İçeriğe geç
Çocuk Cerrahisi Uzmanı · 0–18 yaş 0312 911 77 77 Pazartesi – Cuma · 09.00 – 18.00
Randevu Al
Sünnet

Sünnet Yöntemleri

Sünnet yöntemlerini karşılaştırdım: klasik cerrahi, klemp ve koter nasıl uygulanır, seçimi ne belirler, tanıtım sözleri ne kadar gerçekçi.

Sünnette birden çok teknik kullanılır ve bunlar arasında ülkemizde yaygın olarak uygulananı açık cerrahi yöntemdir. Aileler bana genellikle hangi tekniğin tercih edilmesi gerektiğini sorar. Teknikler arasındaki farklar, tanıtım dilinde anlatıldığı kadar büyük değildir. Sonucu belirleyen asıl etken, uygulamanın özenli yapılması ve çocuğun anatomisine uygun seçimdir. Bu nedenle yöntemi çocuğun yaşına, deri yapısına ve eşlik eden bulgulara göre belirlerim.

Hangi Sünnet Yöntemleri Kullanılır?

Sünnet yöntemleri, kesinin nasıl yapıldığına ve kesi kenarlarının nasıl kapatıldığına göre gruplanır. İlk grup açık cerrahi tekniklerdir; deri bistüri ya da makasla kesilir, kanama durdurulur ve kenarlar eriyebilen dikişlerle karşılıklı getirilir. İkinci grup klemp yöntemleridir; deri bir aparatla sıkıştırılarak kesilir ve kanama basınçla denetlenir. Üçüncü grup enerji yardımıyla kesi yapan tekniklerdir; burada ısı ya da elektrik akımı hem keser hem kanamayı durdurur.

Klemp sınıfında birbirinden farklı tasarımlar bulunur. Bir bölümü metal çan biçimindedir ve özellikle yenidoğanda kullanılır. Bir bölümü tek kullanımlık plastiktir ve değişik boylarda üretilir. Penis başına geçirilen ve bir iple sabitlenen halka biçimli aparatlar ise dokunun kendiliğinden ayrılmasına dayanır.

Enerji yardımıyla çalışan teknikler arasında elektrik akımı kullanan düzenekler ve yalnız ısıtılmış bir tel kullanan düzenekler yer alır. Halk arasında lazer sünnet denilen uygulamaların çoğu, gerçekte ısıtılmış tel ile yapılan kesidir. Gerçek lazer enerjisiyle yapılan sünnet denenmiş, ancak yaygınlaşmamıştır. Aparat adı yerine tekniğin sınıfını konuşmayı yeğlerim, çünkü aileyi yönlendiren bilgi aparatın adı değil uygulamanın niteliğidir.

Her Yöntem Nasıl Uygulanır?

Her yöntem kendi uygulama basamaklarını izler, ancak tümünde ortak olan bir hazırlık aşaması vardır. Bölge temizlenir, steril örtüyle sınırlanır ve anestezi uygulanır. Deri ile glans arasındaki fizyolojik yapışıklık nazikçe ayrılır. Çıkarılacak deri miktarı kesiden önce işaretlenir.

Açık cerrahi uygulamada deri, işaretlenen hattan dairesel biçimde kesilir. İç ve dış deri yaprakları ayrı ayrı değerlendirilir, kanayan noktalar tek tek denetlenir. Kenarlar eriyebilen ince dikişlerle karşılıklı getirilir, bu nedenle dikiş alma gerekmez. Frenulum bölgesindeki damar ayrı bir dikkat ister, çünkü geç kanamaların çoğu bu bölgeden gelişir.

Klemp uygulamasında aparat deriyi sıkıştırır ve bu basınç kanamayı durdurur. Sıkıştırılan hattın ötesindeki deri kesilir, aparat ise bir süre yerinde bırakılır. Tek kullanımlık klempler genellikle birkaç gün sonra çıkarılır, halka biçimli aparatlar ise bir hafta içinde kendiliğinden ayrılır. Enerji yardımıyla yapılan kesilerde ısı denetimi belirleyici olur; ısının çevre dokuya yayılması istenmeyen bir yanığa yol açar. Yenidoğanda hangi tekniğin öne çıktığını yenidoğan sünneti başlığında anlattım.

Yöntem Seçimi Neye Göre Yapılır?

Yöntem seçimi, aparatın adına değil çocuğun bulgularına göre yapılır. Çocuğun yaşı ilk ölçüttür; yenidoğanda küçük boyutlar nedeniyle ölçülü ve dar alanda çalışmaya olanak veren teknikleri yeğlerim. Büyük çocuklarda ve ergenlerde deri kalındır, damarlar belirgindir, bu nedenle kanama denetimi öne geçer. Deri bolluğu ya da deri yetersizliği de seçimi değiştirir.

Penis gövdesinde hafif bir eğrilik ya da gömülü görünüm varsa klemp sınıfındaki aparatları kullanmam. Bu çocuklarda deri ölçüsünü ameliyat sırasında ayarlayabildiğim açık cerrahi yaklaşımı seçerim. Daha önce sünnet yapılmış ve düzeltme gereken çocuklarda da aynı yaklaşımı izlerim. Kanama eğilimi olan çocuklarda kanama denetimini doğrudan görebildiğim bir teknik güven verir.

Anestezi türü de seçimle birlikte belirlenir. Lokal anestezi altında kısa sürede tamamlanması gereken bir işlemde tercihim değişir. Anestezi seçimine etki eden ölçütleri sünnette anestezi sayfasında anlattım. Hangi tekniği seçtiğimi ve neden seçtiğimi işlemden önce aileye açıklarım.

Lazer, Klemp ve Klasik Yöntem Arasında Gerçek Fark Nedir?

Lazer, klemp ve klasik yöntem arasındaki gerçek fark, ailelerin duyduğu anlatıdan farklıdır. İlk düzeltmem gereken nokta adlandırmadır: lazer sünnet olarak tanıtılan uygulamaların büyük bölümünde lazer enerjisi kullanılmaz. Bu uygulamalarda deri, elektrikle ısıtılmış bir tel ya da koter ucu ile kesilir. Koter yardımlı kesi kanamayı azaltır, buna karşın ısının çevre dokuya yayılması durumunda yüzeyel yanık ve deri soyulması görülebilir.

Klemp sınıfındaki aparatların asıl katkısı, uygulama süresini kısaltmalarıdır. Basınçla sağlanan kanama denetimi, özellikle yenidoğanda işlemi kolaylaştırır. Buna karşın aparatın boyu çocuğun ölçüsüne uymazsa çıkarılan deri miktarı istenenden az ya da fazla olur. Aparat yerinde kaldığı günlerde ailenin bakım talimatına uyması da gerekir.

Açık cerrahi yaklaşımın güçlü yanı, deri ölçüsünün ameliyat sırasında ayarlanabilmesidir. Eğrilik, deri dağılımı bozukluğu ve düzeltme gerektiren durumlarda bu esneklik belirleyici olur. Üç grubun sonuçları arasındaki farkların küçük olduğunu, uygulayan hekimin özeninin ise belirleyici olduğunu kaynaklar ortak biçimde bildirir. Bu nedenle yöntem adını öne çıkaran bir anlatıya değil, çocuğun muayene bulgularına bakmanızı isterim.

İyileşme Süreleri Yönteme Göre Değişir mi?

İyileşme süreleri yönteme göre az da olsa değişir, ancak fark ailelerin beklediği kadar büyük değildir. Açık cerrahi uygulamada yara yüzeyi genellikle bir hafta içinde kapanır. Eriyebilen dikişler iki ile üç hafta içinde kendiliğinden erir. Son görünümün oturması ise birkaç haftayı alır.

Klemp ile yapılan uygulamalarda aparatın çıkmasına kadar geçen günler ayrı bir dönem oluşturur. Aparat çıktıktan sonra alttaki yüzey birkaç gün daha nemli görünür. Halka biçimli aparatların kendiliğinden ayrılması bir haftayı bulur, bu dönemde bölgenin kuru tutulması gerekir. Enerji yardımıyla yapılan kesilerde yüzeyel bir kabuklanma oluşur ve bu kabuk kendiliğinden kalkar.

Yöntemden bağımsız olarak iyileşmeyi belirleyen ölçütler aynıdır. Bölgenin kuru tutulması, bezin sık değiştirilmesi, dar giysiden kaçınılması ve merhemin düzenli uygulanması süreyi kısaltır. Yara ve pansuman bakımının genel kurallarını yara ve pansuman bakımı başlığında topladım. Ateş, artan şişlik, kötü kokulu akıntı ve süren kanama hiçbir yöntemde olağan sayılmaz.

"Dikişsiz" ve "Ağrısız" İfadeleri Ne Kadar Gerçekçi?

"Dikişsiz" ve "ağrısız" ifadeleri tıbbi bir tanım değil, tanıtım dilidir. Dikiş kullanılmaması bir üstünlük göstergesi değildir; yalnız kanamanın başka bir yolla denetlendiği anlamına gelir. Klemp ile yapılan uygulamalarda kanama basınçla durdurulur, bu nedenle dikiş gerekmez. Buna karşın aynı işlemde kanama görülürse dikiş konur.

Eriyebilen dikişlerin alınması gerekmez ve çocuk dikiş alma işlemiyle karşılaşmaz. Ailelerin çekindiği şey genellikle dikişin kendisi değil, dikiş alma işlemidir. Bu ayrımı anlattığımda dikişli teknikle ilgili kaygı çoğu zaman azalır.

Ağrı konusundaki söz de olduğu gibi kabul edilemez. Sünnet bir cerrahi girişimdir; kesi yapılır, doku ayrılır ve iyileşme süreci başlar. Anestezi işlem sırasındaki ağrıyı ortadan kaldırır, ancak sonrasındaki ilk günlerde hafif bir rahatsızlık beklenir. Hiç ağrı duyulmayacağını söylemek, çocuğa ve aileye verilen bilginin güvenilirliğini zedeler. Aynı biçimde hiç iz kalmayacağı sözü de gerçeği yansıtmaz, çünkü her kesi ince bir çizgi bırakır. Benim yaptığım, beklentiyi gerçeğe yakın tutmak ve ağrıyı ilaçla denetlemektir.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma:

Sık sorulan sorular

Lazer sünnet gerçekten lazerle mi yapılıyor?
Lazer sünnet olarak tanıtılan uygulamaların büyük bölümünde lazer enerjisi kullanılmaz. Bu uygulamalarda deri, elektrikle ısıtılmış bir tel ya da koter ucu ile kesilir. Gerçek lazer enerjisiyle yapılan sünnet denenmiş, ancak yaygınlaşmamıştır. Bu nedenle yöntem adını değil, uygulamanın nasıl yapıldığını sormanızı öneririm.
Hangi yöntem daha az kanama yapar?
Kanama denetimi her üç yöntem grubunda farklı yolla sağlanır. Klemp uygulamasında basınç, koter yardımlı kesilerde ısı, açık cerrahide ise damarın tek tek denetlenmesi ve dikiş kanamayı durdurur. Doğru uygulandığında üç yaklaşımın da kanama denetimi yeterlidir. Kanama eğilimi bulunan çocuklarda, kanayan noktayı doğrudan görebildiğim açık cerrahi yaklaşımı yeğlerim.
Dikişsiz sünnet daha iyi bir yöntem mi?
Dikiş kullanılmaması bir üstünlük göstergesi değildir. Bu ifade yalnız kanamanın basınç gibi başka bir yolla denetlendiği anlamına gelir. Aynı işlemde kanama görülürse dikiş yine konur. Açık cerrahide kullanılan dikişler kendiliğinden eridiği için çocuk dikiş alma işlemiyle karşılaşmaz.
Dikişler sonradan alınacak mı?
Kullandığım dikişler kendiliğinden eriyen türdendir. Bu dikişler genellikle iki ile üç hafta içinde çözülür. Çocuğun dikiş almak için ikinci bir işleme girmesi gerekmez. Erimeden önce ucu dışarı çıkan bir iplik görürseniz kesmeye çalışmayın, kontrolde ben değerlendiririm.
Klemp kaç gün takılı kalıyor?
Süre aparatın türüne göre değişir. Tek kullanımlık klempler genellikle birkaç gün sonra çıkarılır. Penis başına geçirilen halka biçimli aparatlar ise bir hafta içinde kendiliğinden ayrılır. Bu dönemde bölgenin kuru tutulması ve aparatın çekiştirilmemesi gerekir.
Klemp düşmezse ne yapmalıyım?
Beklenen sürede ayrılmayan bir aparatı evde çıkarmaya çalışmayın. Kuruluk sağlanmazsa ayrılma gecikir, bu nedenle önce bölgenin kuru tutulup tutulduğunu gözden geçiririm. Gecikme sürerse aparatı muayenede kendim çıkarırım. Bu işlem kısa sürer ve çoğu çocukta ek bir anestezi gerektirmez.
Koter ile yapılan sünnetin riski var mı?
Koter yardımlı kesi kanamayı azaltır, ancak ısının çevre dokuya yayılması durumunda yüzeyel yanık ve deri soyulması görülebilir. Bu nedenle ısı ayarının ve uygulama süresinin dikkatle denetlenmesi gerekir. Küçük bebeklerde doku ölçüleri küçük olduğu için bu dikkat daha da önem taşır. Kaynaklar bu yöntem grubunu bu nedenle sınırlı biçimde önerir.
Yöntemi ben seçebilir miyim?
Ailenin beklentisini dinlerim, ancak son kararı muayene bulguları belirler. Deri bolluğu, deri yetersizliği, penis gövdesindeki eğrilik ve gömülü görünüm bazı teknikleri uygun dışı bırakır. Bu durumlarda hangi yaklaşımı seçtiğimi ve neden seçtiğimi işlemden önce açıklarım. Uygun olan birkaç seçenek varsa tercihinizi de dikkate alırım.
Gömülü penis görünümü olan çocukta hangi yöntem kullanılır?
Deri bolluğu nedeniyle penisin yağ yastığı içinde gömülü göründüğü çocuklarda klemp sınıfındaki aparatları kullanmam. Bu çocuklarda deri ölçüsünün ameliyat sırasında ayarlanabilmesi gerekir. Bu nedenle açık cerrahi yaklaşımı seçerim ve gereken durumda deri dağılımını düzeltirim. Planlamayı muayene sonrasında aileyle birlikte yaparım.
İyileşme hangi yöntemde daha hızlı?
Aradaki fark ailelerin beklediği kadar büyük değildir. Açık cerrahide yara yüzeyi genellikle bir hafta içinde kapanır. Klemp uygulamasında aparatın ayrılmasına kadar geçen günler ayrı bir dönem oluşturur ve altındaki yüzey birkaç gün daha nemli görünür. İyileşme süresini belirleyen asıl etken, bakımın düzenli yapılması ve bölgenin kuru tutulmasıdır.
Sünnet sonrasında iz kalır mı?
Her cerrahi kesi iyileşirken ince bir çizgi bırakır. Bu çizgi zamanla soluklaşır ve çoğu çocukta belirgin olmaz. Hiç iz kalmayacağı sözü gerçeği yansıtmaz, bu nedenle beklentiyi baştan doğru kurarım. İzin görünümünü etkileyen etkenler arasında deri yapısı, iyileşme süreci ve bakımın düzenli yapılması yer alır.
Ağrısız sünnet diye bir şey var mı?
Anestezi işlem sırasındaki ağrıyı ortadan kaldırır, bu nedenle çocuk kesi sırasında ağrı duymaz. Buna karşın anestezinin etkisi geçtikten sonra ilk günlerde hafif bir rahatsızlık beklenir. Bu rahatsızlığı yaşa uygun ağrı kesiciyle denetleriz. Hiç ağrı duyulmayacağını söylemek, çocuğa ve aileye verilen bilginin güvenilirliğini zedeler.
Daha önce yapılmış bir sünnetin görünümü düzeltilebilir mi?
Deri miktarının fazla ya da eksik kalması, kenarların düzensiz olması ve yapışıklık gelişmesi düzeltilebilen durumlardır. Düzeltme için dokunun tam olarak iyileşmesini beklerim, bu da genellikle birkaç ay sürer. Bu girişimlerde deri ölçüsünü ayarlayabildiğim açık cerrahi yaklaşımı kullanırım. Önce muayene edip düzeltmenin gerçekten gerekip gerekmediğini değerlendiririm.