Posterior Üretral Valv
Erkek bebekte posterior üretral valvde gebelikteki uyarı bulgularını, erken tanının önemini, ilk girişimi ve uzun dönem takibi anlattım.
Posterior üretral valv, erkek bebeklerde idrar yolunun mesane çıkışına yakın bölümünde perde benzeri katlantıların idrar akışını engellemesidir. Engel anne karnında başladığı için tanı çoğu bebekte gebelik ultrasonuyla gündeme gelir. Ailelerin duyduğu ilk cümle genellikle mesanenin büyük göründüğü biçiminde olur. Tablonun ağırlığı bebekten bebeğe büyük farklılık gösterir ve bu farkı belirleyen şey böbreklerin ne kadar süre basınç altında kaldığıdır. Bu yüzden tanıdan sonra atılacak ilk adımları gecikmeden planlarım.
Posterior Üretral Valv Nedir, Neden Yalnız Erkeklerde Görülür?
Posterior üretral valv, erkek bebeklerde mesane çıkışının hemen altındaki idrar kanalında perde benzeri katlantıların bulunmasıdır. Bu katlantılar idrarın dışarı akışını engeller ve mesanenin boşalmasını güçleştirir. Engelin yalnız erkeklerde görülmesinin nedeni anatomiktir.
İdrar kanalının mesaneye yakın bölümüne arka üretra adı verilir ve bu bölüm yalnız erkeklerde bulunur. Kız çocuklarında karşılık gelen bir yapı olmadığı için aynı tablo onlarda ortaya çıkmaz. Perdeler anne karnındaki gelişim sırasında oluşur ve etkisini doğumdan önce göstermeye başlar.
Mesane, engele karşı güç harcadığı için duvarı kalınlaşır ve esnekliğini yitirir. Yükselen basınç üreterlere ve böbreklere geri yansır. Tablo erkek bebeklerde seyrek görülür, ancak çocukluk çağındaki böbrek işlev kaybının önemli nedenlerinden biridir. Bu nedenle tanıyı erken koymayı ve basıncı hızla düşürmeyi birincil hedef sayarım. Perdelerin kalınlığı ve kanalı ne ölçüde kapattığı bebekten bebeğe değiştiği için aynı tanıyı taşıyan iki bebeğin seyri birbirinden farklı olabilir.
Gebelikte ve Doğumdan Sonra Hangi Bulgular Uyarır?
Gebelikte uyarıcı bulguların başında, doğumdan önce yapılan ultrasonda mesanenin büyük ve kalın duvarlı görülmesi gelir. Mesane çıkışının hemen üstündeki kanalın genişlemesi, ultrasonda anahtar deliğine benzeyen bir görünüm oluşturur. İki böbrekte birlikte görülen genişleme bu görünüme sık eşlik eder.
Amniyon sıvısının azalması en önemli uyarıdır, çünkü akciğer gelişimi bu sıvıya bağlıdır. Bu bulgular bir araya geldiğinde bebeğin doğumdan hemen sonra değerlendirilmesini isterim; gebelikteki ölçümlerin nasıl yorumlandığını antenatal hidronefroz başlığında anlattım. Doğumdan sonra en belirgin bulgu, idrar akımının zayıf, kesik kesik ya da damlar biçimde olmasıdır.
Bebeğin karnında mesaneye ait bir dolgunluk ele gelebilir. Kusma, beslenmede isteksizlik, kilo almada duraklama ve açıklanamayan ateş bu tabloya eşlik eder. Bazı bebekler ilk günlerde solunum güçlüğü ile dikkat çeker. Daha büyük çocuklarda gündüz ve gece idrar kaçırma, sık idrara çıkma ve tekrarlayan enfeksiyon tanıya götürür.
Neden Erken Tanı Böbrek Geleceğini Belirler?
Erken tanı böbreğin geleceğini belirler, çünkü yüksek basınç böbrek dokusunu anne karnındayken etkilemeye başlar. Böbreğin süzme birimleri doğum öncesi dönemde oluşur ve doğumdan sonra çoğalmaz. Basınç altında kalan böbrekte doku gelişimi tamamlanamaz ve bu eksiklik kalıcı olur.
Perdeler açıldıktan sonra idrar akımı rahatlar, ancak doğum öncesinde oluşmuş doku kaybı geri gelmez. Bu nedenle tanının gebelikte ya da yaşamın ilk günlerinde konması belirleyicidir. Geç tanı konan çocuklarda mesane yıllarca yüksek basınçla çalışmış olur.
Mesanenin esnekliğini yitirmesi, perdeler açıldıktan sonra da sorun yaratmayı sürdürür. İdrarın böbreğe geri kaçması bu çocuklarda sık görülür ve tabloyu ağırlaştırır. Geri kaçışın nasıl değerlendirildiğini vezikoüreteral reflü (VUR) başlığında ele aldım. Erken tanı konan bebeklerde amacım basıncı düşürmek, enfeksiyonu önlemek ve kalan böbrek dokusunu korumaktır.
Tanıda Sistografi ve Sistoskopi Ne Gösterir?
Tanıda sistografi perdelerin varlığını dolaylı olarak, sistoskopi ise doğrudan gösterir. İşeme sistoüretrografisi, mesaneye ince bir sonda ile ilaçlı sıvı verilerek çekilir. Film çocuk idrar yaparken çekildiğinde arka üretranın genişlediği ve altındaki bölümün dar kaldığı görülür.
Mesane duvarının düzensiz ve kalın görünmesi de filmde dikkat çeker. Aynı film idrarın böbreğe geri kaçıp kaçmadığını ortaya koyar. Sistoskopide idrar yolundan ince bir optik araçla girilir ve perdeler doğrudan görülür.
Sistoskopi tanı ile tedaviyi aynı seansta birleştirdiği için ayrı bir değer taşır. Ultrason ilk basamakta kullanılır; mesane duvarının kalınlığını ve böbrek genişlemesini gösterir. Böbrek sintigrafisi, dokunun ne kadarının çalıştığını ortaya koyar. Kan tahlilleri ise böbrek işlevinin genel durumunu izlemeye yarar. Tetkikleri bebeğin durumu elverdiği ölçüde ve sırayla isterim, çünkü ağır bir tabloda önce basıncın düşürülmesi gerekir.
İlk İşlem Ne Zaman ve Nasıl Yapılır?
İlk girişimin zamanı bebeğin genel durumuna bağlıdır: İşlem, idrar akımı güvenli biçimde sağlandıktan ve bebek toparlandıktan sonra planlanır. Tanı anında yapılması gereken şey, mesanenin ince bir sonda ile boşaltılmasıdır. Sonda basıncı hızla düşürür ve böbreklere soluk aldırır.
Bu dönemde kan tahlilleri ile sıvı ve tuz dengesi yakından izlenir. Bebek düzeldiğinde perdeler idrar yolundan girilerek açılır; bu girişimi sistoskopi ve valv ablasyonu başlığında anlattım. Girişim kesi gerektirmez, çünkü idrar yolunun doğal yolu kullanılır.
İşlemden sonra bir süre sonda bırakılır. Çok küçük ya da durumu elvermeyen bebeklerde idrarın karın duvarından geçici olarak boşaltılması gündeme gelir. Bu geçici çözüm bebek büyüdüğünde kapatılır ve perdeler o aşamada açılır. Kararı bebeğin kilosuna, böbrek işlevine ve genel durumuna göre veririm.
Uzun Dönemde Mesane ve Böbrek Nasıl Takip Edilir?
Uzun dönemde mesane ve böbrek birlikte takip edilir, çünkü perdelerin açılması tablonun sonu değildir. Yıllarca yüksek basınçla çalışan mesane esnekliğini yitirmiş olabilir ve bu duruma valv mesanesi denir. Böyle bir mesane ya az idrar tutar ya da boşalmasını tamamlayamaz.
Bu nedenle çocuğun işeme düzenini, kaçırma yakınmalarını ve mesanede kalan idrar miktarını izlerim. Mesane basıncını ölçen incelemeyi gerektiğinde isterim. Böbrek tarafında idrarı yoğunlaştırma yeteneği azalabilir ve çocuk olağandan çok idrar yapabilir.
Bu çocukların susuz kalmaması ve sıvı alımının kısıtlanmaması gerekir. Tansiyon ölçümü, idrarda protein araması ve böbrek işlev tahlilleri her kontrolde yapılır. Büyüme ve kemik gelişimi de izlenir, çünkü böbrek işlev kaybı bu alanları etkiler. Takibi ergenlik döneminden sonra da sürdürmeyi, planı erişkin döneme devretmeyi öneriyorum. Devir sırasında çocuğun bütün görüntüleme ve tahlil kayıtlarını ailenize yazılı olarak veririm, çünkü bu kayıtlar ileride gereksiz tetkikten korur.
Tıbbi inceleme: Dr. Anar Jafarov · Yayımlanma: · Son güncelleme:
Sık sorulan sorular
Perdeler açıldıktan sonra çocuğum tümüyle iyileşir mi?
Bebeğime neden hemen sonda takıldı?
Bu durum kız çocuklarında da görülür mü?
Çocuğum çok su içiyor ve çok idrar yapıyor, bu normal mi?
Perdeler açıldıktan sonra idrar kaçırma neden sürüyor?
Bebeğimin karnından idrar boşaltılması gerekir mi?
Koruyucu antibiyotik kullanması gerekir mi?
Böbrek nakli gerekecek mi?
Çocuğum okulda tuvalete sık gidiyor, öğretmenine ne söylemeliyim?
Gebelikte bu tanı konursa doğum öncesi bir işlem yapılabilir mi?
Bu durum ileride çocuğumun üreme sağlığını etkiler mi?
Tanı geç konulduysa yapılacak bir şey kalmıyor mu?
Ne sıklıkta kontrole gelmemiz gerekir?
Kaynakça
Bu içerik, aşağıdaki uluslararası otoriter tıbbi kaynaklardan yararlanılarak hazırlanmıştır.