Özofagus Atrezisi
Özofagus atrezisinde ilk bulgular, sonda ile tanı, ameliyatın kaç aşamada yapıldığı ve sonrasındaki yutma izlemini adım adım anlattım.
Özofagus atrezisi, yemek borusunun anne karnındaki gelişimi sırasında kesintiye uğramasıyla ortaya çıkan doğumsal bir tıkanıklıktır. Bebek doğduktan sonra ağzında köpüklü salya birikmesi, ilk beslenme denemesinde öksürük ve morarma gibi bulgular doğumu üstlenen ekibi hızla uyarır. Tanı çoğu zaman yaşamın ilk saatlerinde konur ve bebek beslenmeden önce değerlendirilir. Sürecin tamamı yenidoğan yoğun bakım ekibiyle birlikte yürür ve izlenecek yol her bebekte ayrı planlanır. Ailelerin ilk günlerde en çok ihtiyaç duyduğu şey, hangi adımların sırayla geleceğini sakin bir dille öğrenmektir.
Özofagus Atrezisi Nedir?
Özofagus atrezisi, yemek borusunun mideye ulaşamayıp kör bir kese biçiminde sonlanmasıdır. Anne karnındaki gelişimin ilk haftalarında soluk borusu ile yemek borusu tek bir borudan ayrılır. Bu ayrılma tamamlanmazsa yemek borusu kesintiye uğrar ve iki ucu birbirinden ayrı kalır. Bebeklerin büyük bölümünde alt uç ile soluk borusu arasında anormal bir bağlantı bulunur. Bu anormal bağlantıya trakeoözofageal fistül adı verilir. Fistülün yeri ve iki uç arasındaki mesafe her bebekte farklıdır. Bu iki ayrıntı izlenecek cerrahi yolu belirler. Tablonun neden oluştuğu tam olarak bilinmiyor. Kalıtsal etkenlerin ve gelişim sürecindeki aksamaların rol oynadığı düşünülür. Bebeklerin bir bölümünde kalp, omurga, böbrek ve makat bölgesini ilgilendiren ek anomaliler eşlik eder. Bu nedenle tanı konduğunda bebeği tek bir organ üzerinden değil, bir bütün olarak değerlendiririm.
Doğumdan Sonra Hangi Bulgular Uyarır?
Doğumdan sonra ilk uyarıcı bulgu, bebeğin ağzında ve burnunda sürekli köpüklü salya birikmesidir. Bebek tükürüğünü yutamadığı için salya ağız kenarından dışarı taşar. Aspirasyonla temizlenen salya kısa süre sonra yeniden birikir. İlk beslenme denemesinde öksürük, tıkanma ve morarma görülür. Verilen süt kör kesede birikir ve soluk yoluna kaçar. Soluk borusuyla bağlantı varsa mide havayla dolar ve karın belirgin biçimde şişer. Bazı bebeklerde ilk bulgu yalnız solunum sıkıntısı ve hızlı nefes almadır. Beslenmeyi denemeden önce ağızdan ince bir sonda ilerletilmesi bu bulguların önüne geçer. Tabloyu fark eden ekip beslenmeyi durdurur ve bebeği yarı oturur konumda izler. Ağız içinde biriken salya belirli aralıklarla boşaltılır ve bebek ısıtılmış bir ortamda tutulur. Doğumdan hemen sonra ağızdan su ya da mama verilmemesi bu tabloda en koruyucu adımdır. Erken fark edilen bebeklerde akciğerlerin korunması daha kolay olur.
Gebelikte Fazla Amniyon Sıvısı Neden İpucudur?
Gebelikte fazla amniyon sıvısı birikmesi, bebeğin sıvıyı yutamadığını düşündüren bir ipucudur. Bebek normalde amniyon sıvısını yutar ve bu sıvı bağırsaklardan emilerek dolaşıma katılır. Yemek borusu kesintiye uğramışsa yutulan sıvı mideye geçemez. Rahim içindeki sıvı miktarı bu nedenle beklenenin üzerine çıkar. Ultrasonda midenin küçük görünmesi ya da hiç görülmemesi kuşkuyu güçlendirir. Boyun bölgesinde kör kesenin dolup boşaldığının izlenmesi daha belirgin bir bulgudur. Buna karşın gebelikte yapılan ultrason her bebekte tanıyı göstermez. Bu nedenle fazla sıvı saptanan gebeliklerde doğumun ileri bakım verilebilen bir merkezde planlanmasını isterim. Doğum öncesinde kuşku varsa bebek ilk dakikadan itibaren beslenmeden değerlendirilir. Bu hazırlık ilk saatlerde kazanılan zamanı belirgin biçimde artırır.
Tanı Nasıl Doğrulanır?
Tanı, ağızdan ilerletilen ince bir sondanın mideye geçememesiyle doğrulanır. Sonda belirli bir noktada durur ve geri kıvrılır. Sonda yerinde bırakılarak çekilen akciğer ve karın filmi tıkanıklığın düzeyini gösterir. Filmde karın bölgesinde hava görülmesi, alt uç ile soluk borusu arasında bir bağlantı bulunduğunu düşündürür. Karında hiç hava yoksa bağlantısız bir biçim akla gelir ve iki uç arasındaki mesafe genellikle uzun olur. Tanı doğrulandıktan sonra kalp ultrasonu, böbrek ultrasonu ve omurga değerlendirmesi isterim. Eşlik eden anomalilerin bilinmesi ameliyat sırasını ve anestezi planını değiştirir. Baryumlu çalışmalar soluk yoluna kaçış tehlikesi taşıdığı için rutin olarak kullanılmaz. Soluk borusunun içinin görüntülenmesi bazı bebeklerde fistülün yerini netleştirir. Bu değerlendirmelerin tamamı bebeğin ısısı ve solunumu korunarak yapılır. Tanı aşamasında aileye hangi tetkikin neden istendiğini tek tek açıklarım. Ailenin süreci anlaması, sonraki günlerde alınacak kararları birlikte yürütmeyi kolaylaştırır.
Ameliyat Ne Zaman ve Kaç Aşamada Yapılır?
Ameliyatın ne zaman ve kaç aşamada yapılacağı, iki uç arasındaki mesafeye ve bebeğin genel durumuna göre belirlenir. Bebeğin ısısı, kan şekeri, sıvı dengesi ve solunumu yerine oturduktan sonra işlemi planlarım. İki uç birbirine yeterince yakınsa soluk borusuyla olan bağlantı kapatılır ve uçlar tek seansta birleştirilir. Mesafe uzunsa tek seansta birleştirme zorlanır. Bu bebeklerde önce beslenme için mideye bir yol sağlanır ve uçların büyümesi beklenir. Birleştirme ikinci bir seansta, aylar sonra yapılır. Göğüs boşluğuna açık yöntemle ya da kapalı yöntemle girilir. Yöntem seçimi bebeğin ağırlığına, akciğer durumuna ve anatomiye göre değişir. Yenidoğan döneminde yapılan cerrahi girişimlerin genel çerçevesi yenidoğan cerrahisi başlığı altında yer alır. İşlemden sonra bebek bir süre solunum desteğiyle izlenir ve beslenmeye kademeli olarak geçilir. Bebeğin ağızdan beslenmeye ne zaman başlayacağı, birleştirme yerinin iyileşmesine göre belirlenir. Zamanlamayı aileyle birlikte, her adımı önceden açıklayarak planlarım.
Sonrasında Yutma ve Reflü Nasıl Takip Edilir?
Sonrasında yutma işlevi ve mide içeriğinin geri kaçışı düzenli aralıklarla takip edilir. Birleştirme yerinde zamanla daralma gelişebilir ve bebek katı gıdaya geçtiğinde takılma yaşar. Yutarken öğürme, aynı lokmayı uzun süre ağızda tutma ve kusma bu daralmayı düşündürür. Daralma saptanırsa genişletme işlemleri uygulanır ve gerekirse tekrarlanır. Yemek borusundaki daralmaların genel çerçevesi yemek borusu darlığı başlığı altında ele alınır. Mide içeriğinin yemek borusuna geri kaçması bu bebeklerde beklenen bir durumdur. Geri kaçış beslenmeyi, kilo alımını ve akciğerleri etkileyebildiği için yakın izlenir. İzlemde anastomoz darlığı ile geri kaçışın birlikte gidebileceğini göz önünde tutarım. Cerrahi bakışla geri kaçış yaklaşımını gastroözofageal reflü başlığı altında anlattım. Öksürük, tekrarlayan akciğer enfeksiyonu ve nefes alırken duyulan ses solunum yolunun da izlenmesini gerektirir. Çocuğun boy ve kilo eğrisini düzenli izlemek, sürecin gidişi hakkında en somut bilgiyi verir.
Tıbbi inceleme: Dr. Anar Jafarov · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular
Bebeğimin ağzından sürekli köpüklü salya geliyor, bu ne anlama gelir?
Gebelikte ultrasonda neden görülmedi, kaçırılmış mı sayılır?
Tanı için hangi tetkikler yapılır, tomografi gerekir mi?
Ameliyat hemen doğum gününde mi yapılır?
Neden bazı bebeklerde tek ameliyat, bazılarında iki aşama uygulanır?
Ameliyat kapalı yöntemle yapılabilir mi?
Ameliyattan sonra bebeğim ne kadar süre yoğun bakımda kalır?
Bebeğim ameliyattan sonra normal beslenebilecek mi?
Katı gıdaya geçerken takılma oluyor, bu normal mi?
Reflü neden bu bebeklerde daha çok görülür?
Çocuğumun sesi hırıltılı çıkıyor ve sık sık akciğer enfeksiyonu geçiriyor, bağlantılı mıdır?
Bir sonraki gebelikte aynı durumun olma olasılığı var mı?
Uzun dönemde hangi kontrolleri aksatmamalıyız?
Kaynakça
Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.