İçeriğe geç
Çocuk Cerrahisi Uzmanı · 0–18 yaş 0312 911 77 77 Pazartesi – Cuma · 09.00 – 18.00
Randevu Al
Hastalıklar

Tümörler

Çocukluk çağı tümörlerinde erken bulgular neden sessiz kalır, hangi belirti değerlendirme ister ve cerrahinin yeri nedir; süreci anlatıyorum.

Çocukluk çağı tümörleri, erişkin tümörlerinden hem köken hem seyir açısından belirgin biçimde ayrılır. Bu tümörlerin çoğu gelişmekte olan dokulardan kaynaklanır ve erişkinlerde görülen türlerden farklıdır. Ailelerin en çok sorduğu soru, ele gelen bir kitlenin ne zaman ciddi sayıldığıdır. Yanıtı belirleyen asıl ölçüt kitlenin büyüme hızı ve eşlik eden genel bulgular olarak öne çıkar.

Çocukluk Çağı Tümörleri Hangi Gruplara Ayrılır?

Çocukluk çağı tümörleri yerleşim yerine göre gruplandırılır; karın içi, üreme hücreli ve lenf sistemi ile yumuşak doku kaynaklı tümörler bu grupları oluşturur. Karın bölgesinde ele gelen bir kitleye nasıl yaklaştığımı karında ele gelen kitle başlığında anlattım. Böbrekten kaynaklanan ve çoğu zaman ağrısız bir şişlik olarak fark edilen tümörü böbrek kaynaklı çocukluk çağı tümörü sayfasında ele aldım. Sinir sistemi hücrelerinden gelişen ve karın içinde en sık saptanan kitleyi ise nöroblastom başlığında topladım.

İkinci grup, üreme hücrelerinden gelişen tümörlerden oluşur. Bu tümörler vücudun orta hat bölgelerinde, yumurtalıkta ve testiste yerleşir; ayrıntılarını teratom ve germ hücreli tümörler başlığında anlattım. Kuyruk sokumu bölgesinde doğumdan sonra görülen kabartılar da bu gruba girebilir ve sakrokoksigeal çukur ve teratom sayfasında incelenir. Bu grubun büyük bölümü çocukluk döneminde iyi huylu davranır.

Üçüncü grup, lenf sistemi ve yumuşak doku kaynaklı tümörlerden oluşur. Boyunda ele gelen şişliklerin ayırıcı tanısını boyunda şişlik ve lenfadenopati başlığında topladım. Torbada ele gelen sertlik ve kitlelerin değerlendirmesini testiste şişlik ve kitle sayfasında anlattım. Bu bölgelerdeki bulgular çoğu zaman iyi huylu nedenlerden kaynaklanır, buna karşılık her birinin değerlendirilmesi gerekir.

Erken Bulgular Neden Sessiz Kalır?

Erken bulgular çocuklarda çoğu zaman sessiz kalır, çünkü karın boşluğu büyümeye geniş bir alan tanır. Karın içindeki bir kitle hatırı sayılır boyuta ulaşana dek ağrı ya da basınç bulgusu yaratmayabilir. Çocuğun iştahı, oyunu ve genel durumu bir süre korunur. Bu nedenle tanı çoğu zaman bez değiştirirken ya da banyoda rastlantıyla konur.

İkinci neden, belirtilerin olağan çocukluk şikâyetlerine benzemesidir. Halsizlik, iştahsızlık, hafif ateş ve karın ağrısı her çocukta sık görülen şikâyetlerdir. Bu şikâyetler uzadığında ve nedeni açıklanamadığında dikkat gerektirir. Bir şikâyetin kendisi değil, sürekliliği ve ilerlemesi bizi uyarır.

Üçüncü neden, çocuğun şikâyetini anlatmaktaki güçlüğüdür. Küçük çocuklar ağrının yerini gösteremez, büyük çocuklar ise bazen söylemekten çekinir. Bu nedenle ailelerin gözlemine büyük değer veririm. Giysilerin darlaşması, karnın tek taraflı kabarması ve kiloda açıklanamayan değişiklikler değerli ipuçları sunar.

Hangi Belirtiler Değerlendirme Gerektirir?

Belirtiler arasında değerlendirme gerektirenlerin başında ağrısız sert kitle gelir. Kitlenin hareket etmemesi ve haftalar içinde büyümesi önemli bir uyarı oluşturur. Karnın bir tarafının belirgin biçimde kabarması aynı gruba girer. Bu bulgularda muayeneyi ertelememenizi isterim.

İkinci grup genel bulgulardan oluşur. Nedeni açıklanamayan uzun süreli ateş, gece terlemesi, iştahsızlık, kilo kaybı ve solgunluk bu grubu oluşturur. Çocuğun oyununa ilgisinin azalması ve çabuk yorulması da aynı yöne işaret eder. Bu bulgular bir arada bulunduğunda tetkikleri geciktirmem.

Üçüncü grup bölgeye özgü bulgulardan oluşur. Kemik ve eklem ağrısının gece artması, idrarda kan görülmesi, nedeni belirsiz kemik şişlikleri ve gözde beyaz parlama değerlendirme gerektirir. Boyunda altı haftadan uzun süren, büyüyen ve sert bir şişlik de bu gruba girer. Her bulguda ilk adım muayene ve basit tetkiklerden oluşur.

Tanı Süreci Nasıl İlerler?

Tanı süreci basamaklı ilerler ve her basamak bir sonrakini belirler. İlk basamakta ayrıntılı muayene, kan ile idrar tetkikleri ve ultrason yer alır. Ultrason kitlenin hangi organdan kaynaklandığı, sınırları ve iç yapısı hakkında ilk bilgiyi verir. Bu aşamada çoğu çocukta izlenecek yön büyük ölçüde belirlenir.

İkinci basamakta ayrıntılı görüntüleme gündeme gelir. Kesitsel görüntüleme yöntemleri kitlenin komşu organlarla ilişkisini ve yayılım olup olmadığını gösterir. Bazı tümörlerde kanda ve idrarda ölçülen belirteçler tanıya katkı sağlar. Bu bilgiler cerrahi planı doğrudan etkiler.

Üçüncü basamakta doku tanısı yer alır. Kesin tanı çoğu olguda dokunun mikroskop altında incelenmesiyle konur. Doku bazı tümörlerde iğne ile, bazılarında küçük bir cerrahi girişimle alınır. Tedavi planı ancak doku tanısı elde edildikten sonra kurulur.

Cerrahinin Tedavideki Yeri Nedir?

Cerrahinin tedavideki yeri tümörün türüne göre belirgin biçimde değişir. Bazı tümörlerde ilk adım cerrahi olur ve kitle bütün olarak çıkarılır. Bazılarında ise önce ilaç tedavisi uygulanır, kitle küçültülür ve cerrahi sonraya bırakılır. Bu sıralama çocuk onkolojisi ekibiyle birlikte belirlenir.

Cerrahinin bir başka görevi evrelemeye katkı sağlamaktır. Ameliyat sırasında kitlenin sınırları, çevre dokuyla ilişkisi ve lenf düğümlerinin durumu değerlendirilir. Bu bilgiler sonraki tedavinin yoğunluğunu belirler. Bu nedenle ameliyatı yalnız kitleyi çıkarma işlemi olarak görmem.

Tedavinin bütünü tek bir dalın işi değildir. Çocuk onkolojisi, radyoloji, patoloji, radyasyon onkolojisi ve çocuk cerrahisi aynı masada karar verir; bu ortak süreci çocukta kanser şüphesi ve süreç başlığında anlattım. Her çocukta plan ayrı ayrı kurulur. Tedavi sırasında büyüme, beslenme ve okul yaşamı da planın parçası sayılır.

Süreç Boyunca Aileyle Nasıl Çalışırım?

Süreç boyunca aileyle açık ve sürekli bir iletişim kurarım. Her aşamada hangi tetkikin neden istendiğini, ne göstereceğini ve ne zaman sonuçlanacağını anlatırım. Belirsizlik kaygıyı en çok büyüten etken olduğu için bilmediğimi de açıkça söylerim. Ailenin sorularını yazıp getirmesini öneririm.

Çocukla kurulan iletişim de aynı ölçüde önem taşır. Çocuğa yaşına uygun, dürüst ve sade bir dille bilgi verilmesini isterim. Gizlenen bilgiler çocuğun güvenini zedeler ve işbirliğini azaltır. İşlemlerden önce ne olacağını kısaca anlatmak çoğu çocukta kaygıyı belirgin biçimde azaltır.

İzlem süreci tedavi bittikten sonra da sürer. Kontrol muayeneleri, görüntüleme ve kan tetkikleri belirli bir takvime göre planlanır. Bu dönemde büyümeyi, beslenmeyi ve okul yaşamını da takip ederim. Ailelerin kontrol randevularını aksatmamasını ve bulgu kayıtlarını saklamasını özellikle isterim.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Çocuğumun karnında sertlik hissettim, ne yapmalıyım?
Karında ele gelen sertlik her zaman ciddi bir sorun anlamına gelmez; dolu bağırsak ve dolu mesane de benzer bir his verebilir. Buna karşılık ağrısız, hareket etmeyen ve haftalar içinde büyüyen bir sertlik beklemeye gelmez. Bölgeye bastırarak kitleyi kendiniz değerlendirmeye çalışmamanızı isterim. Muayene ve ultrason ilk basamakta çoğu olguda yönü belirler. Bulgu saptandığında tetkikleri hızla sıralarım.
Çocuklarda tümörler erişkinlerdekiyle aynı mı?
Hayır, çocukluk çağı tümörleri erişkin tümörlerinden belirgin biçimde ayrılır. Çocuklarda tümörler daha çok gelişmekte olan dokulardan kaynaklanır. Bu nedenle davranışları, tanı yöntemleri ve tedavi sıralaması da farklıdır. Çocukluk döneminde ele gelen kitlelerin önemli bir bölümü iyi huyludur. Her kitlenin kendi özelliklerine göre değerlendirilmesi gerekir.
Hangi belirtiler beni uyarmalı?
Nedeni açıklanamayan uzun süreli ateş, gece terlemesi, iştahsızlık, kilo kaybı ve solgunluk uyarıcı bulgular arasında yer alır. Çocuğun oyununa ilgisinin azalması ve çabuk yorulması da aynı yöne işaret eder. Gece artan kemik ve eklem ağrısı, idrarda kan görülmesi ve altı haftadan uzun süren sert boyun şişliği de değerlendirme gerektirir. Tek bir belirti değil, belirtilerin sürekliliği ve ilerlemesi önemlidir. Bu bulgular bir arada bulunduğunda tetkikleri geciktirmem.
Kesin tanı için biyopsi şart mı?
Kesin tanı çoğu olguda dokunun mikroskop altında incelenmesiyle konur. Görüntüleme kitlenin yerini, sınırlarını ve komşuluğunu gösterir, ancak türünü her zaman ayırt etmez. Doku bazı tümörlerde ince bir iğneyle, bazılarında küçük bir cerrahi girişimle alınır. Bazı tümörlerde ise kitle doğrudan bütün olarak çıkarılır ve tanı aynı anda konur. Hangi yolun seçileceğini görüntüleme bulguları belirler.
Önce ameliyat mı yoksa ilaç tedavisi mi uygulanır?
Sıralama tümörün türüne ve yaygınlığına göre belirlenir. Bazı tümörlerde ilk adım cerrahi olur ve kitle bütün olarak çıkarılır. Bazılarında ise önce ilaç tedavisiyle kitle küçültülür, cerrahi daha güvenli bir aşamaya bırakılır. Bu kararı çocuk onkolojisi ekibiyle birlikte veririm. Ailenin bu sıralamanın gerekçesini anlaması süreci kolaylaştırır.
Tedavi birden fazla bölümü mü ilgilendirir?
Evet, çocukluk çağı tümörlerinde tedavi tek bir dalın işi değildir. Çocuk onkolojisi, radyoloji, patoloji, radyasyon onkolojisi ve çocuk cerrahisi aynı masada karar verir. Her çocuk için ortak bir plan hazırlanır ve plan süreç içinde gözden geçirilir. Bu çalışma biçimi kararların tek bir bakışa dayanmasını önler. Ailelere plandaki her adımı ayrıntılı anlatırım.
Çocuğuma durumu anlatmalı mıyım?
Çocuğa yaşına uygun, dürüst ve sade bir dille bilgi verilmesini isterim. Gizlenen bilgiler çocuğun güvenini zedeler ve işbirliğini azaltır. Çocuklar söylenmeyeni çoğu zaman sezer ve kendi kurguladıkları açıklama gerçeğinden daha korkutucu olur. İşlemlerden önce ne olacağını kısaca anlatmak kaygıyı belirgin biçimde azaltır. Nasıl anlatacağınız konusunda size de yol gösterebilirim.
Kuyruk sokumundaki kabartı doğumsal bir tümör olabilir mi?
Kuyruk sokumu bölgesi, doğumsal üreme hücreli tümörlerin yerleştiği bölgelerden biridir. Doğumda görülen bir kabartı bu nedenle değerlendirme gerektirir. Bu lezyonların çoğu iyi huyludur, buna karşılık çıkarılması gerekir. Değerlendirmede ultrason ve gerektiğinde ileri görüntüleme yer alır. Tanı doğrulanırsa girişim erken dönemde planlanır.
Testiste ele gelen sertlik tümör belirtisi mi?
Torbada ele gelen her sertlik tümör anlamına gelmez; sıvı birikimi ve damar genişlemeleri çok daha sık görülür. Buna karşılık sert, ağrısız ve giderek büyüyen bir kitle beklemeye gelmez. Muayene ve ultrason ayrımı çoğu çocukta sağlar. Gerektiğinde kanda ölçülen belirteçler istenir. Ergenlik öncesi dönemde bu bölgedeki tümörlerin büyük bölümü iyi huylu davranır.
Boyundaki bezeler tümör olabilir mi?
Boyunda ele gelen lenf düğümlerinin büyük bölümü enfeksiyon kaynaklıdır. Yumuşak, hareketli ve ağrılı düğümler genellikle bu gruba girer. Sert, yerinden oynamayan, ağrısız ve altı haftadan uzun süren düğümlerde ise ek değerlendirme isterim. Gece terlemesi, kilo kaybı ve uzun süren ateş eşlik ediyorsa tetkikleri hızlandırırım. İlk basamakta ultrason ve kan tetkikleri yeterli olur.
Tanı gecikirse ne olur?
Tanının gecikmesi hem kitlenin büyümesine hem de tedavi planının genişlemesine yol açabilir. Bu nedenle uyarıcı bulgularda değerlendirmenin ertelenmemesini isterim. Erken dönemde yapılan muayene ve ultrason basit, ağrısız ve kolay ulaşılabilir incelemelerdir. Sonuç olağan çıkarsa ailenin kaygısı da ortadan kalkar. Kuşkuda kalmak yerine muayene olmayı her zaman öneririm.
Tedavi bittikten sonra izlem ne kadar sürer?
İzlem süresi tümörün türüne ve uygulanan tedaviye göre belirlenir ve genellikle yıllar boyu sürer. Kontrol muayeneleri, görüntüleme ve kan tetkikleri belirli bir takvime göre planlanır. İlk dönemde kontroller sık, sonraki dönemde daha seyrek yapılır. Bu süreçte büyümeyi, beslenmeyi ve okul yaşamını da takip ederim. Kontrol randevularının aksatılmaması izlemin bütün değerini belirler.
Ailede kanser öyküsü varsa çocuğumu taramalı mıyım?
Çocukluk çağı tümörlerinin büyük bölümü ailesel değildir ve rastgele gelişir. Bununla birlikte bazı kalıtsal durumlar belirli tümörler açısından yatkınlık yaratır. Bu nedenle ilk görüşmede aile öyküsünü ayrıntılı sorarım. Yatkınlık düşündüren bir öykü varsa genetik değerlendirme ve izlem planı kurarım. Böyle bir öykü yoksa rutin tarama önermem.