İçeriğe geç
Çocuk Cerrahisi Uzmanı · 0–18 yaş 0312 911 77 77 Pazartesi – Cuma · 09.00 – 18.00
Randevu Al
Hastalık

Pilor Stenozu

Bebeğin fışkırtarak kusması ve kusmasına rağmen aç kalması pilor stenozunu düşündürür; tanıyı ve ameliyat öncesi hazırlığı anlattım.

Yaşamın ilk haftalarında şiddetlenen kusmaların en önemli cerrahi nedeni pilor stenozudur. Bebek doğduğunda tümüyle sağlıklıdır ve ilk birkaç hafta boyunca olağan biçimde beslenir. Sonra kusmalar başlar, her gün biraz daha güçlenir ve bebek kilo almayı bırakır. Aileler bu dönemde sütün bebeğe dokunduğunu düşünerek formül değiştirir ve değerli günler geçer. Oysa mide çıkışındaki daralma kendiliğinden açılmaz.

Pilor Stenozu Nedir, Hangi Haftalarda Ortaya Çıkar?

Pilor stenozu, midenin çıkış kapısındaki kas tabakasının kalınlaşarak mide çıkışını daraltmasıdır. Bu kapıya pilor adı verilir ve görevi mide içeriğini denetimli biçimde ince bağırsağa geçirmektir. Kas tabakası kalınlaştığında kanal uzar ve iğne deliği kadar daralır. Süt mideye dolar, ileri geçemez ve biriken içerik güçlü bir kasılmayla geri atılır.

Bebek doğduğunda bu daralma bulunmaz, ilk haftalar içinde gelişir. Belirtiler çoğu bebekte üçüncü ile altıncı hafta arasında başlar. Daha erken ya da ikinci ayın sonuna doğru başlayan tablolar da görülür. Erkek bebeklerde ve ailenin ilk çocuğunda daha sık karşıma çıkar.

Ailede benzer bir öykünün bulunması olasılığı artırır. Kalınlaşmanın neden geliştiği tam olarak aydınlatılamamıştır. Beslenme biçimi ya da annenin yaptığı bir uygulama bu tabloya yol açmaz. Bu yüzden ailelerin kendilerini sorumlu tutması için bir neden bulunmuyor.

Fışkırtarak Kusma Normal Kusmadan Nasıl Ayrılır?

Fışkırtarak kusma, bebeğin ağzından ve burnundan basınçla çıkan güçlü kusmadır ve bebeklerde sık görülen taşma biçimindeki kusmadan belirgin biçimde ayrılır. Buna fışkırtarak kusma adı verilir ve beslenmeden kısa süre sonra ortaya çıkar. Kusmuk yarım metre uzağa kadar sıçrayabilir. Bu güç, midenin daralmış kapıya karşı kasılmasından kaynaklanır.

Kusmuğun rengi tabloyu ayırmada yol gösterir. Pilor darlığında kusmuk sütlü ve pıhtılıdır, içinde safra bulunmaz. Yeşil renkli kusmuk daralmanın safra kanalının açıldığı noktadan aşağıda olduğunu gösterir ve başka tabloları akla getirir. Yeşil kusmanın nedenlerini bağırsak tıkanıklığı başlığı altında anlattım.

Mide mukozası tahriş olduğunda kusmuğa kahve telvesi görünümünde kanlı bir renk eklenir. Kusmaların her beslenmeden sonra yinelemesi ve günler içinde şiddetlenmesi önemli bir ayırt edici bulgudur. Bebeklerde sık görülen yemek borusu kaçağı ise kilo kaybına yol açmaz ve zamanla geriler. İki tablonun ayrımı için gastroözofageal reflü başlığına da bakmanızı öneriyorum.

Bebeğin Kusmasına Rağmen Sürekli Aç Olması Neden Tipiktir?

Bebeğin kusmasına rağmen aç kalması, kusmanın bir hastalık hâlinden değil, mekanik bir engelden kaynaklandığını gösterir. Bebek mideyi boşalttıktan hemen sonra yeniden emmek ister ve huzursuzca ağlar. Bu görünüm, enfeksiyona bağlı kusmalardan tümüyle farklıdır. Enfeksiyonda bebek halsizdir ve beslenmeyi reddeder.

Besin mideden geçemediği için bebek kalori alamaz ve kilo almayı bırakır. Birkaç gün içinde doğum kilosunun altına düşen bebekler görürüm. İdrar miktarı azalır, bez uzun süre kuru kalır ve dışkılama seyrekleşir. Sıvı kaybı ilerlerse gözler çöker, bıngıldak basıklaşır ve cilt elastikiyetini yitirir.

Muayenede karın üst bölümünde soldan sağa ilerleyen mide hareketleri gözle görülebilir. Sağ üst karında zeytin büyüklüğünde sert bir kitle ele gelebilir. Uzun süren olgularda ciltte hafif bir sarılık ortaya çıkar. Bu bulguların hepsinin birlikte bulunması gerekmez ve tek bir bulgu da değerlendirme için yeterlidir.

Ultrason ve Kan Tetkikleri Ne Gösterir?

Ultrason ve kan tetkikleri birbirini tamamlar; biri tanıyı koyar, diğeri bebeğin ne kadar bozulduğunu gösterir. Ultrasonda kalınlaşmış kas tabakası ve uzamış kanal doğrudan ölçülür. Mide içeriğinin ince bağırsağa geçmediği aynı incelemede izlenir. Bu bulgular tanıyı güvenle koymamı sağlar ve başka bir görüntülemeye genellikle gerek kalmaz.

Ultrason belirsiz kalırsa kontrastlı mide çekimi isterim. Bu inceleme mide çıkışının görünümünü ve geçişin ne ölçüde engellendiğini gösterir. Bebeğin yaşına uygun ölçüm sınırlarını değerlendirirken kilo ve gebelik haftasını da hesaba katarım. Darlık bulunmayan bebeklerde tanı yeniden gözden geçirilir.

Kan tetkiklerinde kusmaya bağlı tuz ve asit kayıpları ortaya çıkar. Mide asidi ile birlikte klor kaybedildiği için kanın asit dengesi bozulur ve potasyum düzeyi düşer. Kan gazı incelemesi bu bozulmanın derecesini gösterir. Bu değerler tedavinin ilk basamağını doğrudan belirler.

Ameliyat Öncesi Sıvı Düzeltmesi Neden Şart?

Ameliyat öncesi sıvı düzeltmesi, bebeğin anesteziyi güvenli biçimde atlatması için zorunlu bir basamaktır. Mide çıkışındaki darlık yaşamı doğrudan tehdit eden bir acil ameliyat nedeni değildir. Asıl acil olan, kusmalarla bozulan sıvı ve tuz dengesinin düzeltilmesidir. Bu düzeltmeye sıvı ve elektrolit tedavisi adı verilir.

Dengesi bozulmuş bir bebekte anestezi sonrası solunum duraklaması olasılığı artar. Bu yüzden damar yolu açılır ve eksik olan sıvı, klor ile potasyum yerine konur. Düzelme bazı bebeklerde saatler, bazılarında bir iki gün sürer. Bu dönemde ağızdan beslenmeyi keser ve mideyi sonda ile boşaltırım.

Kan değerleri uygun düzeye geldiğinde ameliyatı planlarım. Kalınlaşmış kas liflerinin boylu boyunca ayrılmasıyla mide çıkışı yeniden genişler ve mukoza açılmaz. Bu işlemin basamaklarını ve iyileşme sürecini piloromiyotomi başlığı altında ayrıntılı anlattım. Bekleme süresini kısaltmak adına hazırlığı atlamak doğru bir yaklaşım değildir.

Ameliyattan Sonra Beslenme Ne Zaman Başlar?

Ameliyattan sonra beslenme genellikle aynı gün içinde, küçük miktarlarla başlar. Önce şekerli su ya da az miktarda anne sütü verilir. Bebek tolere ederse miktar belirli aralıklarla artırılır. Hedef, ilk bir iki gün içinde olağan beslenme düzenine dönmektir.

İlk günlerde bir miktar kusmanın sürmesi beklenen bir seyirdir. Mide uzun süre daralmış bir kapıya karşı çalıştığı için gerilmiş ve yorulmuştur. Bu nedenle boşaltma işlevi hemen düzelmez ve genellikle iki gün içinde yerine oturur. Kusmaların miktarı ve sıklığı her beslenmede azalıyorsa süreç olağan ilerliyor demektir.

Bir haftadan sonra süren güçlü kusmalarda bebeği yeniden değerlendiririm. Böyle durumlarda yemek borusu kaçağı ya da kas ayrılmasının yetersiz kalması gündeme gelir. Bebeği kilo alımı, idrar çıkışı ve yara iyileşmesi açısından izlerim. Kilo eğrisinin yeniden yükselmeye başlaması, mide çıkışının açıldığını gösteren en güvenilir işarettir. Kontrol muayenesinde beslenme düzenini birlikte gözden geçiririz.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Bebeğimin kusması normal mi, yoksa pilor darlığı mı?
Bebeklerde beslenme sonrası ağız kenarından taşan kusmalar sık görülür ve çoğu kendiliğinden geriler. Pilor darlığında ise kusma basınçlı biçimde fışkırır, her beslenmeden sonra yinelenir ve günler içinde şiddetlenir. Ayırt edici en önemli bulgu bebeğin kilo almayı bırakmasıdır. Kusmanın içinde safra bulunmaması da bu tabloya işaret eder. Bebeğin tartısını düzenli izlemeniz bu ayrımı kolaylaştırır.
Süt değiştirmek ya da porsiyonu küçültmek kusmayı azaltır mı?
Mide çıkışında mekanik bir daralma varsa beslenme değişiklikleri kalıcı bir çözüm sağlamaz. Porsiyonu küçültmek kusma sayısını bir süre azaltabilir, ancak bebek bu kez yeterli kalori alamaz. Formül değiştirmek de darlığı etkilemez ve yalnızca zaman kaybına yol açar. Bu nedenle kusmalar şiddetleniyorsa beslenme denemelerini sürdürmek yerine değerlendirme isterim. Tanı konduktan sonra beslenme düzenini birlikte planlarız.
Pilor stenozu ilaçla düzelir mi?
Kalınlaşmış kas tabakasını ilaçla eski hâline getirmek mümkün olmaz. Kas gevşeticilerle yapılan denemeler uzun süreli hastane yatışı gerektirir ve sonuçları güvenilir değildir. Bu nedenle kalıcı çözüm kas liflerinin ayrılmasıdır. İşlem sonrası mide çıkışı yeniden genişler ve bebek olağan biçimde beslenir. Nadir durumlarda ilaç tedavisinin neden gündeme geldiğini görüşmede anlatırım.
Ameliyat acil mi, hemen o gün yapılır mı?
Mide çıkışındaki darlık saatler içinde yaşamı tehdit eden bir tablo değildir. Acil olan, kusmalarla bozulan sıvı ve tuz dengesinin düzeltilmesidir. Bu düzeltme bazı bebeklerde saatler, bazılarında bir iki gün sürer. Kan değerleri uygun düzeye geldiğinde ameliyatı planlarım. Hazırlığı atlayarak ameliyata girmek anestezi açısından güvenli olmaz.
Ameliyattan sonra kusma yine olur mu?
İlk günlerde bir miktar kusmanın sürmesi beklenen bir seyirdir. Mide uzun süre daralmış bir kapıya karşı çalıştığı için gerilmiş ve yorulmuştur. Bu nedenle boşaltma işlevi hemen değil, genellikle iki gün içinde yerine oturur. Kusmaların miktarı ve sıklığı her beslenmede azalıyorsa süreç olağan ilerliyor demektir. Bir haftadan sonra süren güçlü kusmalarda bebeği yeniden değerlendiririm.
Bebek ameliyattan sonra ne zaman emmeye başlar?
Beslenmeye çoğu bebekte aynı gün içinde başlanır. Önce şekerli su ya da az miktarda anne sütü verilir ve tolere edilirse miktar belirli aralıklarla artırılır. Hedef, ilk bir iki gün içinde olağan beslenme düzenine dönmektir. Anne sütünü kesmenizi istemem, yalnız miktarı ve aralıkları ben belirlerim. Taburculuk öncesinde beslenme programını size yazılı olarak veririm.
Bu durum ikinci çocuğumda da olur mu?
Ailede benzer bir öykünün bulunması olasılığı bir ölçüde artırır. Özellikle anne ya da babada aynı tablo görülmüşse kardeşlerde dikkatli olmak gerekir. Buna karşın kardeşlerin çoğunda bu daralma hiç gelişmez. İkinci bebeğinizde ilk haftalarda kusma başlarsa beklemeden değerlendirme isterim. Erken tanı bebeğin sıvı kaybı yaşamasını önler.
Ameliyat yerinde iz kalır mı?
Kesinin yeri ve büyüklüğü seçilen yönteme göre değişir. Göbek kıvrımından ya da sağ üst karından yapılan küçük kesiler zamanla silikleşir. Kapalı yöntemde ise birkaç milimetrelik deliklerden çalışılır. İz görünümü bebeğin cilt yapısına ve iyileşme biçimine göre kişiden kişiye farklılık gösterir. Yara bakımını doğru yapmanız iyileşmenin düzgün olmasına katkı sağlar.
Bebeğin bıngıldağının çökmesi ne anlama gelir?
Bıngıldağın çökmesi sıvı kaybının ilerlediğini gösteren önemli bir bulgudur. Yanında bezin uzun süre kuru kalması, ağzın kuruması, gözlerin çökmesi ve bebeğin halsizleşmesi görülür. Bu bulguları gördüğünüzde evde sıvı vermeye çalışmak yeterli olmaz. Bebeğin damar yolundan sıvı tedavisine alınması gerekir. Böyle bir tabloda beklemeden başvurmanızı isterim.
Kusmuğun kahverengi olması tehlikeli mi?
Kahve telvesi görünümündeki kusmuk, mide mukozasının tahriş olduğunu ve sızıntı biçiminde kanama bulunduğunu gösterir. Bu bulgu tablonun bir süredir devam ettiğine işaret eder. Kanama genellikle tedavi ile kendiliğinden durur ve ayrı bir girişim gerektirmez. Yine de kusmukta kan gördüğünüzde beklemeden başvurun. Parlak kırmızı ve bol miktarda kanama ise ayrı bir değerlendirme ister.
Yeşil kusma da pilor darlığında görülür mü?
Mide çıkışındaki darlıkta kusmuk safra içermez, çünkü engel safra kanalının bağırsağa açıldığı noktanın üstündedir. Yeşil renkli kusmuk engelin daha aşağıda bulunduğunu gösterir. Bu durumda bağırsak tıkanıklığına yol açan başka nedenleri araştırırım. Yeşil kusma her yaş grubunda beklemeden başvuru gerektiren bir bulgudur. Kusmuğun rengini bana tarif etmeniz tanıyı hızlandırır.
Ameliyattan sonra uzun dönemde bir sorun kalır mı?
Kas liflerinin ayrılmasından sonra mide çıkışı kalıcı biçimde açık kalır ve darlığın yinelemesi beklenmez. Çocuklar olağan beslenir, kilo ve boy gelişimleri yaşıtlarına yetişir. Bazı bebeklerde ilk aylarda yemek borusu kaçağına bağlı şikâyetler sürebilir ve bu durum ayrı değerlendirilir. Uzun dönemde sindirim işlevinde kalıcı bir kısıtlama görmüyorum. Kontrolleri ilk aylarda kilo alımını izlemek için planlarım.
Tanı için mutlaka film çekilmesi gerekir mi?
Çoğu bebekte ultrason tanı için yeterli olur ve ışın içeren bir inceleme gerekmez. Ultrasonda kalınlaşmış kas tabakası ve uzamış kanal doğrudan ölçülür. Sonuç belirsiz kalırsa kontrastlı mide çekimi isterim. Bu inceleme mide çıkışının görünümünü ve geçişin ne ölçüde engellendiğini gösterir. Tetkik sayısını gereksiz biçimde artırmayı doğru bulmuyorum.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Pyloric Stenosis
  2. PubMed — Hypertrophic pyloric stenosis
  3. MedlinePlus — Pyloric Stenosis