İçeriğe geç
Çocuk Cerrahisi Uzmanı · 0–18 yaş 0312 911 77 77 Pazartesi – Cuma · 09.00 – 18.00
Randevu Al

Hastalıklar

Çocuk cerrahisinin baktığı hastalıkları bölge ve sisteme göre sıraladım; hangi şikâyette başvurmak gerektiğini ve karar ölçütlerimi anlatıyorum.

Çocuk cerrahisinin ilgi alanına giren hastalıklar, doğumdan ergenliğin sonuna dek uzanan geniş bir dönemi kapsar. Bu hastalıkların bir bölümü anne karnındaki gelişimden kaynaklanır, bir bölümü ise çocukluk boyunca ortaya çıkar. Vücudun neredeyse her sistemi bu kapsama girer; beyin, kalp ve kemik cerrahisi ise ayrı dalların alanında kalır. Başlıkları bölge ve sistem ölçütüne göre gruplamayı hem kendim hem aileler için en anlaşılır yol sayarım.

Hastalık Başlıkları Hangi Bölümlere Ayrılır?

Hastalık başlıkları on üç bölüme ayrılır ve her bölüm kendi alt sayfalarını toplar. Karın duvarındaki açıklıklar ile fıtıkların tamamını karın duvarı ve fıtıklar bölümünde topladım. Testis ve torba bölgesindeki sorunları testis ve skrotum bölümünde ele aldım. Sünnet derisi ve idrar deliği yerleşimiyle ilgili başlıklar penis ve sünnet derisi bölümünde, kız çocuklarına özgü başlıklar ise kız çocuklarında genital sorunlar bölümünde yer alır.

İkinci küme idrar yollarını ve işeme düzenini kapsar. Böbrek genişlemesi, idrarın geri kaçması, taş ve yineleyen iltihaplar böbrek ve idrar yolu bölümünde toplanır. Alt ıslatma, idrar kaçırma ve dışkı tutamama başlıklarını işeme ve mesane-bağırsak bölümünde anlattım. İki kümenin başlıkları sık sık birlikte görüldüğü için aralarında bağlantı kurarım.

Üçüncü küme sindirim yolunu ve karaciğeri kapsar. Karın ağrısı, kusma, kabızlık ve makat bölgesindeki şikâyetler sindirim sistemi bölümünde toplanır. Safra kesesi taşı ve uzayan sarılık başlıklarını safra yolları ve karaciğer bölümünde ele aldım. Bu iki bölüm, çocuk cerrahisi polikliniğinin en yoğun başvuru alanını oluşturur.

Çocuk Cerrahisi Hangi Yaş Aralığına Bakar?

Çocuk cerrahisi, yenidoğan döneminden ergenliğin sonuna dek uzanan yaş aralığına bakar. Bu aralık doğumdan on sekiz yaşa dek sürer ve her dönemin kendine özgü hastalıkları bulunur. Yenidoğan dönemi en özel bölümü oluşturur, çünkü bu dönemde organlar henüz olgunlaşmamıştır. Doğumsal gelişim farklarının tamamını yenidoğan cerrahisi bölümünde topladım.

Süt çocukluğu ve oyun çağı ayrı bir dönemi oluşturur. Bu dönemde bağırsağın kendi içine girmesi, mide çıkışındaki darlık, kasık fıtığı ve yabancı cisim yutma öne çıkar. Tuvalet eğitimi süreci kabızlık ve işeme şikâyetlerini artırır. Çocuğun kendini anlatamaması bu dönemde ailenin gözlemini çok değerli kılar.

Okul çağı ve ergenlik dönemi bambaşka başlıklar getirir. Apandisit, kıl dönmesi, damar genişlemeleri ve göğüs duvarı şekil farkları bu dönemde sıklaşır. Ergenlikte çocuklar şikâyetlerini söylemekten çekindiği için başvuru gecikebilir. Bu nedenle bu yaş grubunda görüşmeyi çocuğun kendisiyle de ayrıca yürütürüm.

Hangi Şikâyetler Çocuk Cerrahına Yönlendirilir?

Şikâyetler arasında çocuk cerrahına yönlendirilenlerin başında ele gelen her şişlik gelir. Kasıkta, torbada, göbekte, boyunda ya da karında ele gelen bir kabartı değerlendirme gerektirir. Baş, boyun ve göğüs bölgesindeki şişliklere nasıl yaklaştığımı baş, boyun ve göğüs bölümünde anlattım. Deri ve deri altındaki kabartıları ise cilt ve yumuşak doku bölümünde topladım.

İkinci grup ağrı ve kusma şikâyetlerinden oluşur. Saatler içinde artan karın ağrısı, safralı kusma, karın şişliği ve gaz çıkaramama cerrahi değerlendirme ister. Bu şikâyetlerin çoğu acil kapsamında ele alınır. Tanı çoğu zaman muayene ve basit tetkiklerle netleşir.

Üçüncü grup işlev şikâyetlerinden oluşur. İdrar yapmada zorlanma, yineleyen idrar yolu iltihabı, inatçı kabızlık ve dışkı kaçırma bu gruba girer. Bu şikâyetler acil olmasa da ertelenmemelidir, çünkü uzun süren zorlanma kalıcı etki bırakabilir. Çocuk cerrahisinin işi yalnız ameliyat değildir; bu başlıkların çoğu ameliyatsız yürütülür.

Doğumsal ve Edinsel Hastalıklar Nasıl Ayrılır?

Doğumsal ve edinsel hastalıklar arasındaki ayrım, hastalığın başlangıç anına dayanır. Doğumsal hastalıklar anne karnındaki gelişim sırasında ortaya çıkar ve bebek bunlarla doğar. Edinsel hastalıklar ise doğumdan sonra, çevresel ve davranışsal etkenlerle gelişir. Bu ayrım tedavi planını ve izlem süresini doğrudan belirler.

Doğumsal hastalıkların bir bölümü doğumda fark edilir. Bir bölümü ise yıllarca sessiz kalır ve ancak bir iltihap ya da şikâyet sırasında kendini gösterir. Boyun bölgesindeki kanal artıkları ile kasık kanalının kapanmaması bu sessiz grubun örneklerini oluşturur. Bu nedenle ileri yaşta ortaya çıkan bir bulgu da doğumsal olabilir.

Edinsel hastalıklarda korunma öne çıkar. Kabızlık, yineleyen idrar yolu iltihabı, kıl dönmesi ve taş hastalığı alışkanlık değişiklikleriyle belirgin biçimde azalır. Doğumsal tümörler ise ayrı bir grup oluşturur ve tümörler bölümünde topladığım başlıklar içinde yer alır. Her iki grupta da izlem planını ailenin uygulama olanağına göre kurarım.

Muayeneye Gelirken Neleri Hazırlamalıyım?

Muayeneye gelirken birkaç basit hazırlık yapmanız değerlendirmeyi çok kolaylaştırır. Varsa önceki tetkik sonuçlarını, filmleri ve ameliyat raporlarını getirmenizi isterim. Doğum öyküsü, gebelikte saptanan bulgular ve kullandığı ilaçlar da önem taşır. Bu bilgiler olmadığında aynı tetkikleri yeniden yapmak gerekebilir.

Şikâyetle ilgili kayıtlar ayrı bir değer taşır. Fotoğraf ve video kaydı gelip giden şişliklerde, ani ortaya çıkan kızarıklıklarda ve ataklar hâlinde gelen tablolarda çok yardımcı olur. Şikâyetin başlangıç tarihi, sıklığı ve ne ile arttığı not edilirse tanı hızlanır. Kabızlık ve işeme şikâyetlerinde birkaç günlük kayıt tutmanızı öneririm.

Çocuğun hazırlanması da sürecin bir parçasıdır. Muayenenin nasıl geçeceğini önceden kısaca anlatmanız kaygıyı azaltır. Çocuğa korkutucu söz söylememenizi ve iğne gibi tehditler kullanmamanızı isterim. Küçük çocuklarda sevdiği bir oyuncağın yanında bulunması muayeneyi belirgin biçimde kolaylaştırır.

Her Hastalık Ameliyat Gerektirir mi?

Her hastalık ameliyat gerektirmez; bu dizindeki başlıkların önemli bir bölümü ameliyatsız yürütülür. Kabızlık, işeme bozuklukları, sünnet derisi darlığı ve küçük yapışıklıklar bu gruba girer. Bu tablolarda tedavi alışkanlık düzenlemesi, uygun ilaç ve düzenli izlemden oluşur. Gereksiz bir işlemi hiçbir çocukta önermem.

İzlem seçeneği bir başka geniş grubu oluşturur. Anne karnında saptanan böbrek genişlemeleri, küçük göbek fıtıkları ve doğumsal damar lekeleri izlemle çözülebilir. İzlem ise hiçbir şey yapmamak anlamına gelmez; belirli aralıklarla muayene ve tetkik gerektirir. İzlem sırasında bulgular değişirse planı yeniden kurarım.

Ameliyat kararını her çocukta aynı çerçeveyle veririm. Beklemenin çocuğa getirdiği olumsuzluk, girişimin getirdiğinden büyük olduğunda işlemi planlarım. Acil tablolarda ise bu değerlendirme saatler içinde yapılır; bu başlıkların tamamını travma ve acil bölümünde topladım. Kararın gerekçesini her ailede açıkça anlatır, sorular bitene dek görüşmeyi sürdürürüm.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma: · Son güncelleme:

Sık sorulan sorular

Çocuk cerrahisi hangi hastalıklara bakar?
Çocuk cerrahisi, yenidoğan döneminden ergenliğin sonuna dek uzanan dönemde cerrahi sorunları ele alır. Kapsamına yemek borusu, mide ve bağırsaklar, karaciğer ve safra yolları, böbrek ve idrar yolları, karın duvarı, göğüs duvarı, boyun bölgesi, cilt ve yumuşak dokular girer. Çocukluk çağı tümörleri ve travma da bu alanın parçasıdır. Beyin cerrahisi, ortopedi ve kalp-damar cerrahisi ise ayrı dalların alanında kalır. Bu dizinde başlıkları bölge ve sisteme göre gruplayarak sıraladım.
Çocuğumu çocuk cerrahına mı yoksa genel cerraha mı götürmeliyim?
Çocukların vücut oranları, organ boyutları ve ilaç dayanıklılığı erişkinlerden belirgin biçimde ayrılır. Aynı hastalık çocukta farklı seyreder ve farklı bir cerrahi yaklaşım ister. Anestezi dozları ve ameliyat sonrası bakım da yaşa göre düzenlenir. Bu nedenle on sekiz yaş altındaki çocukların cerrahi sorunlarında çocuk cerrahisine başvurmanızı öneririm. Değerlendirme sonunda gerekirse ilgili dallarla birlikte çalışırım.
Hangi şikâyette randevu almalıyım?
Ele gelen her şişlik için randevu almanızı isterim; kasık, torba, göbek, boyun, karın ve deri altındaki kabartılar bu kapsama girer. İdrar yapmada zorlanma, yineleyen idrar yolu iltihabı, inatçı kabızlık ve dışkı kaçırma da değerlendirme gerektirir. Gelip giden şişliklerde fotoğraf çekmeniz tanıya çok yardımcı olur. Saatler içinde artan karın ağrısı ve safralı kusma ise randevu beklemeden başvuru gerektirir. Kuşkuya düştüğünüzde muayeneyi ertelememenizi öneririm.
Doğumsal hastalık ileri yaşta ortaya çıkabilir mi?
Evet, doğumsal bir farklılık yıllarca sessiz kalabilir. Boyundaki kanal artıkları ve kasık kanalının kapanmaması bu sessiz grubun en bilinen örneklerini oluşturur. Bu yapılar bir üst solunum yolu enfeksiyonu ya da ani bir ıkınma sırasında kendini gösterir. Bu nedenle ileri yaşta ortaya çıkan bir bulgunun doğumsal olmadığını varsaymam. Öyküyü ve muayene bulgularını birlikte değerlendirerek ayrımı yaparım.
Her hastalıkta ameliyat gerekir mi?
Hayır, bu dizindeki başlıkların önemli bir bölümü ameliyatsız yürütülür. Kabızlık, işeme bozuklukları, sünnet derisi darlığı ve küçük yapışıklıklar alışkanlık düzenlemesi ve uygun ilaçla çözülür. Bir başka grup ise izlemle takip edilir; anne karnında saptanan böbrek genişlemeleri ve küçük göbek fıtıkları bunlara örnektir. Ameliyat kararını, beklemenin getirdiği olumsuzluk girişimin getirdiğinden büyük olduğunda veririm. Gereksiz bir işlemi hiçbir çocukta önermem.
İzlem kararı verildi, bu bir şey yapılmayacak anlamına mı gelir?
İzlem hiçbir şey yapmamak anlamına gelmez. Belirli aralıklarla muayene, gerektiğinde ultrason ve kan tetkiki planlanır. Bu süreçte çocuğun büyümesi, şikâyetlerin seyri ve bulgulardaki değişim takip edilir. İzlem sırasında bulgular değişirse planı yeniden kurarım. İzlemin en kritik noktası kontrol randevularının aksatılmamasıdır.
Muayeneye gelirken neleri getirmeliyim?
Varsa önceki tetkik sonuçlarını, filmleri ve ameliyat raporlarını getirmenizi isterim. Doğum öyküsü, gebelikte saptanan bulgular ve kullandığı ilaçların listesi de değerlendirmeyi kolaylaştırır. Gelip giden şişliklerde ve ataklar hâlinde gelen tablolarda fotoğraf ya da video kaydı çok yol gösterir. Kabızlık ve işeme şikâyetlerinde birkaç günlük bir kayıt tutmanızı öneririm. Bu hazırlıklar aynı tetkiklerin yeniden yapılmasını da önler.
Çocuğumu muayeneye nasıl hazırlamalıyım?
Muayenenin nasıl geçeceğini önceden kısaca anlatmanız kaygıyı belirgin biçimde azaltır. Çocuğa korkutucu söz söylememenizi ve iğne gibi tehditler kullanmamanızı isterim, çünkü bu yaklaşım güveni zedeler. Küçük çocuklarda sevdiği bir oyuncağın yanında bulunması muayeneyi kolaylaştırır. Büyük çocuklarda ise konuşmanın bir bölümünü doğrudan çocukla yürütürüm. Çocuk çok kaygılıysa muayeneyi bölmeyi ve ikinci bir görüşmeye bırakmayı tercih ederim.
Çocukluk çağında en sık görülen cerrahi sorunlar hangileri?
Her yaş grubunda sık rastladığım başlıklar kasık fıtığı, göbek fıtığı, hidrosel, inmemiş testis ve apandisittir. Süt çocukluğunda bağırsağın kendi içine girmesi ve mide çıkışındaki darlık öne çıkar. Okul çağında ve ergenlikte apandisit, kıl dönmesi ve damar genişlemeleri sıklaşır. Kabızlık ve işeme şikâyetleri ise neredeyse her yaşta başvuru nedeni olur. Bu başlıkların tamamını ilgili bölümlerde ayrı ayrı anlattım.
Tanı için hangi tetkikler isteniyor?
İlk basamakta muayene, idrar tetkiki ve ultrason yer alır. Ultrason ağrısızdır, ışın içermez ve çoğu çocukta izlenecek yönü belirler. Kan tetkikleri iltihap bulgularını ve organ işlevlerini gösterir. Işın içeren ya da uyku gerektiren incelemeleri yalnız karar değiştirecekse isterim. Tetkik planını her çocuğun yaşına ve tablosuna göre ayrı kurarım.
Ameliyat gerekirse çocuğum ne kadar süre yatar?
Yatış süresi işlemin türüne ve çocuğun yaşına göre belirgin biçimde değişir. Birçok işlemde çocuk aynı gün taburcu edilir ve evde izlemle süreç tamamlanır. Yenidoğanlarda, erken doğan bebeklerde ve ek hastalığı bulunan çocuklarda süre uzar. Taburculuk kararını beslenme, ağrı denetimi ve genel durum bulgularına göre veririm. Süreyi ameliyat öncesi görüşmede ailelerle paylaşırım.
Ameliyattan sonra kontrole ne zaman gelmeliyim?
İlk kontrolü genellikle taburculuktan sonraki ilk hafta içinde planlarım. Bu görüşmede yara yerini, ağrı durumunu ve beslenmeyi değerlendiririm. Sonraki kontrollerin sıklığı işlemin türüne göre belirlenir; bazı tablolarda izlem yıllarca sürer. Yara yerinde kızarıklık, akıntı, ateş ya da artan ağrı görülürse randevu beklemeden başvurmanızı isterim. Kontrol belgelerini saklamanız sonraki değerlendirmeleri kolaylaştırır.
İkinci bir görüş almak istiyorum, sakıncası olur mu?
Hiçbir sakıncası bulunmaz, tersine bunu doğal bir hak olarak görürüm. Cerrahi kararlar aileyi doğrudan etkileyen kararlardır ve ailenin kendini rahat hissetmesi önemlidir. Bu nedenle tetkiklerin kopyalarını ve değerlendirme notlarını isteyen her aileye veririm. Sorularınızı yazıp getirmenizi, anlamadığınız noktayı tekrar sormanızı öneririm. Karar netleştiğinde süreci birlikte yürütmek çok daha kolay olur.