İçeriğe geç
Çocuk Cerrahisi Uzmanı · 0–18 yaş 0312 911 77 77 Pazartesi – Cuma · 09.00 – 18.00
Randevu Al
Sünnet

Sünnet ve İdrar Yolu Enfeksiyonu

Sünnetin idrar yolu enfeksiyonuna etkisi nedir, hangi çocukta belirginleşir, koruma amaçlı sünnet hangi dar durumda gündeme gelir.

Erkek çocuklarda idrar yolu enfeksiyonu, sünnetin tıbbi gerekçeleri arasında en çok konuşulan başlıktır. Aileler bana genellikle sünnetin bu enfeksiyonları önleyip önlemeyeceğini sorar. Yanıt, çocuğun idrar yollarında başka bir sorun bulunup bulunmamasına göre değişir. Sağlıklı bir çocukta beklenen katkı sınırlı kalır, belirli bir grupta ise belirgin biçimde artar. Bu nedenle kararı her çocukta ayrı ayrı veririm.

Sünnetin İdrar Yolu Enfeksiyonuna Etkisi Nedir?

İdrar yolu enfeksiyonu, sünnetin tıbbi yönden en çok tartışılan etkisini oluşturur. Sünnet derisinin altındaki kapalı ve nemli alan, bağırsak kökenli bakterilerin yerleşmesine uygun bir ortam sağlar. Bu bakteriler idrar deliğinden mesaneye doğru ilerleyerek enfeksiyona yol açar. Deri çıkarıldığında bu kapalı alan ortadan kalkar ve bölgedeki bakteri yükü azalır.

Etkinin büyüklüğü yaşla birlikte değişir. Yaşamın ilk yılında enfeksiyon sıklığı zaten daha yüksektir, bu nedenle sünnetin katkısı bu dönemde daha belirgin görünür. Çocuk büyüdükçe enfeksiyon sıklığı düşer ve aradaki fark azalır. Kaynaklar bu konuda sayısal olarak birbirinden ayrıldığı için aileye kesin bir rakam vermem.

Bu etkinin varlığı, her erkek çocuğa sünnet önerilmesi anlamına gelmez. Sağlıklı bir çocukta enfeksiyon olasılığı düşüktür ve işlemin kendi riskleri de bulunur. Kanama, enfeksiyon ve deri miktarıyla ilgili sorunlar seyrek görülse de gerçek risklerdir. Bu nedenle korunacak olan şeyle göze alınan şeyi birlikte tartarım.

Hangi Çocuklarda Bu Etki Daha Belirgin?

Bazı çocuklarda bu etki diğerlerine göre daha belirgin ortaya çıkar. İlk grup yaşamın ilk yılındaki bebeklerdir. Bu dönemde ateşli idrar yolu enfeksiyonu böbreği etkileyebilir, bu nedenle her atak önem taşır. Üç aydan küçük bebeklerde tablo daha ağır seyreder.

İkinci grup, idrar yollarında doğumsal bir farklılık bulunan çocuklardır. İdrarın mesaneden böbreğe doğru geri kaçtığı durumlarda bakteri de aynı yolu izler. Böbrekte genişleme, toplayıcı sistemde çiftleşme ya da idrar akımını engelleyen bir darlık varsa aynı mantık geçerlidir. Bu çocuklarda enfeksiyonun sonucu yalnız ateş değildir; böbrek dokusunda kalıcı bir hasar gelişebilir.

Üçüncü grup, enfeksiyonu yineleyen çocuklardır. Birden çok ateşli atak geçiren bir çocukta nedenleri ayrıntılı araştırırım. Kabızlık, yetersiz sıvı alımı ve işeme alışkanlığı bozuklukları da bu tabloda rol alır. Yineleyen atakların değerlendirmesini tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonu başlığında anlattım.

Reflü veya Böbrek Sorunu Olan Çocukta Ne Önerilir?

Reflü ya da böbrek sorunu bulunan çocukta yaklaşımım değişir. İdrarın mesaneden yukarı doğru geri kaçtığı duruma vezikoüreteral reflü adı verilir. Bu çocuklarda mesaneye ulaşan bakteri böbreğe kadar taşınır. Bu nedenle enfeksiyon atağını önlemek, yalnız ateşi önlemek değil böbreği korumak anlamına gelir. Tablonun derecelerini ve seyrini vezikoüreteral reflü sayfasında ele aldım.

Bu çocuklarda sünneti, izlem planının bir parçası olarak değerlendiririm. Kararı tek başıma değil, çocuğu izleyen çocuk nefrolojisi hekimiyle birlikte veririm. Reflünün derecesi, atakların sıklığı ve böbrek görüntülemesindeki bulgular karara yön verir. Koruyucu ilaç kullanımıyla birlikte yürütülen izlemi reflüde izlem ve koruyucu tedavi başlığında anlattım.

Böbrek dokusunda belirgin bir kayıp saptanmış çocuklarda daha dikkatli davranırım. Tek böbrekle yaşayan ya da işlev kaybı bulunan bir çocukta tek bir atak bile ağır sonuç doğurur. Bu çocuklarda sünneti erken dönemde gündeme getiririm ve aileyle birlikte karar veririm. İdrar akımını engelleyen bir darlık varsa önce o sorunu çözerim.

Koruma Amaçlı Sünnet Hangi Durumda Gündeme Gelir?

Koruma amaçlı sünnet, dar bir çocuk grubunda gündeme gelir. Koruyucu sünnet kararını yalnız üç koşulun bir arada bulunduğu durumlarda tartışırım. İlk koşul, çocuğun yaşamın ilk yıllarında olmasıdır. İkinci koşul, idrar yollarında enfeksiyonu kolaylaştıran bir yapısal farklılığın saptanmasıdır. Üçüncü koşul, ateşli enfeksiyon ataklarının yinelemesidir.

Bu üç koşul bir arada bulunmuyorsa koruyucu amaçla sünnet önermem. Tek bir enfeksiyon atağı geçirmiş ve idrar yolları olağan bulunmuş bir çocukta bu karar gerekmez. İdrar yolu enfeksiyonu hiç geçirmemiş bir çocukta ise koruma gerekçesi zaten doğmaz. Bu sınırı özellikle belirtirim, çünkü koruyucu gerekçe kolayca genel bir öneriye dönüşür.

Karar verirken çocuğun diğer sorunlarını da hesaba katarım. Sünnet derisinin ucunda nedbe dokusuyla daralma varsa, zaten tıbbi bir gereklilik doğmuştur. Yineleyen deri iltihabı da aynı gruba girer. Bu bulgular yoksa ve üç koşul bir arada değilse izlemi sürdürmeyi yeğlerim.

Sonrasında İzlem Nasıl Yapılır?

İzlem, sünnet sonrasında bir kez bakıp bırakılan bir süreç değildir. Yara iyileşmesini ilk hafta içinde ve üçüncü hafta sonunda değerlendiririm. Bu muayenelerde idrar akımına ve deliğin açıklığına özellikle bakarım. İyileşme sırasında delik çevresinde oluşan nedbe dokusu akımı daraltabilir.

Altta yatan bir idrar yolu sorunu varsa izlem bundan sonra da sürer. Ateşli bir atak geçtiğinde idrar kültürü alınmadan tedaviye başlanmasını istemem. Kültür alınmadan verilen tedavi, sonraki kararları yönlendirecek bilgiyi ortadan kaldırır. Böbrek görüntülemesinin hangi aralıkla yineleneceğini çocuğun bulgularına göre belirlerim.

İzlemin bir parçası da bağırsak ve mesane alışkanlıklarıdır. Kabızlığı olan çocukta enfeksiyonun yineleme eğilimi artar, bu nedenle dışkılama düzenini sorarım. Çocuğun gün içinde yeterli sıvı alması ve idrarını tutmaması üzerinde ayrıca durur, aileyle birlikte bir düzen kurarım. Bu basit önlemler, cerrahi bir girişimden bağımsız olarak atak sayısını azaltır.

Sünnetli Çocukta Enfeksiyon Hiç Olmaz mı?

Sünnetli çocukta enfeksiyon hiç olmaz diye düşünmek yanlıştır. Sünnet, enfeksiyona katkıda bulunan etkenlerden yalnız birini ortadan kaldırır. Bakterinin kaynağı bağırsaktır ve bu kaynak işlemden sonra da yerinde durur. İdrarın mesanede uzun süre beklemesi, geri kaçması ya da tam boşalmaması enfeksiyonu yine kolaylaştırır.

Bu nedenle ateşli idrar yolu enfeksiyonu geçiren her çocuğu, sünnetli olup olmadığına bakmadan değerlendiririm. Ateş, kusma, huzursuzluk, kötü kokulu idrar ve işerken yanma başvuru gerektirir. Bebeklerde tek bulgu beslenmeyi reddetmek ve kilo almamak olabilir. Bu tabloda idrar örneği uygun yöntemle alınır ve kültür gönderilir.

Sünnetli bir çocukta yineleyen enfeksiyon, altta yatan bir sorunun işareti sayılır. Böyle bir çocukta idrar yollarını yeniden görüntülerim. İşeme alışkanlıklarını ve kabızlık durumunu da yeniden gözden geçiririm. Sünnet yapılmış olması, bu araştırmayı gereksiz kılmaz.

Tıbbi inceleme: · Yayımlanma:

Sık sorulan sorular

Sünnet idrar yolu enfeksiyonunu tamamen önler mi?
Sünnet, enfeksiyona katkıda bulunan etkenlerden yalnız birini ortadan kaldırır. Bakterinin kaynağı bağırsaktır ve bu kaynak işlemden sonra da yerinde durur. İdrarın mesanede uzun süre beklemesi, geri kaçması ya da tam boşalmaması enfeksiyonu yine kolaylaştırır. Bu nedenle sünnetli bir çocukta da ateşli enfeksiyon görülebilir.
Etki hangi yaşta en belirgin oluyor?
Katkı özellikle yaşamın ilk yılında belirginleşir. Bu dönemde enfeksiyon sıklığı zaten daha yüksektir ve üç aydan küçük bebeklerde tablo daha ağır seyreder. Çocuk büyüdükçe enfeksiyon sıklığı düşer ve aradaki fark azalır. Kaynaklar bu konuda sayısal olarak birbirinden ayrıldığı için aileye kesin bir rakam vermem.
Sağlıklı oğluma korunmak için sünnet yaptırmalı mıyım?
İdrar yolu enfeksiyonu hiç geçirmemiş ve idrar yolları olağan bulunmuş bir çocukta koruma gerekçesi doğmaz. Bu çocukta enfeksiyon olasılığı zaten düşüktür, işlemin ise kendi riskleri bulunur. Bu nedenle koruyucu amacı tek başına bir gerekçe saymam. Tıbbi gereklilik yoksa karar aileye aittir ve ben bu kararı yönlendirmem.
Reflüsü olan bebeğimde sünnet öneriyor musunuz?
İdrarın mesaneden böbreğe geri kaçtığı çocuklarda sünneti izlem planının bir parçası olarak değerlendiririm. Bu çocuklarda mesaneye ulaşan bakteri böbreğe kadar taşınır, bu nedenle atağı önlemek böbreği korumak anlamına gelir. Kararı tek başıma değil, çocuğu izleyen çocuk nefrolojisi hekimiyle birlikte veririm. Reflünün derecesi, atakların sıklığı ve böbrek görüntülemesindeki bulgular karara yön verir.
Koruyucu amaçlı sünnet için hangi koşullar aranıyor?
Üç koşulun bir arada bulunmasını ararım. İlki çocuğun yaşamın ilk yıllarında olması, ikincisi idrar yollarında enfeksiyonu kolaylaştıran bir yapısal farklılığın saptanması, üçüncüsü ateşli atakların yinelemesidir. Bu üç koşul bir arada değilse koruyucu amaçla sünnet önermem. Sınırı bu kadar net koymamın nedeni, koruyucu gerekçenin kolayca genel bir öneriye dönüşmesidir.
Tek bir enfeksiyon atağından sonra sünnet gerekir mi?
Tek bir atak geçirmiş ve idrar yolları olağan bulunmuş bir çocukta sünnet gerekmez. Bu durumda önce atağın nedenini araştırırım. Kabızlık, yetersiz sıvı alımı ve idrarını tutma alışkanlığı sık rastlanan nedenlerdir. Bu etkenler düzeltildiğinde atakların yinelemesi çoğu çocukta önlenir.
Tek böbrekli çocukta yaklaşım değişiyor mu?
Böbrek dokusunda kayıp bulunan ya da tek böbrekle yaşayan çocuklarda daha dikkatli davranırım. Bu çocuklarda tek bir ateşli atak bile ağır sonuç doğurabilir. Bu nedenle sünneti erken dönemde gündeme getiririm ve aileyle birlikte karar veririm. İdrar akımını engelleyen bir darlık varsa önce o sorunu çözerim.
Sünnetten sonra kontrole gelmemiz gerekir mi?
Yara iyileşmesini ilk hafta içinde ve üçüncü hafta sonunda değerlendiririm. Bu muayenelerde idrar akımına ve deliğin açıklığına özellikle bakarım. İyileşme sırasında delik çevresinde oluşan nedbe dokusu akımı daraltabilir. Altta yatan bir idrar yolu sorunu varsa izlem bu kontrollerden sonra da sürer.
Ateşlendiğinde doğrudan antibiyotik başlatabilir miyiz?
Ateşli bir atakta idrar kültürü alınmadan tedaviye başlanmasını istemem. Kültür alınmadan verilen tedavi, sonraki kararları yönlendirecek bilgiyi ortadan kaldırır. Örneğin hangi bakterinin etken olduğunu ve hangi ilaca yanıt verdiğini bilemeyiz. Bu nedenle önce uygun yöntemle idrar örneği alınmasını, sonra tedaviye geçilmesini isterim.
Bebekte idrar yolu enfeksiyonunu nasıl fark ederim?
Bebeklerde bulgular büyük çocuklardaki kadar belirgin olmaz. Tek bulgu beslenmeyi reddetmek, huzursuzluk ve kilo almamak olabilir. Ateş, kusma, kötü kokulu idrar ve sakinleştirilemeyen ağlama da aynı grupta yer alır. Nedeni açıklanamayan ateşi olan bir bebekte idrar incelemesini mutlaka isterim.
Kabızlığın idrar yolu enfeksiyonuyla ilgisi ne?
Dolu bir kalın bağırsak mesaneye baskı yapar ve mesanenin tam boşalmasını engeller. Boşalmayan mesanede kalan idrar, bakterilerin çoğalması için uygun bir ortam oluşturur. Bu nedenle enfeksiyonu yineleyen her çocukta dışkılama düzenini sorarım. Kabızlığın düzeltilmesi, cerrahi bir girişimden bağımsız olarak atak sayısını azaltır.
Sünnetli çocuğum yine enfeksiyon geçirdi, ne yapmalıyız?
Sünnetli bir çocukta yineleyen enfeksiyon, altta yatan bir sorunun işareti sayılır. Böyle bir çocukta idrar yollarını yeniden görüntülerim. İşeme alışkanlıklarını, mesane boşalmasını ve kabızlık durumunu da gözden geçiririm. Sünnet yapılmış olması bu araştırmayı gereksiz kılmaz.
Enfeksiyonu önlemek için evde neler yapabilirim?
Çocuğun gün içinde yeterli sıvı alması ilk adımdır. İdrarını tutmaması ve düzenli aralıklarla tuvalete gitmesi için bir düzen kurmanızı isterim. Kabızlığı varsa beslenme ve gerekirse ilaç desteğiyle dışkılama düzenini sağlarız. Bez kullanan bebeklerde bezin sık değiştirilmesi ve bölgenin önden arkaya doğru temizlenmesi de önem taşır.