Sindirim Sistemi
Çocuklarda karın ağrısı, kusma ve kabızlıkta hangi bulgu acil girişim ister, hangisi izlenir; ayrımı nasıl yaptığımı anlatıyorum.
Sindirim sistemi, çocuk cerrahisinde en çok başvuru alan alanı oluşturur. Karın ağrısı, kusma, kabızlık ve makat bölgesindeki şikâyetler neredeyse her yaş grubunda görülür. Bu şikâyetlerin büyük bölümü cerrahi gerektirmez, buna karşılık küçük bir bölümü saatler içinde girişim ister. Ayrımı yapan asıl ölçüt tek bir belirti değil, belirtilerin birlikteliği olarak öne çıkar.
Sindirim Sistemi Sorunları Hangi Gruplara Ayrılır?
Sindirim sistemi sorunları üç ana grupta toplanır; ani başlayan cerrahi tablolar, doğuştan gelen gelişim farkları ve uzun süre devam eden işlev sorunları bu grupları oluşturur. Ani başlayan tabloların başında karnın sağ alt bölümünde yerleşen ağrı gelir; bunu apandisit başlığında anlattım. Bağırsağın kendi içine girerek tıkanması süt çocukluğunun en önemli acillerinden birini oluşturur ve invajinasyon sayfasında ele alınır. Bağırsak geçişinin tümüyle durduğu tabloları ise bağırsak tıkanıklığı başlığında topladım.
İkinci grup, doğuştan gelen gelişim farklarından oluşur. Mide çıkışındaki kasın kalınlaşarak geçişi engellediği tabloyu pilor stenozu sayfasında anlattım. Makat açıklığının hiç gelişmediği ya da yanlış yerde açıldığı durumları anal atrezi başlığında ele aldım. Bağırsağın son bölümünde sinir hücrelerinin doğuştan eksik kaldığı tabloyu da bağırsak sinir hücrelerinin eksikliği sayfasında değerlendirdim.
Üçüncü grup, uzun süre devam eden işlev sorunlarından oluşur. Mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçmasına cerrahi açıdan nasıl baktığımı gastroözofageal reflü başlığında anlattım. Yemek borusundaki daralmaları ve buraya sıkışan cisimleri yemek borusu darlığı sayfasında topladım. Makat bölgesindeki çatlakları anal fissür başlığında, bağırsağın son bölümünün dışarı sarkmasını ise rektal prolapsus sayfasında ele aldım.
Besin Ağızdan Makata Kadar Hangi Yoldan Geçer?
Besin ağızdan başlayan ve makatta sona eren uzun bir yol boyunca ilerler. Ağızda çiğnenen lokma yemek borusundan geçerek mideye iner. Mide besini asit ve kaslarıyla karıştırır, sonra küçük parçalar hâlinde ince bağırsağa gönderir. İnce bağırsakta emilim tamamlanır ve kalan artık kalın bağırsağa geçer.
Bu yolun her basamağında kaslardan oluşan küçük kapılar bulunur. Yemek borusunun mideye açıldığı yerde bir kapı vardır ve mide içeriğinin geri kaçmasını önler. Mide çıkışında bir başka kapı yer alır ve geçişin hızını denetler. Kalın bağırsağın sonundaki kaslar da dışkı tutmayı sağlar.
Bu düzenin herhangi bir yerinde darlık ya da tıkanıklık gelişirse belirtiler yukarıya doğru birikir. Engel yukarıdaysa kusma öne çıkar, aşağıdaysa karın şişliği ve gaz çıkaramama baskın hâle gelir. Engelin yeri bu nedenle belirtilerin sırasından anlaşılır. Muayene öncesinde bu sırayı ailelere dikkatle sorarım.
Karın Ağrısında Hangi Bulgular Acil Sayılır?
Karın ağrısında acil sayılan bulgular belirli bir örüntü oluşturur. Ağrının göbek çevresinde başlayıp sağ alt bölgeye yerleşmesi ve orada sabitlenmesi önemli bir işarettir. Çocuğun yürürken, zıplarken ya da öksürürken ağrısının artması aynı yönü gösterir. Ateş, iştahsızlık ve kusma eşlik ediyorsa değerlendirmeyi geciktirmem.
İkinci acil örüntü, ağrının ataklar hâlinde gelmesinden oluşur. Süt çocuğunun aniden bacaklarını karnına çekip ağlaması, bir süre sonra sakinleşip yeniden ağlaması tipik bir uyarıdır. Bu atakların arasına halsizlik, solgunluk ve çilek reçeline benzeyen dışkı eklenirse tablo daha da ağırlaşır. Böyle bir öyküde aynı saat içinde başvuru isterim.
Üçüncü örüntü karın duvarına ait bulgulardan oluşur. Karnın sertleşmesi, dokunmaya izin vermeyecek kadar hassas olması ve çocuğun hiç hareket etmek istememesi beklemeye gelmez. Kasıkta sert ve geri itilemeyen bir şişlik varsa aynı değerlendirme gerekir. Bu bulgularda ağrı kesici vermek tabloyu gizler, bu nedenle ilaç vermeden başvurmanızı öneririm.
Kusmanın Rengi Neden Önemlidir?
Kusmanın rengi, tıkanıklığın yerini gösterdiği için çok değerli bir bilgi taşır. Berrak ya da süt renginde kusma, engelin mide çıkışından önce bulunduğunu düşündürür. Yeşil ya da safra renkli kusma, engelin mide çıkışının altında yer aldığını gösterir. Bu ayrım tanıda ilk yönü belirler.
Safralı kusma yenidoğan ve süt çocuklarında beklemeye gelmez. Bebek doğduktan sonraki ilk günlerde yeşil kusuyorsa, doğumsal bir tıkanıklık akla gelir. Böyle bir tabloda beslenme kesilir ve ivedi değerlendirme yapılır. Ailelerin kusmanın rengini not etmesini, olanak varsa fotoğraflamasını isterim.
Kusmanın biçimi de ayrı bir ipucu verir. Her beslenmeden sonra artarak güçlenen, fışkırır tarzda kusma mide çıkışındaki bir daralmayı düşündürür. Bebeğin buna karşın aç olması ve kilo alamaması aynı tabloyu destekler. Kanlı kusma ise her yaşta ivedi değerlendirme gerektirir.
Kabızlık Çocuklarda Neden Sık Görülür?
Kabızlık çocuklarda sık görülür, çünkü nedenleri çoğu zaman beslenme ve alışkanlıklara dayanır. Lif ile sıvı alımının azlığı, hareketsizlik ve tuvalete gitmeyi erteleme en sık karşılaştığım etkenlerdir. Tuvalet eğitimi dönemi ve okula başlama, bu şikâyetin arttığı iki dönemi oluşturur. Ağrılı bir dışkılama yaşayan çocukta tutma davranışı yerleşir ve kısır döngü kurulur.
Kabızlığın sonuçları yalnız bağırsakla sınırlı kalmaz. Biriken sert dışkı makat bölgesinde çatlak oluşturur, ıkınma mesane üzerindeki baskıyı artırır ve idrar şikâyetleri eklenir. Bu nedenle kabızlığı tek bir şikâyet değil, birçok sorunun ortak kaynağı olarak görürüm. Yaklaşımın tamamını kabızlık başlığında topladım.
Tedavi iki aşamada yürür. İlk aşamada birikmiş dışkının boşaltılması, ikinci aşamada ise düzenin korunması gerekir; bu süreci kabızlık tedavisi sayfasında anlattım. Tedavinin aylarca sürdürülmesi gerekir, erken bırakılırsa şikâyet geri döner. Seyrek olarak altta doğuştan bir sorun bulunur ve o zaman araştırmayı derinleştiririm.
Ameliyat Gerektiren ve Gerektirmeyen Tablolar Nasıl Ayırt Edilir?
Ameliyat gerektiren tabloları gerektirmeyenlerden ayırmak bu alanın temel sorusunu oluşturur. Ayrımı yapan ilk ölçüt şikâyetin seyridir; saatler içinde ağırlaşan bir tablo cerrahi düşündürür. Haftalar ya da aylar boyunca aynı şiddette süren şikâyetler ise genellikle işlevsel kökenden gelir. Bu nedenle öyküde zaman çizgisini çok ayrıntılı çıkarırım.
İkinci ölçüt muayene bulgularından oluşur. Karın duvarının sertleşmesi, belirli bir noktada sabit kalan hassasiyet ve bağırsak seslerinin kaybolması cerrahi yönü güçlendirir. Yumuşak bir karın, çocuğun oyununu sürdürmesi ve iştahının korunması ise bekleme olanağı tanır. Muayeneyi gerektiğinde birkaç saat sonra yeniden yaparım.
Üçüncü ölçüt tetkiklerden gelir. Ultrason, ayakta çekilen karın filmi ve kan tetkikleri çoğu çocukta kararı netleştirir. Doğuştan gelen yapı farklarında ise tanı konulduğu anda plan kurulur; makat açıklığının dar olduğu tablolarda izlenecek yolu anal darlık ve öne yerleşimli anüs başlığında anlattım. Her durumda gereksiz bir ameliyattan da gecikmiş bir ameliyattan da aynı ölçüde kaçınırım.
Tıbbi inceleme: Dr. Anar Jafarov · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular