İçeriğe geç
Çocuk Cerrahisi Uzmanı · 0–18 yaş 0312 911 77 77 Pazartesi – Cuma · 09.00 – 18.00
Randevu Al
Hastalık

Nöroblastom

Nöroblastom nereden kaynaklanır, belirtileri neden çeşitlidir, tanı ve evrelemede neler yapılır, ameliyatın tedavideki yeri nedir.

Bazı tümörler kendilerini karında ele gelen bir kitleyle, bazıları ise topallama, göz kapağında morluk ya da inatçı bir ishalle gösterir. Nöroblastom, çocukluk çağında bu kadar farklı biçimde karşıma çıkabilen az sayıdaki tümörden biridir. Bu çeşitliliğin nedeni, tümörün köken aldığı sinir dokusunun vücutta geniş bir alana yayılmış olmasıdır. Tanı yolu uzun görünse de belirli bir sırayla ilerlendiğinde kısa sürede netleşir. Aileye süreci baştan anlatmak, belirsizliğin yarattığı yükü belirgin biçimde azaltıyor.

Nöroblastom Nedir, Nereden Kaynaklanır?

Nöroblastom, sinir sisteminin gelişmekte olan hücrelerinden kaynaklanan bir tümördür ve nereden çıktığı çocuktan çocuğa değişir. Anne karnındaki gelişim sırasında bir grup sinir hücresi, böbrek üstü bezlerine ve omurganın iki yanında uzanan sinir zincirine yerleşir. Bu hücrelerin görevi, istem dışı çalışan sinir sisteminin bir bölümünü kurmaktır. Hücrelerin bir bölümü olgunlaşmasını tamamlamadan kalırsa bu hücrelerden tümör gelişebilir. Tümörün yerleşim yeri de bu nedenle sinir hücrelerinin yolculuk ettiği hat boyunca değişir.

En sık yerleşim yeri karın bölgesidir ve burada böbrek üstü bezinden kaynaklanır. Omurga boyunca uzanan zincir nedeniyle boyunda, göğüs boşluğunda ve leğen kemiği içinde de yerleşebilir. Karın içindeki katı tümörler arasında çocukta en sık gördüğüm gruplardan biridir. Tanı çoğunlukla beş yaşın altında, önemli bir bölümü iki yaşın öncesinde konur. Yenidoğan döneminde de görülür ve bazı bebeklerde gebelik ultrasonunda saptanır; bu dönemin ayrımlarını yenidoğanda karın şişliği ve kitle başlığında anlattım.

Belirtileri Neden Bu Kadar Çeşitlidir?

Belirtileri bu kadar çeşitli olmasının nedeni, tümörün hem yerleşim yerine hem de salgıladığı maddelere bağlı bulgular vermesidir. Karın bölgesindeki tümörler ele gelen bir kitle, karın şişliği, çabuk doyma ve kabızlık yapar. Göğüs boşluğundaki tümörler öksürük, hırıltılı solunum ve nefes darlığıyla kendini gösterir. Omurga kanalına doğru uzanan tümörler sinir köklerine baskı yaparak bacaklarda güçsüzlük, yürüme bozukluğu ve idrar tutma sorunu ortaya çıkarır. Leğen kemiği içindeki tümörler ise kabızlık ve idrar yapma güçlüğüyle fark edilir.

İkinci bulgu grubu yayılım yerlerinden kaynaklanır. Kemik ve kemik iliği tutulumunda kemik ağrısı, topallama, yürümeyi reddetme, solukluk ve kolay morarma görülür. Göz çevresindeki kemiklere yayılım göz kapağında morluk ve gözün öne doğru itilmesine yol açar. Bebeklerin bir bölümünde cilt altında mavimsi küçük kabarıklıklar belirir ve karaciğer büyür. Üçüncü grup, tümör hücrelerinin kana salgıladığı maddelerle ilgilidir; terleme, ciltte kızarma, çarpıntı, tansiyon yüksekliği ve inatçı sulu ishal bu yolla ortaya çıkar. Nadir görülen bir tabloda ise gözlerde istemsiz hızlı hareketler ve denge bozukluğu gelişir; boyun ve göğüs üst bölümündeki tümörlerde tek taraflı küçük göz bebeği ile düşük göz kapağı dikkat çeker. Karında kitle veren diğer nedenleri ayırt etme basamaklarını karında ele gelen kitle başlığında topladım.

Bebeklerde Bazı Tümörlerin Kendiliğinden Gerilemesi Ne Demektir?

Bebeklerde bazı tümörlerin kendiliğinden gerilemesi, tümörün tedavi verilmeden küçülmesi ya da olgunlaşarak zararsız bir dokuya dönüşmesi anlamına gelir. Bu durum özellikle bir yaşın altındaki bebeklerde ve sınırlı yerleşimli tümörlerde gözlenir. Olgunlaşmasını tamamlamamış hücrelerin bir bölümü zaman içinde gelişimini sürdürür ve tümör özelliğini yitirir. Hücrelerin programlı ölüm sürecine girmesi de gerilemede rol oynar. Bu nedenle seçilmiş bebeklerde tedaviye hemen başlamak yerine yakın izlem planlanır ve buna izlem yaklaşımı adını veriyorum.

Bu yaklaşımın her bebeğe uygulanmadığını açıkça söylemek isterim. İzlem kararı için tümörün boyutu, yerleşimi, görüntüleme bulguları, patoloji ve genetik incelemeler belirli ölçütleri karşılamalıdır. Ayrıca ailenin sık kontrollere gelebilmesi ve gerektiğinde hızla tedaviye geçilebilmesi gerekir. İzlem süresince görüntüleme ve idrar belirteçleri belirli aralıklarla yinelenir. Tümör büyümeye başlarsa ya da yeni bir bulgu çıkarsa plan hemen değiştirilir. Bu kararı tek başıma vermem; çocuk onkolojisi, radyoloji ve patoloji ile birlikte alırım.

Tanı ve Evrelemede Hangi Tetkikler Kullanılır?

Tanı ve evrelemede kullanılan tetkikleri belirli bir sırayla isterim. İlk adım ultrasondur; bu inceleme kitlenin hangi organdan çıktığını ve içeriğini gösterir. İkinci adımda manyetik rezonans ya da tomografi incelemesi yapılır; bu yöntemler kitlenin sınırını, büyük damarları sarıp sarmadığını ve omurga kanalına uzanıp uzanmadığını ortaya koyar. Cerrahi girişimin ne kadar güç olacağını belirleyen ölçütler tam olarak bu görüntülemeyle tanımlanır. Üçüncü adımda idrarda, sinir dokusu tümörlerine özgü yıkım ürünleri ölçülür ve bu değerler izlemde de kullanılır.

Kan tetkikleri ve kemik iliği değerlendirmesi aynı dönemde tamamlanır. Tam kan sayımı, böbrek ile karaciğer işlev testleri ve bazı kan göstergeleri istenir; kemik iliği iki taraflı örneklemeyle incelenir. Yayılımı bütün vücutta görmek için sinir dokusu tümörlerine yönelik işaretli madde kullanılan nükleer tıp görüntülemesi yapılır. Kesin tanı ise doku incelemesiyle konur; alınan örnekte hücre özellikleri ve genetik değişiklikler ayrıntılı biçimde araştırılır. Çocuğun yaşı, yayılım durumu, patoloji bulguları ve genetik sonuçlar bir arada değerlendirilerek bir risk grubu belirlenir. Tedavi planının tümü bu risk grubuna göre kurulur ve plan tüm sonuçlar elde edilmeden açıklanmaz.

Ameliyatın Tedavideki Yeri Nedir?

Ameliyatın tedavideki yeri, tümörün yerleşimine ve risk grubuna göre değişir. Sınırlı yerleşimli ve düşük riskli tümörlerde kitlenin çıkarılması tek başına yeterli olabilir. Bu çocuklarda ameliyat hem tedaviyi tamamlar hem de kesin tanıyı sağlar. Büyük ve komşu damarları saran tümörlerde ise doğrudan çıkarmayı zorlamam, çünkü böyle bir girişim komşu organları tehlikeye atar. Bu durumda önce ilaç tedavisi verilir, kitle küçüldükten sonra çıkarma planlanır.

Cerrahinin bazı çocuklarda ilk görevi doku elde etmektir. Biyopsiyle alınan örnek, hem hücre türünü hem de risk grubunu belirleyecek genetik incelemeleri yapmaya yeter. Omurga kanalına uzanan ve sinirlere baskı yapan tümörlerde girişimi geciktirmem; bu tablolarda basıncı azaltmak için ilaç tedavisi ya da cerrahi hızla devreye girer ve planı çocuk beyin cerrahisiyle birlikte kurarım. Tümörün tamamının çıkarılamadığı durumlarda tedavi ilaç ve gerektiğinde ışın tedavisiyle sürer. Seçilmiş bebeklerde ise hiç ameliyat yapılmadan izlem tercih edilir. Tedavinin bütününü ve ailenin bu süreçteki yerini çocukta kanser şüphesi ve süreç başlığında ayrıntılı anlattım.

Uzun Dönem Takip Nasıl Yürür?

Uzun dönem takip, aralıkları risk grubuna göre belirlenen bir programla yürür. İlk yıllarda muayene, görüntüleme ve idrar belirteçleri sık aralıklarla yinelenir. Kemik iliği tutulumu olan çocuklarda bu değerlendirme de izlem programına eklenir. Aralıklar zaman geçtikçe seyrekleşir, ancak izlem yıllar boyunca sürer. Her görüşmede çocuğun boy, kilo ve gelişim verilerini kaydederim.

İzlemin ikinci amacı tedavinin geç etkilerini yakalamaktır. Kullanılan ilaçlara bağlı olarak işitme, kalp işlevi, böbrek işlevi ve hormon düzeni belirli aralıklarla değerlendirilir. Işın tedavisi uygulanan bölgelerde büyüme ve doku gelişimi ayrıca izlenir. Diş gelişimi, üreme sağlığı ve okul başarısı da izlem başlıkları arasına girer. Çocuğun ve ailenin ruh sağlığı için destek, tedavi bittikten sonra da sürdürülür. İzlem görüşmelerine düzenli gelmenizi özellikle isterim, çünkü erken fark edilen bir değişiklik daha küçük bir girişimle çözülür.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma:

Sık sorulan sorular

Çocuğumun göz kapağında morluk var ve düşmedi, bu ne anlama gelir?
Darbe öyküsü olmadan ortaya çıkan ve geçmeyen göz kapağı morluğu dikkat gerektiren bir bulgudur. Sinir dokusundan kaynaklanan tümörlerde göz çevresindeki kemiklere yayılım bu görüntüyü oluşturabilir. Aynı dönemde gözün öne doğru itilmesi, solukluk ve kolay morarma eşlik edebilir. Böyle bir tabloda değerlendirmeyi geciktirmem ve görüntülemeyi hızla planlarım. Her göz kapağı morluğu bu anlama gelmez, ancak nedeni açıklanamayan morluk incelenmelidir.
Çocuğum yürümek istemiyor ve bacakları ağrıyor, tümörle ilgisi olabilir mi?
Kemik ve kemik iliği tutulumu olan çocuklarda yürümeyi reddetme, topallama ve kemik ağrısı ilk bulgu olabilir. Bu yakınmalar çoğu zaman büyüme ağrısı ya da bir düşme sonrası sanılır. Ağrının geceleri uyandırması, solukluk, kolay morarma ve uzun süren ateş eşlik ediyorsa değerlendirme gerekir. Omurga kanalına uzanan tümörlerde ise bacaklarda güçsüzlük ve idrar tutma sorunu görülür. Bu bulgular varsa beklemeden başvurmanızı isterim.
İshal bir tümör belirtisi olabilir mi?
Sinir dokusundan kaynaklanan bazı tümörler kana hormon benzeri maddeler salgılar. Bu maddelerden biri bağırsak hareketlerini ve sıvı salgısını artırarak inatçı, sulu bir ishale yol açar. Bu tablo enfeksiyon kaynaklı ishallerden farklı olarak haftalar boyunca sürer ve beslenme düzenlemeleriyle geçmez. Çocuğun kilo kaybı ve halsizliği eşlik eder. Uzun süren, nedeni açıklanamayan ishallerde bu olasılığı da gözden geçiririm.
Tümör kendiliğinden geçebiliyorsa neden bazı çocuklarda tedavi veriliyor?
Kendiliğinden gerileme yalnız belirli bir grupta, çoğunlukla bir yaşın altındaki bebeklerde ve sınırlı yerleşimli tümörlerde görülür. Bu bebeklerde tümörün boyutu, görüntüleme bulguları, patoloji ve genetik incelemeler belirli ölçütleri karşılamalıdır. Ölçütler karşılanmıyorsa beklemek değerli zamanı harcar. Yayılım gösteren ya da genetik olarak farklı davranan tümörlerde tedaviye hemen başlamak gerekir. Bu ayrımı çocuk onkolojisi ile birlikte, tüm sonuçları gördükten sonra yaparım.
İzlem kararı verilirse ne sıklıkta kontrole geleceğiz?
İzlem yaklaşımı seçildiğinde kontroller sık aralıklarla planlanır. İlk dönemde muayene, ultrason ve idrar belirteçleri birkaç haftada bir yinelenir. Tümör küçülmeye başladığında aralıklar kademeli olarak açılır. Bu süreçte ailenin kontrollere düzenli gelebilmesi kararın ön koşuludur. Tümörün büyümesi ya da yeni bir bulgunun ortaya çıkması durumunda plan hemen değiştirilir.
Kemik iliği incelemesi nasıl yapılıyor, çocuğum acı duyar mı?
Kemik iliği incelemesi, leğen kemiğinin arka bölümünden ince bir iğneyle örnek alınarak yapılır. İşlem çocuk uyutulmuş durumdayken gerçekleştirilir, bu nedenle işlem sırasında acı duymaz. İki taraftan örnek alınması tümör hücrelerinin varlığını daha güvenilir biçimde gösterir. İşlemden sonra bölgede birkaç gün süren hafif bir hassasiyet olabilir. Mümkün olduğunda bu işlemi başka bir girişimle aynı seansta yaparak anestezi sayısını azaltırım.
Genetik inceleme neden yapılıyor, bize ne söyleyecek?
Tümör hücrelerinde yapılan genetik incelemeler, tümörün nasıl davranacağına ilişkin önemli bilgi verir. Belirli gen değişiklikleri tümörün daha hızlı ilerleyebileceğini gösterir ve tedavi yoğunluğunu etkiler. Bu inceleme çocuğun kendi kalıtsal yapısını değil, tümör dokusunu değerlendirir. Sonucun gelmesi birkaç hafta sürebilir ve plan bu sonuç beklenerek kurulur. Ailede kalıtsal bir yatkınlık kuşkusu varsa ayrıca çocuk genetiği görüşü isterim.
Ameliyatta tümörün tamamı çıkarılamazsa ne olur?
Tümörün tamamının çıkarılamadığı durumlar bu tümör grubunda nadir değildir. Büyük damarları saran tümörlerde çıkarmayı zorlamak komşu organları tehlikeye atar, bu nedenle sınırı aşmam. Geriye kalan doku ilaç tedavisi ve gerektiğinde ışın tedavisiyle hedef alınır. Ameliyattan sonra görüntüleme ve idrar belirteçleriyle kalan dokunun davranışı izlenir. Tedavi planı tek bir girişime değil, basamakların bütününe dayanır.
Omurga kanalına uzanan tümörlerde acele edilmesi gerekiyor mu?
Omurga kanalına uzanan tümörlerde sinir köklerine baskı söz konusudur ve bu baskı kalıcı sinir hasarına yol açabilir. Bacaklarda güçsüzlük, yürüyüş bozukluğu, idrar ya da dışkı tutma sorunu bu tabloyu düşündürür. Böyle bir bulguda değerlendirmeyi acil koşullarda yapar, basıncı azaltmak için hızla harekete geçerim. Seçeneklerden biri hemen ilaç tedavisi başlamak, diğeri cerrahi girişimdir. Kararı çocuk beyin cerrahisi ve çocuk onkolojisi ile birlikte veririm.
Tedavi kaç ay sürer?
Tedavi süresi risk grubuna göre belirgin biçimde değişir. Sınırlı yerleşimli ve düşük riskli tümörlerde yalnız cerrahi ya da kısa süreli bir tedavi yeterli olabilir. Yayılım gösteren tümörlerde ise tedavi aylar süren basamaklardan oluşur ve ilaç tedavisi, cerrahi, ışın tedavisi ile destek tedavileri içerir. Planın tümü baştan yazılır ve her basamak sonunda yeniden değerlendirilir. Süreyi tüm sonuçlar elde edildikten sonra, tahmine dayanmadan anlatırım.
İdrar tetkiki ile tümör takip edilebiliyor mu?
Bu tümör grubunda hücreler, idrarla atılan belirli yıkım ürünleri üretir. Bu ürünlerin düzeyi tanı aşamasında yol gösterir ve tedavi süresince izlemde kullanılır. Değerlerin düşmesi tedaviye yanıt alındığını destekler, yeniden yükselmesi ise yeni bir değerlendirme gerektirir. İdrar örneğinin belirli koşullarda toplanması gerekir ve bunu ailelere yazılı olarak anlatırım. Bu tetkik görüntülemenin yerine geçmez, onu tamamlar.
Tedavi bittikten sonra uzun dönemde nelere dikkat edilecek?
Tedavi bittikten sonra izlem sürer ve yalnız tümöre değil, tedavinin etkilerine de bakılır. Kullanılan ilaçlara bağlı olarak işitme, kalp işlevi, böbrek işlevi ve hormon düzeni belirli aralıklarla değerlendirilir. Işın tedavisi uygulanan bölgelerde büyüme ve doku gelişimi ayrıca izlenir. Diş gelişimi, üreme sağlığı ve okul başarısı da izlem başlıkları arasındadır. Çocuğun ve ailenin ruh sağlığı desteği tedavi sonrası dönemde de sürdürülür.
Bu tümör kalıtsal mı?
Çocuklarda görülen bu tümörlerin büyük bölümü ailede yineleyen bir kalıtım örüntüsü göstermez. Az sayıda çocukta ise ailesel bir yatkınlık tanımlanmıştır ve bu durumda birden fazla odak ya da erken yaş dikkat çeker. Ailede benzer tanı almış kişiler varsa bunu bana bildirmenizi isterim. Böyle bir kuşku varsa çocuk genetiği değerlendirmesi ve kardeşler için izlem planı kurarız. Bu değerlendirme olmadan kalıtsal bir geçişten söz etmem.

Kaynakça

Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.

  1. National Cancer Institute (NCI) — Neuroblastoma
  2. PubMed — Neuroblastoma management
  3. StatPearls (NCBI Bookshelf) — Neuroblastoma