Hastalıklar
Çocuk cerrahisinin baktığı hastalıkları bölge ve sisteme göre sıraladım; hangi şikâyette başvurmak gerektiğini ve karar ölçütlerimi anlatıyorum.
Çocuk cerrahisinin ilgi alanına giren hastalıklar, doğumdan ergenliğin sonuna dek uzanan geniş bir dönemi kapsar. Bu hastalıkların bir bölümü anne karnındaki gelişimden kaynaklanır, bir bölümü ise çocukluk boyunca ortaya çıkar. Vücudun neredeyse her sistemi bu kapsama girer; beyin, kalp ve kemik cerrahisi ise ayrı dalların alanında kalır. Başlıkları bölge ve sistem ölçütüne göre gruplamayı hem kendim hem aileler için en anlaşılır yol sayarım.
Hastalık Başlıkları Hangi Bölümlere Ayrılır?
Hastalık başlıkları on üç bölüme ayrılır ve her bölüm kendi alt sayfalarını toplar. Karın duvarındaki açıklıklar ile fıtıkların tamamını karın duvarı ve fıtıklar bölümünde topladım. Testis ve torba bölgesindeki sorunları testis ve skrotum bölümünde ele aldım. Sünnet derisi ve idrar deliği yerleşimiyle ilgili başlıklar penis ve sünnet derisi bölümünde, kız çocuklarına özgü başlıklar ise kız çocuklarında genital sorunlar bölümünde yer alır.
İkinci küme idrar yollarını ve işeme düzenini kapsar. Böbrek genişlemesi, idrarın geri kaçması, taş ve yineleyen iltihaplar böbrek ve idrar yolu bölümünde toplanır. Alt ıslatma, idrar kaçırma ve dışkı tutamama başlıklarını işeme ve mesane-bağırsak bölümünde anlattım. İki kümenin başlıkları sık sık birlikte görüldüğü için aralarında bağlantı kurarım.
Üçüncü küme sindirim yolunu ve karaciğeri kapsar. Karın ağrısı, kusma, kabızlık ve makat bölgesindeki şikâyetler sindirim sistemi bölümünde toplanır. Safra kesesi taşı ve uzayan sarılık başlıklarını safra yolları ve karaciğer bölümünde ele aldım. Bu iki bölüm, çocuk cerrahisi polikliniğinin en yoğun başvuru alanını oluşturur.
Çocuk Cerrahisi Hangi Yaş Aralığına Bakar?
Çocuk cerrahisi, yenidoğan döneminden ergenliğin sonuna dek uzanan yaş aralığına bakar. Bu aralık doğumdan on sekiz yaşa dek sürer ve her dönemin kendine özgü hastalıkları bulunur. Yenidoğan dönemi en özel bölümü oluşturur, çünkü bu dönemde organlar henüz olgunlaşmamıştır. Doğumsal gelişim farklarının tamamını yenidoğan cerrahisi bölümünde topladım.
Süt çocukluğu ve oyun çağı ayrı bir dönemi oluşturur. Bu dönemde bağırsağın kendi içine girmesi, mide çıkışındaki darlık, kasık fıtığı ve yabancı cisim yutma öne çıkar. Tuvalet eğitimi süreci kabızlık ve işeme şikâyetlerini artırır. Çocuğun kendini anlatamaması bu dönemde ailenin gözlemini çok değerli kılar.
Okul çağı ve ergenlik dönemi bambaşka başlıklar getirir. Apandisit, kıl dönmesi, damar genişlemeleri ve göğüs duvarı şekil farkları bu dönemde sıklaşır. Ergenlikte çocuklar şikâyetlerini söylemekten çekindiği için başvuru gecikebilir. Bu nedenle bu yaş grubunda görüşmeyi çocuğun kendisiyle de ayrıca yürütürüm.
Hangi Şikâyetler Çocuk Cerrahına Yönlendirilir?
Şikâyetler arasında çocuk cerrahına yönlendirilenlerin başında ele gelen her şişlik gelir. Kasıkta, torbada, göbekte, boyunda ya da karında ele gelen bir kabartı değerlendirme gerektirir. Baş, boyun ve göğüs bölgesindeki şişliklere nasıl yaklaştığımı baş, boyun ve göğüs bölümünde anlattım. Deri ve deri altındaki kabartıları ise cilt ve yumuşak doku bölümünde topladım.
İkinci grup ağrı ve kusma şikâyetlerinden oluşur. Saatler içinde artan karın ağrısı, safralı kusma, karın şişliği ve gaz çıkaramama cerrahi değerlendirme ister. Bu şikâyetlerin çoğu acil kapsamında ele alınır. Tanı çoğu zaman muayene ve basit tetkiklerle netleşir.
Üçüncü grup işlev şikâyetlerinden oluşur. İdrar yapmada zorlanma, yineleyen idrar yolu iltihabı, inatçı kabızlık ve dışkı kaçırma bu gruba girer. Bu şikâyetler acil olmasa da ertelenmemelidir, çünkü uzun süren zorlanma kalıcı etki bırakabilir. Çocuk cerrahisinin işi yalnız ameliyat değildir; bu başlıkların çoğu ameliyatsız yürütülür.
Doğumsal ve Edinsel Hastalıklar Nasıl Ayrılır?
Doğumsal ve edinsel hastalıklar arasındaki ayrım, hastalığın başlangıç anına dayanır. Doğumsal hastalıklar anne karnındaki gelişim sırasında ortaya çıkar ve bebek bunlarla doğar. Edinsel hastalıklar ise doğumdan sonra, çevresel ve davranışsal etkenlerle gelişir. Bu ayrım tedavi planını ve izlem süresini doğrudan belirler.
Doğumsal hastalıkların bir bölümü doğumda fark edilir. Bir bölümü ise yıllarca sessiz kalır ve ancak bir iltihap ya da şikâyet sırasında kendini gösterir. Boyun bölgesindeki kanal artıkları ile kasık kanalının kapanmaması bu sessiz grubun örneklerini oluşturur. Bu nedenle ileri yaşta ortaya çıkan bir bulgu da doğumsal olabilir.
Edinsel hastalıklarda korunma öne çıkar. Kabızlık, yineleyen idrar yolu iltihabı, kıl dönmesi ve taş hastalığı alışkanlık değişiklikleriyle belirgin biçimde azalır. Doğumsal tümörler ise ayrı bir grup oluşturur ve tümörler bölümünde topladığım başlıklar içinde yer alır. Her iki grupta da izlem planını ailenin uygulama olanağına göre kurarım.
Muayeneye Gelirken Neleri Hazırlamalıyım?
Muayeneye gelirken birkaç basit hazırlık yapmanız değerlendirmeyi çok kolaylaştırır. Varsa önceki tetkik sonuçlarını, filmleri ve ameliyat raporlarını getirmenizi isterim. Doğum öyküsü, gebelikte saptanan bulgular ve kullandığı ilaçlar da önem taşır. Bu bilgiler olmadığında aynı tetkikleri yeniden yapmak gerekebilir.
Şikâyetle ilgili kayıtlar ayrı bir değer taşır. Fotoğraf ve video kaydı gelip giden şişliklerde, ani ortaya çıkan kızarıklıklarda ve ataklar hâlinde gelen tablolarda çok yardımcı olur. Şikâyetin başlangıç tarihi, sıklığı ve ne ile arttığı not edilirse tanı hızlanır. Kabızlık ve işeme şikâyetlerinde birkaç günlük kayıt tutmanızı öneririm.
Çocuğun hazırlanması da sürecin bir parçasıdır. Muayenenin nasıl geçeceğini önceden kısaca anlatmanız kaygıyı azaltır. Çocuğa korkutucu söz söylememenizi ve iğne gibi tehditler kullanmamanızı isterim. Küçük çocuklarda sevdiği bir oyuncağın yanında bulunması muayeneyi belirgin biçimde kolaylaştırır.
Her Hastalık Ameliyat Gerektirir mi?
Her hastalık ameliyat gerektirmez; bu dizindeki başlıkların önemli bir bölümü ameliyatsız yürütülür. Kabızlık, işeme bozuklukları, sünnet derisi darlığı ve küçük yapışıklıklar bu gruba girer. Bu tablolarda tedavi alışkanlık düzenlemesi, uygun ilaç ve düzenli izlemden oluşur. Gereksiz bir işlemi hiçbir çocukta önermem.
İzlem seçeneği bir başka geniş grubu oluşturur. Anne karnında saptanan böbrek genişlemeleri, küçük göbek fıtıkları ve doğumsal damar lekeleri izlemle çözülebilir. İzlem ise hiçbir şey yapmamak anlamına gelmez; belirli aralıklarla muayene ve tetkik gerektirir. İzlem sırasında bulgular değişirse planı yeniden kurarım.
Ameliyat kararını her çocukta aynı çerçeveyle veririm. Beklemenin çocuğa getirdiği olumsuzluk, girişimin getirdiğinden büyük olduğunda işlemi planlarım. Acil tablolarda ise bu değerlendirme saatler içinde yapılır; bu başlıkların tamamını travma ve acil bölümünde topladım. Kararın gerekçesini her ailede açıkça anlatır, sorular bitene dek görüşmeyi sürdürürüm.
Tıbbi inceleme: Dr. Anar Jafarov · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular