Gece Islatma Tedavisi
Gece alt ıslatmada tedavi: alarm yöntemi ile ilaç arasındaki fark, sıvı düzeni, gece kaldırma ve çocuğu utandırmadan süreci yürütme.
Gece altını ıslatan çocuklarda tedavi, iki ana yöntem arasından seçilerek yürütülür. Bunlardan birincisi ıslaklığı algılayan bir düzenekle yapılan alarm yöntemi, ikincisi ise akşam verilen bir ilaç tedavisidir. Islatmanın hangi nedenlerle sürdüğünü, hangi yaşa kadar beklenen kabul edildiğini ve nasıl değerlendirildiğini gece alt ıslatma sayfasında ayrıntılı yazdım. Burada yalnız tedavinin kendisini, iki yöntemin nasıl uygulandığını ve süreci evde nasıl yürüteceğinizi açıklıyorum. Tedavinin en belirleyici yanı, çocuğun suçlanmadan ve utandırılmadan desteklenmesidir.
Tedavi Hangi Yaşta ve Hangi Durumda Başlar?
Tedaviye hangi yaşta başlayacağımı çocuğun kendi rahatsızlığı belirler. Okul çağına gelmiş, ıslak gecelerden utanan ve arkadaşında kalmaktan çekinen bir çocukta tedaviyi başlatırım. Daha küçük çocuklarda genellikle beklerim, çünkü gece kuruluğunun kazanılması yaşla birlikte ilerleyen bir süreçtir. Bu dönemde aileye bilgi verir ve kontrol tarihi koyarım.
Tedaviye başlamadan önce gündüz şikâyetlerini mutlaka sorarım. Gündüz sıkışma, acele koşma ve kaçırma varsa önce bu tabloyu ele alırım; ilgili yaklaşımı aşırı aktif mesane başlığında anlattım. Kabızlık eşlik ediyorsa onu da aynı dönemde tedavi ederim; bu tedavinin ayrıntılarını kabızlık sayfasında açıkladım. Gündüz sorunu ve kabızlık çözülmeden gece tedavisine başlamak çoğu zaman sonuç vermez. Islatmanın bir dönem kesildikten sonra yeniden başladığı çocuklarda ek değerlendirme yaparım. Okul değişimi ve kardeş doğumu gibi dönemleri de ayrıca sorarım, çünkü bu değişiklikler tabloyu tetikler.
Alarm Yöntemi ve İlaç Nasıl Uygulanır?
Alarm yöntemi, çocuğun çamaşırına ya da yatak örtüsüne yerleştirilen küçük bir nem algılayıcıyla uygulanır. Algılayıcı ilk damla ıslaklıkta sesli uyarı verir ve çocuğu uyandırmayı amaçlar. İlk haftalarda çocuk sesle uyanmaz, bu yüzden ailenin uyandırması gerekir. Çocuk kalkar, tuvalete gider, çamaşırını değiştirir ve düzenek yeniden kurulur.
Bu döngünün her gece aksamadan tekrarlanması gerekir. Aksayan uygulama bu yöntemin en sık görülen başarısızlık nedenidir. Haftalar içinde çocuk sesi duyunca kendiliğinden uyanmaya başlar, sonrasında ise ıslatmadan önce uyanır. Yöntemin güçlü yanı, kazanılan alışkanlığın kalıcı olmasıdır.
İkinci seçenek, akşam verilen ve idrarı yoğunlaştıran ilaç ile yürütülen tedavidir. Bu ilaç gece üretilen idrar miktarını azaltır ve etkisini ilk geceden itibaren gösterir. İlacı verdiğiniz akşam çocuğun fazla sıvı almamasına dikkat etmeniz gerekir. Kampa gitmek ya da misafirlikte kalmak gibi kısa dönemlerde bu yöntem oldukça kullanışlı olur. İki yöntemi birlikte uyguladığım çocuklar da bulunur ve kararı aileyle birlikte veririm. Hangi yöntemi ne kadar süreyle kullanacağımızı ilk görüşmede yazılı veririm.
Ne Kadar Sürede Sonuç Beklenir?
Sonuç hangi sürede alınır sorusunu seçtiğimiz yönteme göre ayrı ayrı yanıtlarım. İlaç tedavisinde kuru geceler ilk günlerde başlar, çünkü etki doğrudan idrar miktarı üzerindedir. Alarm yönteminde ise ilk değişim haftalar sonra fark edilir. Bu farkı aileye baştan söylerim, böylece alarm yöntemi erken bırakılmaz.
Alarm yönteminde ilk aşama, çocuğun sesle uyanmayı öğrenmesidir. İkinci aşamada ıslak gecelerin sayısı azalır. Üçüncü aşamada çocuk alarm çalmadan uyanmaya başlar. Bu üç aşama tamamlandığında bile düzeneği bir süre daha kullanmanızı isterim. Erken bırakılan uygulamalarda ıslatma kısa sürede geri döner. İlerleme hiç görülmezse yöntemi değiştirir ya da iki yöntemi birleştiririm. Böyle durumlarda uygulamanın her gece aksamadan yapıldığını da ayrıca sorgularım.
İlaç Bırakılınca Tekrarlar mı?
İlaç bırakılınca ıslatmanın tekrarlaması sık görülen bir durumdur. Bunun nedeni açıktır: ilaç bir alışkanlık öğretmez, yalnız gece üretilen idrar miktarını azaltır. İlaç kesildiğinde idrar miktarı eski düzeyine döner ve mesane yine dolar. Bu nedenle ilacı tek başına kalıcı çözüm olarak sunmam.
Tekrarlama olasılığını azaltmak için ilacı kademeli keserim. Dozu önce azaltır, kuru geceler korunuyorsa aralığı açarım. Bu dönemde alarm yöntemini eklemek çoğu çocukta kalıcılığı artırır. Sıvı düzeni ve tuvalet alışkanlığı da ilaç kesildikten sonra sürdürülür.
Ailelere ilacın yerini ve sınırını net biçimde anlatırım. İlaç, çocuğun sosyal yaşamını rahatlatan bir destektir. Kalıcı kuruluk ise öğrenmeye dayanan yöntemlerle kazanılır. İki yaklaşımı birbirinin rakibi gibi görmem; hangi dönemde hangisine ihtiyaç duyulduğuna bakarım. Çocuğun sosyal yaşamını etkileyen bir dönem varsa planı ona göre düzenlerim.
Sıvı Düzeni ve Gece Kaldırma Nasıl Planlanır?
Sıvı düzeni ve gece kaldırma, birlikte planlanan iki başlıktır. Gündüz sıvı alımını kısmanızı istemem, çünkü mesanenin yeterli hacme ulaşması gerekir. Günün ilk yarısında bol sıvı, akşam saatlerinde ise azaltılmış sıvı düzeni uygundur. Yatmadan önce çocuğun mutlaka tuvalete gitmesini isterim.
Akşam yemeğinden sonra kafein içeren içecekleri ve şekerli gazlı içecekleri vermemenizi öneririm. Bu içecekler idrar üretimini artırır ve mesaneyi uyarır. Tuzlu yiyecekler de akşam saatlerinde susamaya yol açtığı için uygun olmaz. Çocuğun yatmadan önceki rutinini sabit tutmak uykuyu düzenler. Aynı saatte yatma alışkanlığı da gece düzenini olumlu etkiler.
Gece kaldırma konusunda yaygın bir yanlış vardır. Çocuğu rastgele bir saatte kaldırıp tuvalete götürmek kalıcı bir alışkanlık kazandırmaz. Bu uygulama yalnız o geceyi kuru geçirir, öğrenmeye katkı sağlamaz. Bu nedenle rastgele kaldırma yerine alarm temelli uyandırmayı tercih ederim. Çarşafı korumak için geçirimsiz bir örtü kullanmanız ise yatak değişimini kolaylaştırır.
Çocuğu Utandırmadan Süreç Nasıl Yürütülür?
Çocuğu utandırmadan yürütmek bu tedavinin ilk kuralıdır. Gece ıslatma istemli bir davranış değildir ve çocuk bunu bilerek yapmaz. Bu gerçeği çocuğun yanında, onun da duyacağı biçimde söylemeyi tercih ederim. Suçlanan çocuk şikâyetini gizler ve tedaviye katılmaz.
Ceza, azarlama ve kardeşlerle karşılaştırma bu süreçte hiçbir yarar sağlamaz. Bunların yerine kuru geceleri işaretleyen bir ödül çizelgesi kullanmanızı öneririm. Çizelge hem çocuğu motive eder hem bana ilerlemeyi gösteren kayıt sağlar. Islak geceleri çizelgede olumsuz bir işaretle göstermemenizi isterim.
Çocuğun kendi çamaşırını banyoya götürmesi sorumluluk kazandırır. Ancak bunu bir ceza gibi sunmamanız gerekir. Odayı havalandırmak ve yatağı hızla hazırlamak sabahın gergin geçmesini önler. Islak gecelerden sonra çocuğa olağan bir sabah yaşatmak, tedavinin görünmeyen ama en etkili parçasıdır. Arkadaşında kalma ve kamp gibi durumlarda çözüm bulmak da çocuğun kendine güvenini korur. Planı çocukla birlikte konuşmak, kaygısını belirgin biçimde azaltır.
Tıbbi inceleme: Dr. Anar Jafarov · Yayımlanma:
Sık sorulan sorular
Gece ıslatma tedavisine hangi yaşta başlanır?
Alarm yöntemi nasıl çalışıyor?
Alarmı ne kadar süre kullanmamız gerekir?
İlaç tedavisi daha hızlı sonuç vermiyor mu?
İlacı verdiğimiz akşam nelere dikkat etmeliyim?
İki yöntemi birlikte kullanabilir miyiz?
Çocuğu gece belirli saatlerde kaldırmak işe yarar mı?
Gündüz su içmesini kısmalı mıyım?
Çocuğum gündüz de kaçırıyor. Önce hangisini çözeceğiz?
Islatma için çocuğu uyarmalı mıyım?
Ödül çizelgesi gerçekten yardımcı olur mu?
Bir süre kuru kaldıktan sonra yeniden başladı. Neden?
Arkadaşında kalacak, ne yapabiliriz?
Kaynakça
Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.