girişimle tamamlanır ve komşu organlar korunur. Bu sıra her çocukta geçerli değildir; tek organa sınırlı kitlelerde doğrudan çıkarma tercih edilir. Hangi sıranın uygun olduğuna çocuk onkolojisi ile birlikte karar veririz.
Ameliyatı kim yapacak, süreci kim yönetiyor?
Cerrahi girişimi çocuk cerrahisi olarak ben planlar ve uygularım. Buna karşın tedavinin tümünü tek bir hekim yönetmez. Görüntülemeleri radyoloji, doku incelemesini patoloji, ilaç tedavisini çocuk onkolojisi yürütür. Kararlar tüm bulguların birlikte sunulduğu ortak bir değerlendirmede alınır. Ailenin tek bir irtibat noktası olmasını önemsediğim için süreç boyunca sorularınızı bana yöneltebilirsiniz.
Kabızlık gerçekten elle sertlik yapacak kadar kitle oluşturabilir mi?
Uzun süren kabızlıkta bağırsakta biriken dışkı elle rahatça hissedilen sert bir kitle oluşturur. Bu kitle genellikle sol alt karında ya da karnın ortasında, basınçla hafif şekil değiştiren bir sertlik olarak ele gelir. Kabızlık düzeltildiğinde sertlik günler içinde kaybolur. Buna karşın sertliğin kabızlık tedavisine rağmen sürmesi ek inceleme gerektirir. Bu ayrımı muayene ve ultrasonla hızla yapabiliyorum.
Tansiyonu neden ölçüyorsunuz?
Çocukta tansiyon yüksekliği, böbrek ve böbrek üstü bezi kökenli bazı kitlelerin önemli bir ipucudur. Bu kitleler böbreğin kan akımını etkileyerek ya da kana madde salgılayarak tansiyonu yükseltebilir. Bu nedenle karında kitle ile gelen her çocukta tansiyon ölçümünü muayenenin ayrılmaz bir parçası sayarım. Yüksek bulunan bir değer tanı sırasını ve istenecek tetkikleri değiştirir. Tedavi döneminde de tansiyon izlemi sürdürülür.
Çocuğum çok küçük, anestezi almasından korkuyorum.
Bu kaygıyı sık duyuyorum ve haklı bir kaygı olduğunu düşünüyorum. Her girişim öncesinde anestezi ekibi çocuğu ayrı olarak değerlendirir, kalp, akciğer ve kan değerlerini gözden geçirir. Çocuğun yaşı, kilosu ve varsa ek hastalıkları plana dâhil edilir. Gereksiz tekrarları önlemek için birden çok işlemi mümkün olduğunda aynı seansta yapmaya çalışırım. Sorularınızı anestezi uzmanıyla doğrudan konuşmanız için görüşme ayarlarım.
Bu durum kalıtsal mı, diğer çocuğumda da olur mu?
Çocukluk çağı tümörlerinin büyük bölümü ailede yineleyen bir kalıtım örüntüsü göstermez. Buna karşın bazı tümörler belirli gelişim farklılıklarıyla ya da sendromlarla birlikte görülür. Böyle bir kuşku varsa çocuk genetiği değerlendirmesi isterim ve kardeşlerin izlemi için ayrı bir plan kurarız. Ailede benzer tanı almış kişiler varsa bunu bana baştan bildirmenizi isterim. Bu bilgi tetkik planını ve izlem sıklığını değiştirir.
Beklerken çocuğumun beslenmesinde bir değişiklik yapmalı mıyız?
Tanı sürecinde özel bir diyet uygulamanızı istemiyorum. Çocuğun yaşına uygun, dengeli ve yeterli kalorili beslenmesi en önemli hedeftir. Karında kitle çabuk doymaya yol açtığı için öğünleri küçülterek sıklaştırmak işe yarar. Kabızlık varsa sıvı ve lif alımını artırmanızı söylerim. Görüntüleme ya da girişim öncesi aç kalma süresi gerekiyorsa bunu ayrıca ve yazılı olarak bildiririm.
Çocuğuma durumu ne kadar anlatmalıyız?
Çocuğa yaşına uygun, sade ve doğru bir açıklama yapılmasını öneriyorum. Bilgi saklanan çocuklar belirsizliği kendi hayal güçleriyle doldurur ve bu çoğu zaman gerçekten daha korkutucu olur. Hangi tetkikin yapılacağını, ne kadar süreceğini ve acıyıp acımayacağını önceden söylemek iş birliğini artırır. Hastalığın onun bir davranışından kaynaklanmadığını açıkça belirtmek önemlidir. Bu konuşmaları çocuk ruh sağlığı ekibiyle birlikte planlamayı tercih ediyorum.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. National Cancer Institute (NCI) — Childhood Cancers
  2. PubMed — Pediatric abdominal mass evaluation
  3. MedlinePlus — Cancer in Children
  4. World Health Organization (WHO) — Childhood Cancer